BUGÜN SEÇİM OLSA....VERİLMESİ ZORUNLU MAZERET İZİNLERİNİ KULLANMAK İÇİN AMİRE HABER VERMEK GEREKİR Mİ?REFAKAT İZNİ KULLANIRKEN HASTALANAN MEMURUN İZİN DURUMUKULLANABİLECEĞİ YILLIK İZNİ BULUNMAYAN MEMURUN İZİN İHTİYACI NASIL KARŞILANIR?MEMURLAR ÖZLÜK DOSYALARINDA OLMAYAN CEZALARDAN DA ETKİLENEBİLİYORMEMURLARIN 25 YILDAN FAZLA OLAN HİZMETLERİNİN ÖZLÜK HAKLARINA ETKİSİ2018 ATAMA KONTENJANLARININ İLK KISMI DAĞITILDIHASTALIK RAPORUNU KURUMA GEÇ İLETMEK MEMURİYETİ SONA ERDİREBİLİR2018 YILINDA KKTC VE YURTDIŞINA GİDECEKLERE ÖDENECEK GÜNDELİK MİKTARLARI BELLİ OLDU2018 YILINDA KKTC VE YURTDIŞINA GİDECEKLERE ÖDENECEK GÜNDELİK MİKTARLARI BELLİ OLDUUNVAN DEĞİŞİKLİĞİNDE YENİ GÖREVİN MALİ HAKLARINA NE ZAMAN HAK KAZANILIR?MEMURLAR TORBA KADROYA ATANDIKTAN SONRA ESKİ DERECELERİNE ATANABİLİR Mİ?MİLLETVEKİLİ VE YAKINLARININ TEDAVİ YARDIMINDA DEĞİŞİKLİK YAPILDIÖĞRETMENİN KADRO UNVANI DEĞİŞTİĞİNDE EK GÖSTERGESİ DE DEĞİŞEBİLİYORGİYECEK YARDIMINDAN YARARLANAN MEMURLARA YENİLERİ EKLENDİ

ÇARESİZLİK VE ACİZLİKLİK Mİ?

09-02-2018 08:37 - YAZARLAR

 

Zavallılar, korkuyorlar, endişeliler. Hırsızlıkları, dolandırıcılıkları, sapıklıkları dünyada yankılanıyor. Ama pişkinler. Sırıtıyorlar. Din din, iman iman diye sayıklıyorlar sayıklatıyorlar. Bilimde, sanatta, teknolojide, adalette, özgür düşüncede yoklar. İslam ümmeti diyorlar ama yine de birbirlerini katlediyor, yaşadıkları yerleri yakıp yıkıyorlar. Her islam toplumu ise şaşkın. Nemalananlar mutlu.

 

İktidar, bürokrasi, demokrasi, dış politika, ekonomi konusunda herkes bir şeyler söylüyor.

Bir kesime göre; iktidarda olmak ayakta kalmak, güç sahibi olmak, unvan sahibi olmak, makam sahibi olmak haklılığı, zayıf düşmek veya yok olmak haksızlığı gösteriyor.

 

Oysa; tarihte nice kaybedenler olmuş, niceleri saltanat içinde yaşamışlardır. Ama haklılık kavramı tarihin adalet terazisinde insanların vicdanında yerini bulmuştur.

 

Dini kaynaklardan referans kullanan pek çok kişi, aydın, kuruluş, siyasiler nerdeyse doğrunun ölçüsünü güç olarak göstermeye çaba harcıyorlar.

 

Dinleyeni de dinlerler. Türkiye’deki telefon dinleme olaylarının hukuk devleti ilkelerini ihlaldir. Ama kim dinliyor? Türkiye’de dinlemekten daha meşru sanki hiçbir şey kalmadı. Bu kadar çok dinlemenin var olduğu bir ülkede hiç piyasaya çıkmamakla birlikte birileri görüntülerini kaydetmedi diye mi düşüneceğiz.

 

Bilinmelidir ki; dinlemeler ve görüntü tespitleri birileri üzerinde hep şantaj ve siyasi maksatlarla kullanılıyorsa; en fazla şantaj yapılabilecek, üzerinden siyaset yapılabilecek görüntüler ve dinlemeler iktidarda olanlara yetkili ve de etkili olanlara ait görüntü ve dinlemeler olur. Teorik olarak bu böyledir. Bir yerlerde birileri arşivlemiş olabilir.

