GÜLŞAH ÖĞRETMENİ ÖLÜME GÖTÜREN O SÖZLER !

Tehdit edilince vali yardımcısıyla görüşmeye giden Gülşah öğretmen, "En kötüsü ölürsün, ölüm haktır" yanıtlarını almış.

GÜLŞAH ÖĞRETMENİ ÖLÜME GÖTÜREN O SÖZLER !
 Aktürk’ün dilekçesinde adı geçen Van Vali Yardımcısı Zafer Coşkun, Radikal ’in soruları üzerine, ‘teselli amaçlı’ bir konuşma yaptığını belirterek, aralarında geçen diyaloğu şöyle anlattı:
“Geldiklerinde durumu ilettiler. Prosedürümüz şu; tayin dilekçesini alırız, dilekçeyi milli eğitime sevk ederiz. Sevk ettim, dilekçe işlemdeydi. Bize çok tayin talebi geliyor. O yüzden milli eğitim müfettiş görevlendiriyor. Teftiş raporu almak zorundayız. Sonra tayin vali onayına sunuluyor. Vali Bey Ankara ’ya gönderiyor. Zaten bu süreçte izin vermişiz, Konya’ya gitmiş. Bu bir süreç. Gerekli işlemi yaptım. İhmalim yok. Kendisine de teselli olsun diye... Tehdit eden kişinin müdürünü de aradım. Turizm İl Kültür Müdürü’nü aradım, ‘Bu kişiye sahip çıkın’ dedim. Her türlü öğretmenimize sahip çıktım orada.
Sonuçta öleceğiz
Coşkun, dilekçede yer alan ‘Biber gazı al, ölüm haktır’ gibi sözlerine de şöyle açıklık getirdi: “Biber gazı alın, kendinizi de koruyun dedim. Ölümle alakalı öyle bir şey yok. Teselli amaçlı konuştuğum sözler, bu şekilde ifade etmedim. Şu bir gerçek, insanlar ölecek sonuçta. Olumsuz bir şey kullanmadım. Böyle insanlarla keşke diyalog kurmasaydınız dedim. Suçlamak değil, sahiplenme adına. Yaşadıklarını hazmedemediğimiz için. Ben her şeyi yaptım, tehdit eden kişinin müdürünü bile aradım, benim aramak gibi mecburiyetim yok. Öyle bir şey oldu ki sanki ölüme ben yol açmışım. Allah’tan bu kişi burda öldürülmemiş. Babası Haşim Bey’i de aradım sonradan. Üzüldüğümü söyledim. O da bana dert yandı adamcağız. Babası kızının hatalarını söyledi; ‘bize söylemedi, şöyle yapmadı böyle yapmadı’ diye. Bir baba bile kızının hatalarını söylüyor. Hatalı da olabilir. Ben orada bir amir olarak öğretmeni eleştirmiş de olabilirim üstelik. Kötü niyetim yok, kötü sözüm yok. Ben de çok üzüldüm, kaç gündür eşime bile ‘Hoca hanımın halleri gitmiyor gözümün önünden’ diyorum. Üzülüyoruz. Suçlamalarla şoke oldum. “Konya’da eski erkek arkadaşı Hakan Başar tarafından tabancayla öldürülen öğretmen Gülşah Aktürk’ün mahkemeye verdiği dilekçede yer alan anlatımları korkunç ihmali ortaya çıkardı. Aktürk’ün kendisini tehdit eden Hakan Başar’ın yargılandığı Van 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davaya katılma talebiyle verdiği dilekçede, “Vali Yardımcısı en kötü ihtimalle öleceğimi, ölümün hak olduğunu, kaçış olmadığını, hiç olmadı istifa edebileceğimi, yanımda biber gazıyla gezmem gerektiğini söyledi” dedi. Aktürk, başına geleceklerden Van Valisi, Milli Eğitimden Sorumlu Vali Yardımcısı ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nü sorumlu tuttu.
Aktürk, ölümle tehdit edilince 1 Ekim 2012’de Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na gidip, koruma talebinde bulundu. Aile Mahkemesi 6 ay süreyle Başar’ın Aktürk’e yaklaşmasını yasakladı. Aktürk, bu karara rağmen Başar’ın tehditlerinden kurtulamadı. Aktürk’ün başvurusu üzerine Başar hakkında Van 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘tehdit’ suçundan dava açıldı. Aktürk, 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davaya katılmak için 26 Kasım günü dilekçe verdi. Gülşah öğretmen dilekçede, hayatının tehlikede olduğunu belirterek, Hakan Başar’ın cezalandırılmasını, öncelikle de tutuklanmasını talep etti, yaşadığı kâbusu da ayrıntılı olarak anlattı. Başar’la 2012 Şubat ayında duygusal arkadaşlığının başladığını anlatan Aktürk, “Zaman zaman ’Benimle evlenmezsen seni vururum, öldürürüm’ gibi tehditlerle beni baskı altına almaya çalıştı. Beni sürekli arıyordu, ben cevap vermeyince anne ve babamı aramış. Onları da tehdit etmiş. ‘Kızınızı da sizi de öldüreceğim’ demiş. Hakkımda asılsız iddialarda bulunmuş” dedi.

