Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya konu ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır:
Bankalar, 2007 yılından itibaren Türkiye’de çok uygun faizlerle Japon Yenine endeksli tüketici kredileri kullandırmaya başlamışlardır. Bankaların yüksek sesten reklam ve promosyonları neticesinde 2008 yılının sonlarına doğru 100 bini aşkın tüketici Japon Yenine endeksli kredi kullanmıştır. Merkez Bankası’ndan aldığımız verilere göre, 04.01.2007 tarihinde 100 Japon Yeni 1,17 TL, 02.11.2007 tarihinde 1,008 TL, 02.01.2008 tarihinde 1,03 TL iken 09.10.2008 tarihinde birden fahiş artış göstererek 1,40 TL değerine çıkmış, daha sonra 02.01.2009 tarihinde 1,68 TL’yi, 26.01.2009 tarihinde 1,88 TL’yi görmüş ve daha sonra günümüze kadar dalgalı olarak bu civarlarda değer göstermiştir. 05.03.2010 tarihi itibari ile bugün 100 Japon Yeni 1,73 TL değerindedir. Tablodan görüldüğü üzere 2007 tarihinden bu güne Japon Yeni’nin değeri %80 artmıştır. Yani 10.000 TL’lik kredinin ana para değeri 18.000 TL’ye yükselmiş bulunmaktadır. Bir de bunun üzerine tüketicilerden kurun artış değeri üzerinden KKDF ve BSMV vergileri talep edilmektedir.
BDDK verilerine göre Aralık 2009 sonu itibariyle dövize endeksli tüketici kredileri toplamı 3.201 Milyon TL olup, Japon Yeni döviz kurundaki düşüş tüketiciye avantaj olarak sunularak Japon Yeni’ne endeksli kredi kullandırıldığı dikkate alınırsa yüzbini aşkın tüketicinin mağduriyeti apaçık ortadadır. Fahiş artış üzerinden kar elde etmeye çalışan, ülke tüketicisinin mağduriyetini önemsemeyip, kendi kasasını doldurmaya bakan bankalar, bu süre içerisinde borçları yapılandırmaya çalışmadıkları gibi, tüketici aleyhine ortaya çıkan bütün şartları lehlerine değerlendirme yollarına gitmişlerdir. Bütün bunlar yetmezmiş gibi 22 Haziran 2009 tarihli 2009/YB-28 sayılı Merkez bankası genelgesi ile dövize endeksli kredi kullanılması tüketicilere yasaklanmış; bunun neticesinde kredilerini taksitlendirmek isteyen tüketicilere, kredinin taksitlendirilmesi yeni bir kredi açılması manasına geleceği, bunun ise genelge ile yasaklandığı cevabını alarak ikinci bir mağduriyet yaşamışlardır. Daha fazla tüketici mağduriyetine yol açmamak için yayınladığı genelge ile daha önce kredi kullanmış tüketicilere beklenmeyen bir mağduriyet yaşatan Merkez Bankası, 8 ŞUBAT 2010 tarihinde ikinci bir genelge ile duruma müdahale etmiş ve “Türkiye’de yerleşik gerçek kişilere kullandırılan ve vadesinde geri ödenemeyen dövize endeksli krediler için geçerli olmak üzere, ilk kredi sözleşmesindeki anapara tutarında herhangi bir arttırma söz konusu olmaksızın ve bir defaya mahsus olmak üzere, kredi taksit tutarı, faiz oranı ve kredi süresinin yeniden yapılandırılması ile belirlenecek yeni şartlara göre geri ödeme yapılmasına izin verilmesinin uygun görüldüğü belirtilmektedir.” şeklinde görüşlerini bildirmiştir. Bu ifadeleri, tüketicinin krediyi aldığı tarihteki kur üzerinden ana parasının hesaplanmasına ve diğer masraf ve faizlerin yeniden yapılandırılması şeklinde yorumlayan ekonomistler ve tüketiciler, bankaya müracaat ettiklerinde bankaların genelgeyi kendi işlerine geldiği şeklinde yorumladıklarını, dolayısı ile bugünün kuru üzerinden ödenmeye devam edileceğini ancak talep edilirse kredi süresinin uzatılabileceğini bildirmişlerdir.
Dolayısı ile, ödemesi gereken miktarın iki katına yakın bir miktar ödetilmeye çalışılan tüketiciler, aldıkları maaşın üzerinde kredi taksiti ödemeye mahkum edilerek eşi benzeri görülmemiş bir zulme mağdur bırakılmaktadırlar.
2007 yılında Japon Yeni’ne endeksli olarak kullanılan 80 bin TL krediye karşılık bugüne kadar yapılan ödeme 35 bin TL olmasına karşılık kalan borç 87 bin TL dır. Yen Kuru’ndaki artışlar nedeni ile borcun sürekli artışı da kaçınılmaz olmaktadır.
www.dovizzedeler.com adresi ile örgütlenmeye çalışan bu tüketicilerimiz, bürokratik olarak giriştikleri bütün çabalardan ve görüşmelerden ise olumsuz sonuç alarak, yüz geri çevrilmişlerdir. 100.000’i aşkın tüketicinin ekonomik olarak çaresiz bırakılmalarının, Türkiye ekonomisine etkilerinin de düşünülmesi ve Yasama organı tarafından duruma müdahale edilmesi gerekirken, görmezden gelmek ve sessiz kalmak ülkemiz açısından acı bir durumdur.
Bu bağlamda taleplerimiz alternatifli olarak;
Kurun artışının oluşturduğu endişeleri izale etmek için 2007 yılındaki ve günümüzdeki kurların ortalaması alınarak kalan dönemler için kur sabitlenmeli, tüketici ödeyeceği toplam borcunu bilmelidir.
Merkez Bankası teminatta tuttuğu Japon Yenlerini çözerek kalan kredi borçlarının ortalama kurdan Türk Lirası’na çevrilerek yeniden yapılandırılması sağlanmalıdır.
Nazım Kaya
Genel Başkan