İŞTE O ROPÖRTAJ...
Haber merkezi çalışanlarımız Kanal 60 Televizyonu Yöneticisi ve aynı zamanda Program yapımcısı Hüseyin Kömür`ü ziyaret ederek, en çok üzerine gittiği konulardan birisi olan, Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Üniversite Rektörü Zehra Seyfikli hakkındaki iddiaları ile alakalı bir görüşme yaptı. Uzun süren görüşmede, çok büyük iddialarda bulunan Kömür, özellikle kendisine bu tür programlar yapmaması için para teklif edildiği iddiasında bulundu.
Sürekli gündeminde tuttuğu Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili konuşmadıklarını konuşan Kömür`le muhabirimiz Dursun Ekrem Er`in yaptığı röportaj şöyle oldu;
Dursun Ekrem Er: Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Zehra Seyfikli ile ilgili geçtiğimiz akşam bir program yaptınız. Bu programda bazı yolsuzluklara değindiniz. Elinizde belgeler olduğuna dair bilgi de ulaştı bizlere. Daha öncesinde de yine Üniversite ve Rektör Seyfikli ile ilgili programlar yapmıştınız. Neden Rektör?
Hüseyin Kömür: Neden rektör sorusunu ben aslında bakarsanız en sona bırakmak istiyorum. Çünkü neden rektör sorusunun cevabını söyleşimizin en sonunda zaten alacaksınız. Ben Gaziosmanpaşa Üniversitesi mezunuyum. Gaziosmanpaşa Üniversitesi mezunuyum derken biz 28 Şubat dönemi mezunlarıyız. Gaziosmanpaşa Üniversitesi`nde o zamanlar baskılar dâhilinde öğrencilerin nasıl okula geldiklerini, hangi soruşturmalardan geçtiklerini, dışarıda jandarmalara nasıl ifadeler verdiğini çok iyi biliyorum. Çünkü o dönemin Meslek Yüksekokul Müdürü Zafer Gürlerdi. Öğrencisini adeta fişlemeyi, ihbar etmeyi kendine bir görev edinmişti. Hatta şuanda bile Prof. Dr. Olarak Gaziosmanpaşa Üniversitesi`nde görev yapıyor.
Gaziosmanpaşa üniversitesi Tokat`a çok zor şartlarda geldi. Bizler gençtik. Üniversitemizi istiyoruz kampanyaları düzenlenirdi Tokat`ta. O zamanlar üniversitenin adı Cumhuriyet Üniversitesi Tokat Ziraat Fakültesi olarak geçiyordu. Biz o zamanlar da basın mensubuyduk. Basın mensupluğumuz bizim 92 yılında başladı. Çocuk yaşta diyebileceğimiz, bilinçsizlik yaşları. Bürokratın ne olduğunu, ne yaptığını bilmiyorduk. Vekilin ne yapacağını bilmiyorduk. Biz kendimizi basın mensubu olarak atıf ediyorduk ama kâğıt üzerindeydik. O dönemleri bizler yaşayan insanlarız. Daha sonra ise Allah`a şükür Gaziosmanpaşa Üniversitesi kuruldu. Tokatlı insanların bunda çok büyük katkıları var. Gaziosmanpaşa Üniversitesi`nin Tokat`a kattığı değerleri katacağı değerleri ta o zamanlardan biliyorduk. Her ne kadar kıt kanaat olsa da, Üniversitemizin şuanda da Tokat`a çok değer kattığını biliyoruz. Biz Gaziosmanpaşa Üniversitesi`nde dediğim gibi baskılar dâhilinde okuduk. 28 Şubat dönemini hatırlatmaya gerek yok. Uzun bir dönem geçti biz tekrar pasif basın mensupluğundan aktif televizyonculuğa başladık. Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili ciddi anlamda baskıların, öğretim görevlilerinin Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesini terk ettiğini gördük. İşte Tıp Fakültesi Hastanesi, işte açılıp ta açılmayan bölümlerinin sıkıntısını yaşamaya başladık. Neden Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bugün Sivas`ı kalkındırırken, Sivas`ı ilim yuvası yaparken, Kayseri`de üniversite denildiği takdir de işte koca alanlar meydana gelirken, Tokat`ta neden bu kadar sıkıntılar oluyor, neden bu kadar problemler oluyor. Ben geçen yıl Mayıs`ın 23`ünde Tokat`a geldim. Askerlik dönüşü yaptık. Geldiğimde ilk gündeme gelen konulardan birisi ne idi biliyor musunuz? Gaziosmanpaşa Üniversitesinde tutuklamalar olmuş. Hayırdır sorusuna Hüseyin Bey orada yolsuzluklar olmuş, Gaziosmanpaşa Üniversitesi`nin parasına çete kurmuşlar işte çalışanlar ya da yöneticiler kendi ceplerine indiriyorlarmış, jandarma operasyon yapmış falan filan. Benim ilk Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili duyduğum şey buydu. Hüseyin Bey böyle böyle olmuş diye. Bu gelen ihbarlar bizi ciddi anlamda üzdü. Sizde basın mensubusunuz biliyorsunuz. Dışarıdaki sizi tanıyan herkes kendi yapmadığı görevi sizden bekliyor. Oysa Cumhuriyet Savcılığına gitse suç duyurusunda bulunacak. Yok, onu yapmıyor; illaki basın mensubuna söyleyecek böyle böyle olmuş sizler bu konuyu ele alasınız diye. Bu tür iddialar çoğaldı. Biz geçen yıl Eylül ayında Gaziosmanpaşa Üniversitesi`ni ziyaret ettik. Sayın Rektörümüz de rektör yardımcısı da vardı. Varolsunlar sağ olsunlar kabul ettiler. Ben kendisine bu iddialarla ilgili konular sordum. Kamera açıkken konuşmam dedi kamerayı kapatınız konuşalım dedi. Kamera kapandığında, beni burada Siyasetçi çalıştırmıyor, Tokatlı çalıştırmıyor, Tokatlı beni sevmiyor, çok fazla üzerime geliyorlar, elim kolum bağlandı dedi. Teknopark yapalım dedik yapamıyoruz, büyük laboratuar yapalım dedik yapamıyoruz, yeni bölümler açalım dedik açamıyoruz, siyasetçi bana destek vermiyor dedi. Tokatlı bana destek vermiyor üzerime binlerce iftiralarda bulunuyorlar dedi. Efendim madem haksızlığa uğruyorsunuz bunları bir programda tartışalım buyurun gelin dedim. Bu konularla ilgili kesinlikle konuşmam dedi. O zamanlar Teknopark olayı vardı bizim gündemimizde. Teknoparkla ilgili kendisine bilgiler sorduk, merkezi laboratuar ile ilgili bilgiler sorduk, üniversitenin genel durumu ile ilgili bilgiler sorduk. Tabii ki bizi hem sevindirici hem de üzücü haberler aldık kendisinden. Örnek veriyorum Teknopark hala açılmadı. Merkezi laboratuar hala açılmadı. İşte yeni bölümlere YÖK`ün izin vermesine rağmen yeni bölümlerin kurulması ile ilgili sayın rektörden binamız yeterli değil sıkıntılarımız var açıklamaları geldi. İşte 16 bine varan bir öğrenci sayısından bize bahsetti, kendisi öğretim görevlisi sıkıntısı yaşamadığından bahsetti ama bizim asıl istediğimiz konulara gelmedi. Biz elimizdeki bilgileri belgeleri ihbarları basından çıkan her şeyi ben bir gün bilgisayarın başına oturdum madem bu kadar çok iddia var basında neler çıkmış hepsini bilgisayardan indirdim Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile alakalı ilk baştan son güne kadar. Bizim program başlangıcımıza kadar işte Eylül`ün sonları gibi. Yaklaşık 25 tane iddia çıktı karşımıza Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili. Hepsi suçlayıcı iddialar çok ağır iddialar.
Dursun Ekrem Er: Kaç tanesi adli mercilere intikal etmiş durumda?