‘Ölüm haktır dedi’
Yaşadığı sıkıntılar üzerine anne ve babasıyla birlikte Van Valisi’yle görüşmek istediklerini belirten Aktürk’ün dilekçesi şöyle devam ediyor:
“Vali bizzat görüşmeyip bizi milli eğitimden sorumlu valiye yönlendirdi. Milli Eğitimden Sorumlu Vali Zafer Coşkun, bizi görüşmeye aldı. Durumu anlattık, hayatımın tehlikede olduğunu söyledik, o da bana, ‘En kötü ihtimal öleceğimi, ölümün hak olduğunu, kaçış olmadığını, hiç olmadı istifa edebileceğimi, yanımda biber gazı ile gezmem gerektiği gibi’ hiç de duyarlı olmayan, bizi daha da demoralize eden tavsiyelerde bulundu. Hatta ’Böyle abuk sabuk insanlarla arkadaş olan kızlarımızda hata’ diyerek kısmen beni suçladı ve bizi gönderdi. O sırada odada bulunan Van Milli Eğitim Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanı Kıyasettin Kırekin ertesi gün yanına uğramamızı istedi. Biz de gittik ve durumumuzla ilgilendi, bizi yönlendirdi. Anlattığım olayların resmi dökümünü, savcılık kayıtlarını, mahkeme kararını dosyalayıp dilekçeyle birlikte Milli Eğitim’e başvurabileceğimi, Memur Atama Yönetmeliği 39/b maddesi kapsamında tayin isteyebileceğimi söyledi.”

Bana şantaj yaptı
Tehditlerin devam etmesi ve valilikten aldığı yanıtlar üzerine Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Adem Aydın’la görüşen Aktürk, dilekçesinde şunları yazdı: “Posttravmatik stres bozukluğu ve depresyon olabileceğini ve biraz uzaklaşmamın iyi olabileceğini düşünüp bana 45 günlük istirahat verdi. Bu süreyi Konya’da ailemin yanında geçirdim. Sürekli telefon mesajlarıyla rahatsız etmeye, annemi arayıp bana ahlaki açıdan iftiralar atmaya devam etti. Kendisine açmış olduğum davayı geri çekmem konusunda bana baskı yapmaktadır. Elinde olduğunu iddia ettiği fotoğraf videolarla şantajlar yapmaktadır.”
“Hakan Başar denen adamla değil aynı şehirde aynı ülkede bile yaşamak istemiyorum” ifadelerini kullanan Aktürk’ün dilekçesi şöyle sona eriyor: “Bana ve aileme verdiği zararlardan hem maddi hem manevi yıpranmış durumdayız. Görev yerimin değişmesini ve bana dair gelişmelerin gizli tutulmasını istiyorum. Çünkü bir şekilde benimle ilgili bilgilere ulaşıyor. Bu olaylar sonucunda gerekli girişimlerde bulunduğumu ve memur atama yönetmeliği 39 b maddesi kapsamında hakkım olan tayin hakkımı kullanma doğrultusunda girişimde bulundum. Bunun sonucunda güvenliğim sağlanamaz, görev yerim ailemin yanına sevk edilmezse ve başıma gelecek en ufak olaydan sorumlu olarak Van Valisi, Milli Eğitimden sorumlu Vali Yardımcısı Zafer Coşkun’u, Van Milli Eğitim Müdürlüğü’nü sorumlu tutup bu kişi ve kurumlar hakkında suç duyurusunda bulunacağımı, ölümüm halinde bu kurum ve şahıslara ailem tarafından maddi manevi tazminat davası açılmasını da belirtmek istiyorum. Tüm bu hususlar nazara alınarak sanığın müsnet suçlardan cezalandırılacağının açık olması, tarafıma zarar verme ihtimalinin bulunması, delillerin toplanmamış oluşu, tarafıma vereceği zararların telafisinin imkansız olması, beni öldürmesi halinde ise bir kadın cinayetine dahi mani olunamayacak oluşu nazara alınarak sanığın 5271 sayılı yasanın 100’üncü maddesi gereğince tutuklanmasını da talep ediyorum.”
Vali Yardımcısı: Ben teselli için konuştum

