3 Eylül 2010 Cuma
 

Ana Sayfa Kamu Personeli Açıköğretim KPSS Medya'dan Haberler Sendikalar Mevzuat Özel Konular Sınav ve Sorular Forum
  
 
 Politika
 
Anap ve Akp Tarzı Propogandanın Sırları
08.02.2010 04:51
İnsanlık tarihi, başlangıcından itibaren yönetme ve yönetilme içeren bir siyasi ikna tarihidir.
Not:, Mümtaz İdil’in “Televizyon izlerken buna dikkat edin” başlıklı yazısına Muzo rumuzuyla tanıdığımız okurumuz Muzaffer Arslan imzasıyla adeta makale uzunluğunda bir yorum gönderdi. Bu “yorumun” konusu da aslında o yazıyla örtüşmüyordu. Sayın İdil’in yazısı esas olarak sanal reklalarla ilgili olmasına karşın, Sayın Arslan’ın yorumu daha çok siyasette algı mühendisliği ve toplum psikolojisi yönetimiyle ilgiliydi. Bizde bu yazıyı sizlere yorum bölümünden ayrı bir makale olarak yayınlamaya karar verdik.)
İnsanlık tarihi, başlangıcından itibaren yönetme ve yönetilme içeren bir siyasi ikna tarihidir. Her sistem halkı ikna edecek bir dil ve yöntem geliştirmiş, iktidarını sadece güç, zorbalık ile değil, ikna, inandırma ve meşruiyet üzerine bina etmiştir. Eski Roma konsüllerinden, krallara, cumhuriyet rejimlerine, diktatörlüklere iktidar ettiren şey, gücün yanı sıra, iknadır. Geçmişte bu kadar önemli olan ikna, günümüz iletişim çağında çok daha fazla önem kazanmıştır.

Değişik bilimlerin verilerinden yararlanan siyaset bu konuda en çok psikolojiden destek almaktadır. Emperyalist sistem hem kendi ülkelerinde hem de etkisi altına aldığı ülkelerde bilimsel çalışmaların verilerine dayanarak meşruiyet yaratmakta ve halk kitlelerini ikna yöntemleriyle yanlış tercihleri kabule razı etmektedir. Amerikan Üniversitelerinin satış yöntemlerini geliştirmek için yaptığı deneylerden çıkardığı sonuçlar siyasi alanda sıkça kullanılmakta ve insanların gerçekleri görme , algılama melekeleri ipotek altına alınmaktadır. Ülkemizde de yeni kurulan partilerin ilk seçimlerde iktidara gelmelerini ancak bu yöntemleri analiz ederek değerlendirirsek anlayabiliriz. Bu konuda Özal’ın ANAP’ı ve Tayip Erdoğan’ın AKP’si en iyi iki örnektir. Her ikisi de ikna psikolojisini ve hipnotik etkileme yöntemlerini bilen “uzmanlarca” çalışmalar yürüterek kısa sürelerde iktidar olmuşlar ve uzun yıllar bu iktidarlarını sürdürmüşlerdir. Yürüttükleri seçim kampanyalarının şaşası ve kullandıkları yöntemler, rakiplerinin bu konulardaki yetersizliği, dolayısı ile çok net anlaşılamamış ve başarının arkasında ipe sapa gelmez nedenler aranmıştır. Yeni kurulan bir partiye toplumun onu tek başına iktidar edecek kadar destek vermesinin asıl nedeni çizilen imaj ve umut yaratma ustalıklarıdır. Kullanılan ikna yöntemleri ve hipnotik dil, imaj oluşturmada ve umut yaratmada olağanüstü bir başarı elde etmelerini sağlamıştır. Tüm bu gerçekler önce çok iyi anlaşılamamış ve eski ideolojik önyargılarla yanlış teoriler oluşturulmuştur. Hal böyle olunca muhalefete mahkum olmak da kaçınılmaz kader gibi algılanmıştır.
Popüler olanın dayanılmaz cazibesi