Hüseyin Kömür: Adet olarak bilmiyorum ama bizim programlarımızdan sonra 45 tane yeni oluştuğunu biliyorum. Çünkü bizler savcılık CD`leri istediği için götürüyoruz. 45 tanesi sadece bizim programlarımızdan sonra savcılığa intikal etti. Soruşturmaları da devam ediyor bildiğim kadarıyla. Bu konularla ilgili sayın rektörün savcılığa sık sık gittiğini, ifadeler verdiğini bizler bilmekteyiz gelen bilgiler neticesinde. Ama sonuçları üzülerek söylüyorum bilememekteyiz ama bizim programlarımızla ilgili sonuçları biliyoruz. Savcılığa CD verdikten sonra nihayetinde karşılıklı bir konuşmalar oluyor dilekçeler veriyorsunuz. Daha sonrada savcılık sağ olsun makam değerlendirmeleri yapıyor mahkeme oluyor bize bilgiler veriyor. O bilgilerin fotokopisini eğer gazetenizde yayınlarsanız verebilirim. O belgelerde “Kanal 60 televizyonu olarak haber vizyon ve haber saati olarak görevinizi yapmışsınız yani kanunun verdiği ihbar görevini kullanmışsınız elinizdeki belgeler bilgiler neticesinde kişisel bir şey yoktur, çıkar yoktur. Tamamen basının size verdiği görevle alakalı programlar yapmışsınızdır. İşte konuya, konu edilen kişi ya da konu edilen grup işte bu konu ile ilgili şu mahkemeye sevk edilmiştir” misali bilgiler geldiği için biz rahatız. 20 ila 25 tane konu var Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili. Bunları hatırladığım kadarıyla sayayım dilerseniz
8 tane genel sekreterin değişmesi, yolsuzluk iddialarıyla rektör yardımcılarının görevden alınması, safra operasyonuyla Gaziosmanpaşa Üniversitesi personelinin tutuklanması, jandarmanın uyuşturucu operasyonu, bir makam şoförünün fuhuştan yakalanması yine jandarma tarafından yakalanması, usulsüz atamalar zaten Gaziosmanpaşa Üniversitesinde en fazla göze batan şeylerden bir tanesi de bu usulsüz atama. Rektör yardımcısı, şefler, müdürler yâda üst makama yükselmelerin tamamında usulsüz atamalar olduğuna dair iddialar oluştu. Yani liyakatli insanların değil işte tanıdık, genel sekreterin tanıdığı, rektör yardımcısının tanıdığı burada açık söylemek gerekirse rektörün tanıdığı insanlar yoktur çünkü rektör Tokatlı değil zaten rektörün akrabaları yoktur. Genel olarak çevresindeki insanların usulsüz atamalarıdır
Dursun Ekrem Er: O zaman rektöre yüklenmenizdeki amaç rektörün gözünü açması mahiyetinde. Doğru mu?
Hüseyin Kömür: Biz Sayın Rektöre, siz yönetici olarak çevrenizdeki insanlarla beraber üniversiteyi iyi yönetemiyorsunuz dedik. Bizim derdimiz Dr. Zehra Seyfikli değil. Gaziosmanpaşa Üniversitesi yönetimi usulsüzlükle yolsuzlukla ya da belli mahkemeye sevk edilmiş tutuklamalarla anılıyor. Bakınız biz bazı şeyleri biliyoruz ama burada açıklamıyoruz. İki programdan sonra Sayın Rektör Hanımı gönderdi başka birilerimi gönderdi bilmiyorum; buraya gelerek bu programları yapmayınız, bizim çok ciddi paralarımız var bizden para alınız gibi bize çok ciddi paralar teklif edildi. Biz bunu kamuoyuyla paylaşmadık Ekrem Bey.