 

Türkiye felakete doğru sürüklenmektedir. Bulunduğumuz coğrafyada yeni bir süreç, dönüşüm yaşanmaktadır. Yanı başımızda felaket varsa bu felaketin Türkiye'yi etkilememesi mümkün değildir. Sorumlu bir dış politikada, iktidar komşularında sorun istemez.

 

Kardeşim, dostum dediğiniz liderlerle, ülkelere iki gün sonra tam tersi davranış gösterirseniz dünyadaki güvenirliliğini kaybederseniz. Kimse sizin dostunuz olmaz.

 

Yapılan ayrıştırma ile vatandaşlar etnik, mezhep, bölge, kent farklara dayalı kutuplaşmış,

Türkiye, son yıllarda muhalefet yapamaz bir ülke durumuna düşmüştür. Bu durum muhalefetin olmayışından dolayı değil ama muhalefetin etkili olmasını sağlayacak yapıların ve iletişim kanallarının birileri tarafından baskılanmasından kaynaklanmaktadır.

 

Siyasi iktidara yönelik eleştiriler hem siyasi partiler hem de sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar tarafından özgürce ve incitecek şekilde yapılamıyorsa, ülkenin başına en büyük musibet gelmiş demektir.

 

Denetlenemeyen baskı altına alınmayan, eleştirilemeyen iktidarlar; gittikçe yanlışlarında azgınlaşırlar. Bir siyasi iktidarın, nasıl olsa hesap sorulmuyor, basın, aydınlar bizi rahatsız edecek haberleri araştıramıyor, tüm mekanizmalar bizim elimizde, duygusu içindeyse ise o ülkede, soygunların yapıldığı görülmüyor, yargılanmıyor demektir.

 

Ortalık süt liman gözükebilir. Gürültüler, parıltılar, olumsuzluklar halkın göz önündedir. Böyle bir siyasi ortam Türkiye tarihinin en karanlık siyasi ortamdır. Siyasi iktidar eleştirmek, yanlışlarını araştırmak basın sivil toplum kuruluşları, aydınlar tarafından yapılamıyor, siyasi partilerin sesleri yeterince iletişim organları tarafından halka aktarılamıyorsa orada sorun var demektir. İçinde bulunduğumuz durum budur."

 

Basın özgürlüğü sınırsız olamaz. Uyduda yayın yapan 200 civarı televizyon kanalı var. 24 saat iktidarın yanlışlarını rasyonelleştirmeye çalışan, 'Aman azar işitmeyelim. Mutlu olsunlar' diyen yayın ilkelerini buna göre şekillendirmek zorunda bırakılmış bir medya düzeni var.

 

Doğrular; söylenmeli, yazılmalıdır. Doğrunun kendisini kabul ettirme gücü vardır. İnsan zihnine yerleşme özelliği vardır. Tek tek doğruları söyleyerek yolumuza devam edeceğiz ve bu standardı düşmüş demokratik ortamdan doğru ve aydınlık günlere ülkemiz gidecektir.

 

Bir insan aydınsa, benim başıma bir şey gelir mi diye mücadelesinden vazgeçmez. Gerçekten aydın olan 'eleştirirsem konumumu koruyamam' diye düşünmez. Eğer kişi aydınsa acından ölse bile çizgisini ve mücadelesini bozamaz. Aydın olmanın kuralı budur. Kaytaran tiplere aydın denmez, şarlatan denir.

 

Aydın; bildiği doğruları anlatmaktan çekinmeyen kişidir.

 

Günün Sözü: Adaleti, hakkı, dürüstlüğü, doğruluğu esas alan kişi insan olmuş demektir.

Nurulah AYDIN

 
 
 
 
 

HABERİ PAYLAŞMAK İSTER MİSİN?

BU HABERE YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ ?

:

:

YORUMUMU ONAYLA




Yazarlar

En Çok Okunanlar
Anket

MEB Yönetici Adayları sözlü mülakat komisyonları hakkaniyetli bir sınav gerçekleştirdiler mi ?


EVET
HAYIR

2011 Kamudan.com Tasarım ve Yazılım KARİP NETWORK
Çalışan Sitesi - Yeni Projeler