Sözünü ettiğimiz iki parti de popüler partilerdir, iktidar olmak için kurulmuşlardır ve ideolojik siyasi birikimden yoksundurlar. “Yörük göçü gide gide düzülür” misali yolda derlenip toparlanmışlardır. Ancak kitleler ve toplum nezdinde tüm sorunları çözebilecek sihirli değnek gibi algılanmışlar, tüm sorunların çözüleceğine dair umut yaratmışlardır. Bunu yaparken kendilerine muhalif partileri durağanlık, çözümsüzlük, korkaklık, bilgisizlik ve projesizlikle suçlamayı ihmal etmemişlerdir. Çünkü İktidar sürdürmenin yolu ikna edilmiş kitlelerin muhalefete yöneltmesini engellemektir. 12 Eylül Faşist darbesinin toplumda yarattığı tahribat ve depolitizasyon sonucu popüler kültüre yönelen kitlenin ne istediğini çok iyi bildiklerinden onların istemlerini dile getiren ve aynı istemlere sahip insanlar imajıyla başladılar politik süreçlerine. Onlar dışında kalanlar ya seçkinci, ya eski kafalı ya da dar görüşlüydüler. Onlar serbest piyasacı yenilikçi, değişimci dünyaya açık, özgürlük ve zenginlik havarileriydiler. Kullandıkları kavramlara kitlelerin popüler kültür dinamiklerine göre anlamlar yüklemesini sağladılar. İnsanların önüne bir masal dünyası ve vaatler zinciri sunuldu. Umut yaratılmıştı. Popüler kültürün, çalışmadan kazanma, beleş yaşama empozesi, iktidarın vaatleriyle örtüşüyordu. Rüyaları beleş elde edilecek zenginlikler kaplamış, hayal dünyaları inanılmaz zenginleşmişti. Eski siyasetlerini hemen terk eden kitle kolayca bu akımların peşine takıldı. Ele geçirilen iktidar vasıtası ile birkaç göstermelik zengin yaratılıp umudun sürmesi ve,destek olunduğu sürece sıranın herkese geleceği beklentisi yıllarca götürdü götürüyor.

Popüler kültür dayatmasındaki bir birey için eline verilen bir lira, vaat edilen beş liradan daha değerlidir. Yarın yerine bugün önemlidir. Onun bugününü kurtarana minnettardır. Kalıcı çözümlere kulağı ve gözü kapalıdır. Alınan küçük hediyeler ve bunun sonucu beyni etkileyen vaatler ve o vaatleri yapanlar kendisi için gelecek projesi yapanlardan daha önemli görülür. Bu popüler olanın dayanılmaz cazibesidir. İkna etmek günümüz emperyalist kapitalist sistemlerinde bir bilim haline gelmektedir. Üniversiteler bu alanda sayısız çalışma yapıyor ve her gün kitlelerin, bireylerin nasıl düşündüklerine dair analizler oluşturuyorlar.

İki tarafı ayrı boyalı levhayı tek renge boyayıp göstermek

Bundan çok değil yarım yüz yıl öncesine kadar zekanın bazıları için bir ayrıcalık olduğu düşünülür ve zeka ölçüsü olarak IQ kulanılırdı. Oysa günümüzde zekanın sadece IQ ile ölçülemeyeceği buna EQ denilen duygusal ve hatta SQ denilen ruhsal zekanın da katılarak birlikte değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldı. İnsan beyni üzerinde yapılan incelemeler beynin 10 milyar nörondan oluştuğu bilgiyi alıp işlediği ve zekanın geliştirilebileceği, herkesin zeki olma potansiyeli taşıdığı sonucunu getirdi. Demek ki bu gerçekliğe rağmen bazı sistemler herkesin zekasının gelişmesini istemiyor ve eğitim sistemini ayrıcalıklı zekaya prim verecek şekilde düzenliyor. Bu halkı ve kitleleri uyutmak ve yönlendirmek için gerekli görülen eğitim uygulaması olarak karşımıza çıkmakta. Biz beyin analizi ve zekayı inceliyoruz çünkü ikna hem ikna eden açısından hem de ikna edilen açısından bu analizin yapılmasını zorunlu kılıyor. Bu analiz insanların düşünüş tarzını ve bunun sonucunda nasıl davranacaklarını öğrenmemiz için çok gereklidir. Karşınızdakinin nasıl düşündüğünü bilmeden onu ikna edemezsiniz. Siyaset açısından tek tek insanların ve büyük kitlelerin algısal değişimini sağlamak onları kendi düşünce sistemine yöneltmek yeni yöntemler bulmayı zorunlu kılmaktadır. İktidarı hedefleyen ve iktidara geldiğinde topluma ne yapacağını anlatan bir siyasi parti o topluma kendinin vaat ettiklerinin, kitlelerin çıkarına olduğuna ikna etmeli ya da bu konuda çözümün asıl sahibinin kendi partileri olacağı umudunu yaratabilmelidir. Bir kez umut yaratıldıktan sonra kitlesel algı bu doğrultuda çalışmakta ve insanların o siyasi partiye dönük düşünceleri onaylama ve sempati olarak gelişmektedir. İki tarafı ayrı boyalı levhayı tek renge boyayıp göstererek, her iki yana bakan insanlarda aynı renk imajını kurabilmektir siyasette ikna.