Açıkça bu programları yapmayın bu programlar zarar veriyor, bu programlardan vazgeçin, bizde çok büyük paralar dönüyor bu paralardan pasta payınızı alın misali şeyler söylendi. Biz o paraların ne olduğunu çok iyi biliyoruz Ekrem Bey. O paralar Tokat`ın parası, o paralar Gaziosmanpaşa Üniversitesi`nin parası… Ne rektör hanımın parası ne rektörün çevresindeki yönetimin parası ne de rektörlükten faydalanmaya çalışan Tokat`ta belli firmalar var onların parasıdır…
Dursun Ekrem Er: Bunlar çok ciddi iddialar Hüseyin Bey! Özellikle bu ifadeleriniz sonrası, adli mercilerin sizinde kapınızı çalacağını düşünüyorum.
Hüseyin Kömür: Ekrem Bey şunun iyi ayırt edilmesi gerekiyor. Bizim Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili hiçbir sıkıntımız yok. Gaziosmanpaşa Üniversitesi bizim üniversitemiz. Bizim Gaziosmanpaşa Üniversitesi`nin yönetimiyle ilgili sıkıntımız var.
Biz bu yönetimin Gaziosmanpaşa Üniversitesi`ne zarar verdiği düşüncesindeyiz gelen iddialar noktasında. Biz söyledik ki, siz bir yönetiminizi gözden geçiriniz. Rektör yardımcılarınızı, genel sekreterlerinizi, müdürlerinizi etrafınızdaki insanları bir gözden geçiriniz. Rektörü sizi yanlış yönlendiriyorlar, yanlış bilgiler veriyorlar misali kendisine ihbar tarzı bilgiler verdik. Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile olan derdimiz kişisel bir dert değil Gaziosmanpaşa üniversitesi bugün bulunduğu yerde değil sorunumuz burada. Gaziosmanpaşa Üniversitesini öğretim görevlileri Tokat`ı terk ediyor. Sorunumuz burada. 25 yıldır ben Tokat`tayım Hüseyin Bey diyor Gaziosmanpaşa Üniversitesi`ne doçent olmuş profesörlüğü engellenen bir hocamız bugün. Ben bugün rektör yardımcısı olarak gidiyorum diyor başka bir üniversiteye benim görevim şuanda Tokat`ta profesörlük ama verilmiyor diyorlar. Ekrem Bey; Benim derdim bu hocanın derdi. Benim derdim Gaziosmanpaşa Üniversitesi içerisindeki öğretmenler mutlu değil, hocalar mutlu değil, okutmanlar mutlu değil, personel mutlu değil ve öğrenci de mutlu değil. Bizim derdimiz Gaziosmanpaşa Üniversitesi`nin bu dertleri. Kişisel bir dert olmuş olsa daha farklı davranırım fevri davranırım. Bir program yapar bırakırım iki program yapar bırakırım niye bu kadar üsteleyeyim. Bizim her hafta Gaziosmanpaşa Üniversitesi`ni gündeme getirmemizdeki neden bu. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü bilinçli ya da bilinçsiz Gaziosmanpaşa Üniversitesine ihanet içerisindeler. İhanet ediyorlar. Gaziosmanpaşa Üniversitesi`ni iyi yönetmiyorlar. Bizler iyi yönetin diyoruz Her seferinde çağırıyoruz siz bugüne kadar yanlış yapmış olabilirsiniz, sizi yanlış yönlendirmiş olabilirler ama Tokatlı için hatta bulunduğunuz konum itibari ile bir dönün bakın. Gaziosmanpaşa Üniversitesi`nin yükü çok bellidir. Tokat`ımızın üçüncü, dördüncü kurumudur şuanda güç olarak. Hatalarınızdan dönüş yapın, bir çevrenize bakın… Alt kademede ezilen, atama bekleyen yükselme bekleyen doçentler var, Profesörler var bir bunlara bakın. Bunlar niye bu kadar çok şikayette bulunuyorlar? Çok ciddi rakamlardan bahsediliyor dönen gayri meşru rakamlardan bahsediyorlar. Kırk küsür trilyon falan deniliyor. Kırk küsür trilyonluk bir rakam var gayri meşru dönen. Bunda sizin eliniz var mı? Genel sekreterinizin eli var mı? Yardımcılarınızın eli var mı? Personelinizin eli var mı? bir bunlara dönüp bakın. Tamam, biz her şeyi doğru olarak bilmiyor olabiliriz. Sizlerde arayıp söyleyin ki sizler yanlış biliyorsunuz Hüseyin Bey. Kanal 60 olarak bizimle ne alıp vereceğiniz var. Ben çok doğru dürüst yönetiyorum Gaziosmanpaşa Üniversitesi`ni deyin.