Medya beynimizi emperyalistlere açık hedef haline getiriyor


Psikolog Phil mc Graw’a göre tüm insanların on ortak özelliği vardır: “ 1-Tüm insanların bir numaralı korkusu rededilme korkusudur. 2-Tüm insanların bir numaralı ihtiyacı kabul görme ihtiyacıdır. 3-İnsanlar üzerinde etkin olabilmek için onların özsaygılarını koruyacak ya da geliştirecek şekilde davranmak gerekir. 4-Herkes her duruma ‘bunda benim için ne var’ diye yaklaşır. 5-İnsanlar ancak anladıkları şeyi işitir ve anlamlandırır. 6-Herkes kişisel olarak kendileri için önemli olan şeyler hakkında konuşmayı tercih eder. 7-İnsanlar kendilerinden hoşlanan insanlardan hoşlanır,güvenir ve inanır. 8-İnsanlar genellikle görünen nedenlerin dışındaki nedenlerden dolayı yaptıkları şeyi yaparlar. 9-En olgun insan bile basit davranışlarda bulunabilir. 10-Herkes toplumsal maske takar ve kişiyi görebilmek için ardına bakmak gerekir. Doyurulmamış her türlü ihtiyaç kişinin nesnel olabilme yetisini köreltir. Bir şeye,bir duyguya bir kişiye ihtiyaç duyduğuna inanan insan, ihtiyaçları doğrultusunda aldanmaya ve yalanı fark etmemeye eğilimlidir. Çünkü sübjektif ve ben merkezci hale gelmiştir.”(a.g.e.s.22) Görüldüğü gibi araştırılan ve geliştirilen bir çok yöntem kapitalizmin sürmesi, onun belirlediği sistemin yürümesi için kullanılıyor ve bu araştırmalar hiç hız kesmeden sürüyor. Emperyalizm nasıl yapıyor? Her söz açıldığında ABD’nin, AB’nin, İsrail’in ya da genel adı ile emperyalizmin kurduğu oyunlardan söz ederiz. Bir siyasal partiyi ABD’nin iktidara getirdiğinden bahsederiz ancak bunun ne olduğunu tam bilemeyiz. Kafamızda ipe sapa gelmez komplo teorileri oluşmasına ve bilgi kirliliği sonucu, bilinç bulanıklığına neden olan bir sürü “mantıklı” neden üretebiliriz. Aslında buna, bir doğrudan, (yanlış analiz sonucu) yanlış çıkarımlara ulaşmak, demek gerekiyor. Bunların çalışma yöntemleri çok açık ve basit. Üstelik de görmek istediğinizde, göstere göstere, gözümüze soka soka yapıyorlar her şeyi. Ellerindeki ekonomik güç ve medya bu konuda her kapıyı açıyor. Bir yandan bilim ve teknolojini ilerlemesi hayatı kolaylaştırırken, bir yandan da bunun sonuçları bizi adeta kör ediyor. En basitinden evlerimizdeki televizyonun, her gün satın aldığımız gazetelerin beynimizi ele geçirmesine ve bilgi kirliliği ile doğru-yanlışı karıştırmamızı sağlamasına izin veriyoruz. Toplum olarak değişik kaynakları okumuyor oluşumuz ve soru sorma, şüphelenme alışkanlığımızın olmayışı bizi aynı davranış kalıplarını gösteren ve çözülebilir özelikli bir kitle yapıyor. Her türlü bilimsel analizi kullananlar için açık hedeften başka bir şey değiliz.

Sadakayla beyinlere mesaj gönderiliyor


İlk bakıldığında hiçbir anlamı yokmuş gibi algılanan sloganlar adeta beyinleri esir alıyor ve toplumu istenilen tarafa, ürüne yönlendiriyor. Burada AKP’nin kullandığı basit bir sloganı ele alalım. Durmak yok yola devam! Bu slogan sorgulandığında hiçbir anlam ifade etmiyor gibi görünmesine karşın, her insanda yol ve hareketin farklı bir algılamasını yaratarak, kitlenin ortak talebi gibi algılanabiliyor.Yine Özal’ın dört eğilimin birleştirilmesi söylemi de öyle. Bir çok insan dört eğilimin ne olduğunu bile bilmezken adeta her eğilimin tüm düşüncelerini gerçekleştirdiği bir platform gibi algı yaratılıyor. Bireyde bunun algısı, her yolun mübah olduğu, herkesin kendini gerçekleştirebileceği şeklinde beliriyor. Bu tür hap slogan ve iletileri alan insanlar adeta büyülenmiş gibi, düşündüğünde asla yapmayacağı bir şeyi yapıp, gidip sandıkta o siyasi partiye oy veriyor. Sadece sloganlar bazında değil, siyasilerin davranışları, ortamın kullanılması gibi yollarla birlikte en çok bir şey verme ve karşılığını alma olgusu olarak kullanılıyor. Amerikan üniversitelerinin bulduğu bir yöntem de şu: Birine karşılıksız bir şey verirsen o kişi kendini borçlu hisseder ve bir biçimde bu borcu ödemeye çalışır. Bunu AKP’nin sadaka ekonomisi yaratılıyor diye küçümsenen yönteminde görüyoruz. Dağıtılan ürünlerin maddi değerinin hiçbir önem taşımadığı verdiği mesajın getirisinin çok yüksek olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bulunuyor. Kitleler içlerinde bulunan değer verilme, kendini gerçekleştirme, çoğunluktan yana olma, başarısızlığın sahiplenilmemesi, bir yerlere duydukları tepkinin birilerince ifade edilmesinin sahiplenilmesi gibi bilinen yöntemlere uygun çalışma tarzı ile adeta büyülenmiş bireyler haline dönüştürülerek aynı yöne yönlendiriliyor. Burada bu mesajları doğrudan verme görevini, gönüllü ya da gönülsüz medya üstleniyor. Tıpkı bir reklam ajansının hedef kitleyi belirlemesi, o hedef kitlenin analizini yaparak uygun mesajları bulması ve ürünü sattıracak reklamı oluşturması gibi, medya da siyasi ürünü halka (hedef kitleye)sunuyor.

Halkın kodlarını çözen yöntemler

Burada en büyük avantaj TV olmakta, çünkü günümüz insanının en büyük eğlencesi ve vakit geçirme aracı bu. Üstelik TV’nin girmediği bir tek ev bile yok. Günümüzde dizi furyasını açıklayarak ne dediğimizi de açmış olalım.Yılda onlarca dizi projesi yapılmasına karşın bunların içinden en çok çalışılmışı, hedef kitlesini en doğru belirlemiş olanı tutuluyor. Burada hiçbir ahlaki kaygı, inanç, değer güdülmediğini amacın sadece hedef kitleyi ekran başında tutmak olduğunu da söyleyelim. Bazı gerçekleri kavrayamayan kalem erbabı ise nasıl olup da bu kötü yapımların halkta tuttuğunu anlamak yerine, üstenci bir yöntemle halkı küçümseme yoluna gidiyor. Oysa halk orada müthiş bir baskılanma ve salvo altında. Kimse onlara doğrunun öğretilmesine çalışmamış. Birileri çıkmış ve algılarını analiz ederek ürününü dayamış. Bu ülkenin yıllardır kötü ürünlerle, kötü siyasetle götürülüyor olması halkın algısını anlayıp doğru ürünü,doğru siyaseti verememekten kaynaklanıyor.Bu bir basitleşme teorisi değil.Sadece gerçeği algının üstünde bir yöntemle sunmanın hiçbir etkisinin olmayacağının kabulüdür. Türkiye’nin AKP’ye mahkum gösterilmesi de AKP’nin halkın kodlarını çözen yöntemleri kullanmasından kaynaklanıyor. Hatta son dönemde kendisine liberal, aydın yaftası vuranların bu oyundan etkilenerek, oyunun öncü uygulayıcılığına soyunmalarına bakarak kitlelerin okumuş olsun olmasın nasıl aynı hapla yönlendirilebildiklerine çok açık bir örnek. Bu öylesine bir körleşme yaratıyor ki yapılan hiçbir yanlış, yanlış olarak algılanmıyor ve birkaç doğru kırıntısı da sürekli doğru yapıldığı izlenimi veriyor. Bu etkiden sıyrılmış, aklını bilincini kullanarak hareket eden insanların o kesimce nasıl algılandığı düşünülürse, gerçek daha iyi kavranır. Yanılsama kendi dilini, üslubunu, edebiyatını kuruyor ve doğrularla yanlışlar yer değiştiriyor. Bazı kesimler bunu bilinçli olarak yaparken, yarı aydınlar da cidden inanarak gönüllü savunuculuğa yönelerek, katılaşan düşüncelerini sık sık yineleyip hedef kitle haline geliyor. Tabi işin bir de ekonomik boyutu var. Sermayenin bu kesimlere akıttığı yüklü para rahat yaşamı ve toplumsal gerçeklikten uzaklaşmayı getiriyor. Gazete ve TV’lerin iki lafı bir araya getiremeyen, analiz yeteneğinden bi haber, nev-i şahsına münhasır insanlara ödediği paralar bir şeylerin karşılığı olarak veriliyor. Aksi halde bu adamların kapıda bekçi bile yapılmayacakları çok aşikar. Medya için doğruyu, gerçeği açıklayan, halkı aydınlatan namuslu insanlar çok önem taşımıyor. Bunlar hasbel kader buralarda yer alsalar bile sisteme dokundurulmuyor ve sisteme dokunma başladığında kendilerini kapı önünde buluyorlar.

Karayılan nasıl Karayılan oldu
?