Dursun Ekrem Er: Belki söylerdi. Siz programları yapmadan önce kendisiyle önceden bu konularla ilgili ön görüşme yapmayı düşündünüz mü hiç?
Hüseyin Kömür: Ben ilk görüşmeyi yaptım geçen yıl Eylül ayında. Bu konularla ilgili kameralara konuşunuz sizden bilgi alalım diye. Kendisi Kameralara kesinlikle konuşmayacağını söyledi. Ondan sonrada biz gelen ihbarlar işte kamuoyunun paylaştığı bildiği özellikle internet sitelerinden alınan bilgiler ve hatta öğretim görevlilerinden gelen belli ihbarlar oluyor bize hemen hemen her hafta üç dört tane ihbar geliyor. Şu şöyle oldu bu böyle oldu diye. Onların değerlendirmeleri sonucunda biz haberi yapıyoruz.
Dursun Ekrem Er: Kameralı veya kamerasız Rektör Hanımla en azından bir ön görüşme yapılacak olsa, daha sağlıklı olmaz mı?
Hüseyin Kömür: Açık söylemek gerekirse buda bizim noksanlığımız. Bu noksanlığımızın nedenini de şöyle söylüyorum. İlk programdan itibaren Sayın Rektör bizimle irtibatı kesti. Hiçbir şekilde ne basın müdürlüğüyle ne alt kademedeki yöneticilerle ne de kendisiyle alakalı bizi hiçbir şekilde bilgilendirmedi. Siz bu programları yapıyorsunuz böyle böyle olacak diye. Basın mensubu program yaptığı zaman kişisel program yapmaz biliyorsunuz. Genel kamuoyunu bilgilendirici program yapar. Çünkü Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değildir, üzüm yemektir. Gaziosmanpaşa Üniversitesinin derdi de bizi dövmek değil bizden faydalanarak işini, gücünü Tokatlıya aktarmak olması gerekir, Tokatlıyla barışmak olması gerekir ama şunu gördüm ben Gaziosmanpaşa Üniversitesi rektörü ve yönetimi üzüm yeme derdinde değiller. Çünkü üzüm yeme derdinde olmuş olsalardı; Gaziosmanpaşa Üniversitesini daha ileriye götürürlerdi. Gaziosmanpaşa Üniversitesinin ismini daha karizmatik daha kariyerli bir hala getirmeye çalışmış olsalardı şuanda bize tutulan tutumu hiçbir şekilde sergilemezlerdi. Biz Gaziosmanpaşa Üniversitesinin geldiği konumu ile itibari ile Tokat`a iyi niyet sergilemediğini görmekteyiz. Ben geçen bir kelime kullandım programda; Gaziosmanpaşa Üniversitesi rektörü ve yönetimi Tokat`ı sevmiyorlar. Tokat`tan ve Tokatlıdan nefret ediyorlar dedim.
Dursun Ekrem Er: Ama bundan önceki dönemlerde ve Bilal Durmaz Bey`in yaptığı açıklamanın ardından kendisi ile yaptığımız görüşmede Tokat`ı çok sevdiğini bana söylemiş ve bunun altını çizmişti. Yanlışınız olmasın?