Sonuç olarak Peki tüm bu yöntemleri emperyalizm icad edip kendi işbirlikçilerine uygulatıyor da ne oluyor? Görüldüğü gibi hiç hak etmeyen siyasetler adeta toplumun yarısı tarafından iktidar yapılıyor. O halde bunları halkın yararına olanlar uygulayamaz mı? Elbette uygulayabilirler. Çünkü bilimin sonuçları ortada. İkna etmenin yolu ve yöntemleri biliniyorsa neden bunu uygulayarak kitleye doğru mesajlar verilmesin? Fakat burada en büyük engel, geçmişin dar kalıpları. Bu kalıplar kırılıp, çağ iyi analiz edilemezse kendini tekrar hep aynı yüzdelerde ya da azalan yüzdelerle ifade bulur. Gelişmelerin, teknolojinin iyi değerlendirilmesi, toplumun beklentilerinin doğru analizi ve uygun metotların kullanılması ki bu kalıpların kırılması demektir,başarıldığında halk için siyaset yapanlar da halktan büyük oranda destek bulurlar. Fakat söylenenlere deli saçması gibi bakıp, bildiğimde diretirim denilirse yaşanacak hezimetlere bahaneler bulunur. Bu mağdur edebiyatı yaptılar, sadaka ekonomisi yarattılar, gereksiz çıkışlar tuttu, uluslararsı konjonktür denk geldi, halkı kandırdılar, olmayacak vaatler verdiler, son anda TV’de yapılan tartışma yanlıştı, asker o bildiriyi yazmasaydı türü hepsi de aslında doğru olan ama suçu başka yerde arayan züğürt tesellileri olarak tarihteki yerini alır. Umutlar gelecek seçime kalır ve gündemi güçlü olanın belirlediği kısır döngüde yakınma, eleştirme dışında bir şey yapamamanın çaresizliği ile uç noktalara savrulunarak halktan biraz daha uzaklaşılır. Türkiye’de siyaset yapanlara düşen en önemli şey ANAP ve AKP olgusunu yukarıda belirttiğimiz çerçevede analiz etmek ve o yanılsamalara karşı halkın doğru etkilenmesini sağlayacak siyaset dilinin, sloganların, davranış biçimlerinin hızla geliştirilmesidir ki bu rakibin elindeki silahın alınarak koşulların eşitlenmesini getirir. Uyanış çok zor değildir. Tıpkı Nazım’ın şiirinde olduğu gibi: “Karayılan karayılan olmadan önce bir tarla sıçanı kadar korkaktır”. Hiç bir şey umurunda değildir. O bir maraba bir çobandır. Ta ki Antep’liler eline bir silah verip altına bir at çekene kadar. İşte bu dönüşümün başlangıcı düz ovada bir taşın arkasındaki kara bir yılanın kafasını kurşunun uçurduğu anı görmesi ve “ibret al deli gönlüm bu taşın arkasında kara yılanı bulan kurşun seni her yerde bulur” demesiyle başlar. Yani o maraba ömründe ilk kez düşünmüştür. Bunun üstüne at ve silah gelince tarihin kaçınılmaz kahramanı çıkar ortaya. O halde halkı düşündürecek etkileyici politik dilin oluşturulması hiç de zor olmasa gerek.

Muzaffer Arslan
Odatv.com


Bu haberi sizden önce 199 kişi okudu...       
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır Sayfayı Yazdır Tepe Sayfa Başı Paylaş
Yorumlar
Yorum Yaz
Henüz Kayıtlı Yorum Bulunamadı.Yorum Eklemek İçin Tıklayınız...