Hüseyin Kömür: Tokat`ı çok seviyorsa neden 20 ila 25 tane iddia var. Bu iddiaların cevabını ilk önce kamuoyuyla paylaşsın Sayın Rektör. Tokat`ı çok seviyorsa şuanda iktidar partisi biliyorsunuz ortalama altı buçuk yıldır iktidar partisi. İktidar partisi ile hangi şartlarda çalışmış. Gaziosmanpaşa Üniversitesinin gelişmesi için bir gün çalışmış mı? Yoksa belli toplantılarda gidip bu başbakanı düşürmek lazım bu Cumhurbaşkanını istememek lazım türü ana muhalefet partisi gibi çalışıp iktidarın Gaziosmanpaşa Üniversitesine vermesi gereken destekleri, ödenekleri nasıl kesmiş. Bunları söylesin. Bugün tekrar söylüyorum. Tokat`ımızda üst seviyede görev yapan bir bürokrata o bürokratın ismini söylemiş olsam yer yerinden oynar geri zekalı, aptal adam diye hakaret eden ben değil, Sayın Rektör`dür. Profesör Dr. Zehra Seyfikli ediyor bu hakareti. Tokat`ı seven bir kişi bunları nasıl yapıyor. İktidardan gelen ödeneklerin hepsini engelliyorsun, belediyeyle küssün, bürokratla küssün, hakaret ediyorsun, milletvekilleriyle küssün, Tokat halkına Gaziosmanpaşa Üniversitesi`ni tamamen kapatmışsın daha sonrada diyorsun ki; Gaziosmanpaşa Üniversitesi olarak, Rektör olarak Tokat`ı çok seviyorum. Şimdi bu nasıl sevmek? Tokat`ın basını program yapıyor; bilmiyorum kendisi mi gönderiyor altındaki elemanlar mı gönderiyor basına sen para teklif ettiriyorsun. Bakınız bunu tekrar söylüyorum çünkü bu ağır bir ithamdır eğer kendisi gönderdiyse ben bunu çok büyük oranda hakaret ve ayıp sayıyorum ama altındaki elemanlar gönderdiysen zaten aldıkları cevapları onlar çok iyi biliyorlar. Bu nasıl Tokat`ı sevmek? Konuşurken titriyorsunuz, Tokatlı bana akıl vermesin destek versin diye… Tokat`ı tehdit ediyorsun daha sonrada Tokat`ı çok seviyorum diyorsun. Gaziosmanpaşa Üniversitesi rektörü, sonuç itibari ile söylüyorum Tokat`tan ve Tokatlıdan nefret ediyor. Ben böyle hissediyorum… Rektör Tokat`ı sevmiyor, Tokat`ın bürokratını sevmiyor, milletvekillerini sevmiyor.
Dursun Ekrem Er: Neden Rektör sorumun cevabı bu mu?
Hüseyin Kömür: Neden rektör sorusunun cevabı kesinlikle budur. Gaziosmanpaşa Üniversitesinin yönetimi, Tokat`ın faydasına çalışmıyor. Bakınız Üniverçete denildi basında biliyorsunuz. Bu ne demek ya? Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Üniverçete olarak anılıyor. Hangi çetelik yapıyorsunuz siz hangi baskı grupları oluşturuyorsunuz? Bunların cevabının verilmesi gerekiyor. Bunların cevabını ben veremem ben basın mensubuyum. Biz hâkim değiliz, savcı değiliz, bürokrat değiliz. Bizim durum belli. Bizler basın emekçileriyiz. Bizler kendimizi çok iyi biliyoruz. Haddimizi de çok iyi biliyoruz. Ama bize verilen görev nedir? Bir iddia varsa onu kamuoyuyla paylaşmaktır. Ben sadece Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili iddiaları ele almıyorum. Sivil toplum örgütleri ile ilgilide ele alıyorum. Siyasetle ilgili iddiaları da ele alıyorum. Valiliğin bünyesinde bir kurum var onunla ilgili belli aşamalarda dikkate alacağım şeyler var. Sağlık İl Müdürlüğü ile ilgili iddialar var, onları da biz gündeme alıyoruz.
Bize diyorlar ki Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü ile kişisel derdiniz var mı?
Dursun Ekrem Er: Evet, gerçekten var mı?