Diğer Haberler
CHP’li Genç’ten Başbakan’a: “Emine Erdoğan Hangi Sıfatla Devletin Uçağıyla Pakistan’a Gitti? CHP’li Genç’ten Başbakan’a: “Emine Erdoğan Hangi Sıfatla Devletin Uçağıyla Pakistan’a Gitti?
“Emine Erdoğan hangi sıfat ve kamu görevlisi olarak devletin uçağını kullanarak Pakistan’a yardım götürmektedir” diye sordu. ...
MHP’li Serdaroğlu’ndan Başbakan’a: Teröristbaşı Hangi Tarihte Yakalandı Ve Teslim Edildi? MHP’li Serdaroğlu’ndan Başbakan’a: Teröristbaşı Hangi Tarihte Yakalandı Ve Teslim Edildi?
“Terörist başı hangi tarihte yakalanmış ve Türkiye’ye iade edilmiştir” diye sordu. ...
MHP’li Özcan Memur Sendikalarına Yüklendi: Hükümet Aldatıyor Da Memur Sendikaları Ne Yapıyor? MHP’li Özcan Memur Sendikalarına Yüklendi: Hükümet Aldatıyor Da Memur Sendikaları Ne Yapıyor?
MHP’li Özcan Memur Sendikalarına Yüklendi: Hükümet Aldatıyor Da Memur Sendikaları Ne Yapıyor?...
Kılıçdaroğlu Erdoğan´a KPSS´yi sordu Kılıçdaroğlu Erdoğan´a KPSS´yi sordu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan´a yüklendi, KPSS´yi sordu. İşte Kılıçdaroğlu´nun sözleri;...
MHP’li Vural: AKP Valileri, Kaymakamları İle Vatandaşa Baskı Uyguluyor MHP’li Vural: AKP Valileri, Kaymakamları İle Vatandaşa Baskı Uyguluyor
Hükümet, devletin bütün gücünü kullanarak millete karşı topyekun bir kampanya yürütüyor. Bugün artık 12 Eylül’deki gibi hayır demek yasaktır” dedi. ...
Bahçeli’den İddialara Sert Yanıt: Belge Varsa Başbakan’ı Açıklamaya Davet Ediyorum Bahçeli’den İddialara Sert Yanıt: Belge Varsa Başbakan’ı Açıklamaya Davet Ediyorum
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bahçeli’den Barzani’ye yardım” başlıklı haberlere ve haberde yer alan iddialara sert tepki gösterdi....
Böyle bir hakkı kendimde görmüyorum Böyle bir hakkı kendimde görmüyorum
Başbakan Erdoğan ´genel af´ tartışmasıyla ilgili açıklama yaptı...
Birileri haddini bilmeli Birileri haddini bilmeli
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Böyle bir ortamda genel aftan bahsetmek bir gaflettir. Barajın aşağı çekilmesi ikinci bir gaflettir dedi...
Referandumda sürpriz gelişme! Referandumda sürpriz gelişme!
50 bin oy iptal mi edilecek?...
Muharrem İnce 23:30 da HABERTÜRK´e konuk olacak‎ Muharrem İnce 23:30 da HABERTÜRK´e konuk olacak‎
CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Sayın Muharrem İnce Hayır çalışmaları kapsamında Bugün saat 23.30´da HABERTÜRK televizyonundaki programa konuk olacaktır. ...
Devlet Bahçeli 22:00 da CNN Türk´e konuk olacak Devlet Bahçeli 22:00 da CNN Türk´e konuk olacak
Sayın Devlet BAHÇELİ, Hayır çalışmaları kapsamında Buğün saat 22.00´de CNN Türk televizyonundaki programa konuk olacaktır....
Kılıçdaroğlu´dan flaş iddia Kılıçdaroğlu´dan flaş iddia
Ordu içinde AK Parti´ye yakın gruplar var. Oradan belge geliyor...
Başbakanın danışmanı: Müzakere yok, diyalog var Başbakanın danışmanı: Müzakere yok, diyalog var
“Elbette devletin cezaevinde kalan bir mahkumla ister istemez diyaloğu olacaktır.” Akdoğan´a göre “Öcalan süreci iyi okuyor.” ...
CHP’li İnce: “Başbakan Kendisini Monarşinin Kralı Olarak Görüyor” CHP’li İnce: “Başbakan Kendisini Monarşinin Kralı Olarak Görüyor”
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kullandığı dili eleştirerek, “Her yönetim biçiminin kendine özgü dili vardır. Bu sözcükler, demokrasinin değil, monarşinin sözcükl...
MHP’li Yalçın: AKP’nin İşbirliği İddialarını Yalanlaması İnandırıcı Değil MHP’li Yalçın: AKP’nin İşbirliği İddialarını Yalanlaması İnandırıcı Değil
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Bölücü başı ile nasıl bir anlaşma ve işbirliği yapıldığı konusunda kamuoyunu bilgilendirilmeyen AKP’nin, işbirliği iddialarını günler geçtikten sonra yalanla...
Prof. Dr. Özdağ: Hükümet İle PKK Daha Önce Olmamış Bir ‘Direk Temas’ Gerçekleştirdi Prof. Dr. Özdağ: Hükümet İle PKK Daha Önce Olmamış Bir ‘Direk Temas’ Gerçekleştirdi
AKP hükümetinin bu baskı sonucu PKK ile şimdiye kadar olmamış, bir “direk temas” gerçekleştirdiğini savundu....
CHP’den Başbakan Erdoğan’a Avcı Sorusu CHP’den Başbakan Erdoğan’a Avcı Sorusu
CHP İzmir Milletvekili Bülent Baratalı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, “Haliç’te Yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bugün Cemaat adlı kitabı yazan Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın iddialarının doğ...
Kılıçdaroğlu Dolmabahçe Görüşmesi Kayıtları Yayınlanabilir Kılıçdaroğlu Dolmabahçe Görüşmesi Kayıtları Yayınlanabilir
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın Dolmabahçe’de yaptığı görüşmenin bir gün kayıtlarının yayınlanabileceğine işaret ...

1
 2
Günün Tüm Haberleri
 ÖSYM komisyon üyesi dershane sahibi çıktı ÖSYM komisyon üyesi dershane sahibi çıktı
 Kopyacılar yandı Kopyacılar yandı
 KPSS soruları hediye olarak gönderilmiş! KPSS soruları hediye olarak gönderilmiş!
 Özürlü memur alım yönetmeliğinde değişilik yapıldı, merkezi sınav yine yok Özürlü memur alım yönetmeliğinde değişilik yapıldı, merkezi sınav yine yok
 Sınavsız Öğrenci Kaydı İçin Genelge Sınavsız Öğrenci Kaydı İçin Genelge
 KPSS olayında mağdur biziz KPSS olayında mağdur biziz
 4/B´li olarak yerleşenler, Kasım ayı KPSS tercih işlemlerine katılabilecek mi? 4/B´li olarak yerleşenler, Kasım ayı KPSS tercih işlemlerine katılabilecek mi?
 KPSS´yi öğretmen alımında yeterli bulmuyorum KPSS´yi öğretmen alımında yeterli bulmuyorum
 KPSS´de bütün sırlar 3 saat 22 dakikada KPSS´de bütün sırlar 3 saat 22 dakikada
 Öğretmen atamaları gibi memur atamalarında da beklemede Öğretmen atamaları gibi memur atamalarında da beklemede
 KPSS soruşturmasının savcısı Taraf´a konuştu KPSS soruşturmasının savcısı Taraf´a konuştu
 KPSS köstebeği IP´yi değiştirmiş KPSS köstebeği IP´yi değiştirmiş
 Toplu görüşmelerde memurlara verilen 58 sosyal hak Toplu görüşmelerde memurlara verilen 58 sosyal hak
 İstanbul´da müdür atamalarını iptal ettirebilecek açıklama İstanbul´da müdür atamalarını iptal ettirebilecek açıklama
 Başbakan, KPSS’de MIT’i görevlendirdi Başbakan, KPSS’de MIT’i görevlendirdi
 10 Adet Danıştay Kararı 10 Adet Danıştay Kararı
 Kimler; Hangi Alanlarda, Ders Dışı Eğitim Çalışmaları Yaparak Ek Ders Alır? Kimler; Hangi Alanlarda, Ders Dışı Eğitim Çalışmaları Yaparak Ek Ders Alır?
 Danıştay Uzman Öğretmenlikte Son Noktayı Koydu; Anayasa Mahkemesi Kararı Uygulansın Danıştay Uzman Öğretmenlikte Son Noktayı Koydu; Anayasa Mahkemesi Kararı Uygulansın
 Çürümüşlük Her Tarafı Sardı Çürümüşlük Her Tarafı Sardı
 Devlet Planlama Müsteşarlığı(DPT), sınavla 55 planlama uzman yardımcısı alacak.  Devlet Planlama Müsteşarlığı(DPT), sınavla 55 planlama uzman yardımcısı alacak.
 13’üncü dev adam 13’üncü dev adam
 Şehitler İçin 8 İlde Mevlit Okutulacak Şehitler İçin 8 İlde Mevlit Okutulacak
 Atalay´dan Bayram ve Referandum Trafiği İçin Genelge Atalay´dan Bayram ve Referandum Trafiği İçin Genelge
 İnşaat Mühendisleri Odası: Bakan Eroğlu Tarihi Ortadan Kaldırmak İstiyor İnşaat Mühendisleri Odası: Bakan Eroğlu Tarihi Ortadan Kaldırmak İstiyor
 Ücretli öğretmenlik uygulaması geliyor Ücretli öğretmenlik uygulaması geliyor
 Genelkurmay Başkanı Orgeneral Koşaner Gata’daki Malul Ve Gazileri Ziyaret Etti Genelkurmay Başkanı Orgeneral Koşaner Gata’daki Malul Ve Gazileri Ziyaret Etti
 Tüketici Kredilerinde Yüzde 27 Artış Tüketici Kredilerinde Yüzde 27 Artış
 TMO, Stoklarındaki Buğdayları Erken Satışa Açıyor TMO, Stoklarındaki Buğdayları Erken Satışa Açıyor
 Kamu-Sen: Sağlık Çalışanları Zam Mağduru Kamu-Sen: Sağlık Çalışanları Zam Mağduru
 150 Belediyenin Vergi Borcu 2.4 Milyar TL 150 Belediyenin Vergi Borcu 2.4 Milyar TL
 YSK, Referandum Dönemine İlişkin Yayın İlke Ve Yasaklarını Açıkladı YSK, Referandum Dönemine İlişkin Yayın İlke Ve Yasaklarını Açıkladı
 Alevileri sevindiren karar Alevileri sevindiren karar
 MEB´den Ders Dışı Eğitim Çalışmalarına yönelik yeni genelge MEB´den Ders Dışı Eğitim Çalışmalarına yönelik yeni genelge