Hüseyin Kömür: Yok! Tekrar soruyorlar; arakanızda birileri mi var? Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile ilgili sizi maşa olarak mı kullanıyorlar? Benim arkamda kanunun verdiği bir gücünde haricinde basının verdiği kimliğin haricinde başka kimse yok. Bunu sayın rektör hanımda biliyor, Tokatlıda biliyor. Onların arkasında birileri olabilir veya fikirlerini görüşlerini uyguladığı zihniyeti birilerinden alabilirler. Bugün Gaziosmanpaşa Üniversitesi rektörünün hangi kelimeyi kullandığını biliyor musunuz? Dinci kelimesini kullanıyor. Dinci kelimesini Türkiye`de kimlerin kullandığını çok iyi biliyoruz ve o mesajın nerelere verildiğini de ben çok iyi biliyorum, Tokat`ında çok iyi bilmesi lazım. Gaziosmanpaşa Üniversitesi yönetimi eğer Tokatlıya veya Tokat`ta yaşayan belli kesime dinciler Gaziosmanpaşa Üniversitesi`ne giremez kelimesini kullanıyorsa, neden Rektör sorunuzun cevabını Tokatlıda verir, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörlüğü de verir. Bu kelimenin nereye gittiğini rektör hanım bilmiyor sanırım. Dinci olarak insanları nasıl ayırt edebiliyorsunuz? Türkiye Cumhuriyeti bir, milleti birdir. Siz insanları bu şekilde ayırt ettiğiniz takdirde, sizlere birileri hayır der. Bizim belirli haklarımız var. Neden Rektör cevabını ben bu şekilde vermek istiyorum. Biz sadece Rektör demiyoruz. Rektör sadece bir örnektir. Basın emekçisi olarak biz Tokat`ta evetçi değiliz. Net söylüyorum bakın. Doğruya evet, yanlışa kesinlikle hayırcıyız. Hiçbir güç bana yanlışa evet dedirtemez. Hiçbir tehdit bana yanlışa evet dedirtemez. Hiçbir makam, hiçbir mevki ve hiçbir para bana yanlışa evet dedirtemez. Ben bunu söylüyorum. Bundan dolayı da Gaziosmanpaşa Üniversitesi rektörünü, anlaşmaya, uzlaşmaya, Tokat`ı benimsemeye, Gaziosmanpaşa Üniversitesini Tokat`a açmaya, Tokat`a faydalı hale getirmeye davet ediyorum.
Dursun Ekrem Er: Hiç Rektör`e haksızlık ediyorum diye düşündüğünüz oldu mu?
Hüseyin Kömür: Ben de soruyorum kendime? Acaba Rektör`e karşı haksızlık mı ediyorum diye. Gaziosmanpaşa Üniversitesini ben gerçekten üzüyor muyum diye. Bu soruları da kendime sormuyor değilim. Sonuç olarak yaptığım programlara ve de yapılan iddialara baktığım zaman gündemde kalması gerektiğini ve eğer yanlış varsa savcılık makamımızın ya da Gaziosmanpaşa Üniversitesi`nin kendi iç idaresinin bu üniversiteyi düzeltmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizim söylediklerimiz sadece iddiadır. Biz kendi kişisel görüşlerimizi, kişisel yorumlarımızı da katıyoruz bazı durumlarda. Bunları biz kendimiz için katmıyoruz. Tokat`ta bacasız fabrika olsun bu üniversite diye katıyoruz. Yoksa Gaziosmanpaşa Üniversitesi orada duruyor ve bana hiçbir zararı yok, hatta katkısı var. Bugün Gaziosmanpaşa Üniversitesinin varlığı bizim için çok büyük güçtür. Ama bu varlığı yüceltmek, yükseltmek bizim boynumuzun borcudur. 14-15 ay sonra Rektör gidecektir ama Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve biz yani Tokatlılar burada kalacağız. Bu üniversitenin ışığının yükselmesi istemek, kariyer sahibi öğretim görevlilerimiz olsun istemek, herkesi kucaklayan, her kesimi seven, Tokat`ı seven bir rektör istemek bizim en doğal hakkımızdır.
Dursun Ekrem Er: Neden Rektör sorusunun cevabını en çok merak edenlerden birisi de bendim işin aslı. Bize nedenlerinizi söylemek için ayırdığınız zamandan ötürü teşekkür ediyoruz.
Hüseyin Kömür: Ben teşekkür ediyorum.
Haberin Kaynağı: www.tokathaber.com.tr