 Sıcaklıklar Kuzey Ve İç Kesimlerde 6 İla 8 Derece Azalacak Sıcaklıklar Kuzey Ve İç Kesimlerde 6 İla 8 Derece Azalacak
 Uzmanlardan Anaokuluna Başlayacak Çocuklar İçin Öneriler Uzmanlardan Anaokuluna Başlayacak Çocuklar İçin Öneriler
 Üniversite Harçlarına Bu Yıl Zam Yok Üniversite Harçlarına Bu Yıl Zam Yok
 İnternet çöküyordu! İnternet çöküyordu!
 Atatürk Havalimanı genişliyor Atatürk Havalimanı genişliyor
 Çalışma Bakanı´ndan prim affı çıkışı Çalışma Bakanı´ndan prim affı çıkışı
 Köprü ve otoyollar bedava! Köprü ve otoyollar bedava!
 İthal kurbanlıklar geliyor İthal kurbanlıklar geliyor
 Bölünmüş yollarda hız sınırı yükseldi Bölünmüş yollarda hız sınırı yükseldi
 12 Eylül´de yüzde 53 şüphesi 12 Eylül´de yüzde 53 şüphesi
 Sosyal Bilimler Liseleri Yönetmeliği Değişti Sosyal Bilimler Liseleri Yönetmeliği Değişti
 YÖK ve ÖSYM kendilerini yalanladı YÖK ve ÖSYM kendilerini yalanladı
 Danıştay Görevde Yükselmeyi Durdurdu Danıştay Görevde Yükselmeyi Durdurdu
 KPSS sorularını 5 bin kişi kopyalamış KPSS sorularını 5 bin kişi kopyalamış
 Güzel Sanatlar liseleri Yönetmeliği Değişti Güzel Sanatlar liseleri Yönetmeliği Değişti
 Anadolu liseleri Yönetmeliği Değişti Anadolu liseleri Yönetmeliği Değişti
 Anadolu Öğretmen liseleri Yönetmeliği Değişti Anadolu Öğretmen liseleri Yönetmeliği Değişti
Arzuhalci
Soru cevap
bilgi payla??m? ve sohbet
Kamu Haberleri Politika Haberleri
Güncel Haberleri Ekonomi Haberleri
Dünya Haberleri Spor Haberleri
Eğitim Haberleri Sağlık Haberleri
Becayiş İhaleler
Kamu Forum Kitaplar
Kurslar Soru/Cevap
Sendikalar Kararlar
Kamu İlanlar Resim Galerisi
Videolar Download
Haber Gönder Astroloji
Anketler Tarihte Bugün
Yeni Üye Kaydı
Üye Girişi
müdürlük ataması
kalfalık belgesi almak
Kurumlararsı nakil
EĞİTİM ÖDENEĞİ
yönetici atamaları acil
Teknoloji ve Tasarım Dersi Öğretmeni Meslek Lisesine Yönetici Olarak Atanabilir mi?
özel okuldan devlete geçme
ben 4b li hemşireyim,askeri personel olan eşim in yanına nasıl gidebilirim,tayin nasıl olcak lütfen bilgi verirmisiniz,
Sözleşmeli Pozisyonda geçen süreler Aday Memurlukta neden Değerlendirilmiyor?
mahkeme kararı
yeniden kpss giriş
MEB yönetici atama
atanma talebi
yeni yönetmelik sitede haber olsun
Uzmanlık Yasa Tasarısı
Müdürlük Ataması
2009 Aralık da atanan öğretmenler için Kırtasiye yardımı
bir yıldan fazla mahkumiyet sonucu memurluğa dönüş
aff tarihi 2
2010 sınavla müdürlüğe atama işlemleri sonrası
davam red ile sonuçlandı ancak.....
Sözleşmeli Öğretmenin Askerlik dönüşü
af tarihi
atanma talebiyle ilgili dava sonucu
pedogojik formasyon
Anket
İl İçi ve İl Dışı Yer Değiştirmelerin Birlikte Yapılmasından Memnun musunuz?
Evet, Bu Sistem Çok Güzel Oldu18%
Hayır, İşler İyice Karıştı80%
Kararsızım, Eskiye mi Dönsek2%
Diger Anketler  
Anket Yorumları     Anket Gönder
Flash Player'ı yüklemek için sayfamızın en altındaki linke tıklayınız.
Sura Bal Istiklal Marşı
Nevzat Toka
Lokmacı Niyazi Dumlu
Lokmacı Niyazi Dumlu
Lokmacı
Video Kategorileri
Anadolu Ajans? Cihan Haber Ajans?

Siteden yararlanırken gizlilik ve yayım ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.© 2007-2010 Tüm hakları saklıdır.
İzin Alındıkdan sonra Kaynak gösterilerek yayınlanabilir. 3.Şahıslar yayınlayamaz.