Aktürk’ün dilekçesinde adı geçen Van Vali Yardımcısı Zafer Coşkun, Radikal’in soruları üzerine, ‘teselli amaçlı’ bir konuşma yaptığını belirterek, aralarında geçen diyaloğu şöyle anlattı:
“Geldiklerinde durumu ilettiler. Prosedürümüz şu; tayin dilekçesini alırız, dilekçeyi milli eğitime sevk ederiz. Sevk ettim, dilekçe işlemdeydi. Bize çok tayin talebi geliyor. O yüzden milli eğitim müfettiş görevlendiriyor. Teftiş raporu almak zorundayız. Sonra tayin vali onayına sunuluyor. Vali Bey Ankara’ya gönderiyor. Zaten bu süreçte izin vermişiz, Konya’ya gitmiş. Bu bir süreç. Gerekli işlemi yaptım. İhmalim yok. Kendisine de teselli olsun diye... Tehdit eden kişinin müdürünü de aradım. Turizm İl Kültür Müdürü’nü aradım, ‘Bu kişiye sahip çıkın’ dedim. Her türlü öğretmenimize sahip çıktım orada.

Sonuçta öleceğiz
Coşkun, dilekçede yer alan ‘Biber gazı al, ölüm haktır’ gibi sözlerine de şöyle açıklık getirdi: “Biber gazı alın, kendinizi de koruyun dedim. Ölümle alakalı öyle bir şey yok. Teselli amaçlı konuştuğum sözler, bu şekilde ifade etmedim. Şu bir gerçek, insanlar ölecek sonuçta. Olumsuz bir şey kullanmadım. Böyle insanlarla keşke diyalog kurmasaydınız dedim. Suçlamak değil, sahiplenme adına. Yaşadıklarını hazmedemediğimiz için. Ben her şeyi yaptım, tehdit eden kişinin müdürünü bile aradım, benim aramak gibi mecburiyetim yok. Öyle bir şey oldu ki sanki ölüme ben yol açmışım. Allah’tan bu kişi burda öldürülmemiş. Babası Haşim Bey’i de aradım sonradan. Üzüldüğümü söyledim. O da bana dert yandı adamcağız. Babası kızının hatalarını söyledi; ‘bize söylemedi, şöyle yapmadı böyle yapmadı’ diye. Bir baba bile kızının hatalarını söylüyor. Hatalı da olabilir. Ben orada bir amir olarak öğretmeni eleştirmiş de olabilirim üstelik. Kötü niyetim yok, kötü sözüm yok. Ben de çok üzüldüm, kaç gündür eşime bile ‘Hoca hanımın halleri gitmiyor gözümün önünden’ diyorum. Üzülüyoruz. Suçlamalarla şoke oldum. “ (UMAY AKTAŞ SALMAN RADİKAL)


O SÖZLER TESELLİ İÇİNDİ

 Van Valiliği’nden konuyla ilgili dün yapılan açıklamada ise şöyle denildi:
“Vali Yardımcısı Zafer Coşkun, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne gerekli tedbirlerin alınması için telefonla talimat vermiştir. Vali Yardımcısı, öğretmen Gülşah Aktürk’ün tedirginlik halini görüp, teselli niteliğinde önerilerde bulunmuş, emniyet müdürlüğünden koruma talep etmesini ve savcılık makamına şahsi başvuruda bulunmasını sağlamıştır. Olayın idari boyutu için de Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim Denetmenleri Başkanı’nı makamına çağırarak gereken yasal işlemleri başlatmıştır. Öğretmenimizin Milli Eğitim Müdürlüğüne dilekçe ile başvurması üzerine inceleme oluru alınmıştır. Öğretmenimiz Gülşah Aktürk’ün kendini psikolojik yönden rahat hissetmediğini ifade etmesi üzerine, almış olduğu 45 günlük rapor tarafımızdan izne dönüştürülmüş, Konya ilinde ailesi ile birlikte kalması için de valilik makamınca gerekli kolaylıklar sağlanmıştır.” 

‘Bize teşekkür etmişti’ 
Gülşah öğretmenin gerekli başvuruları yaptığı ve ’koruma tedbiri’ kapsamına alındığı kaydedilen Van Valiliği açıklamasında, “Daha sonra öğretmenimiz Gülşah Aktürk annesiyle birlikte Vali Yardımcısı Zafer Coşkun’a, gösterdiği ilgi ve duyarlılıktan dolayı teşekkür ziyaretinde bulunmuştur. Daha sonra babası çağrılıp, durum değerlendirilmesi yapılmıştır. Dolayısıyla öğretmenimizin yaşadığı olay en başından itibaren hassasiyetle takip edilmiş, gerekli tedbirler alınmıştır” ifadelerine yer verildi.
Gülşah öğretmenin memleketinde ailesinin yanındayken öldürüldüğü hatırlatılan açıklamada, konuyla ilgili haberlerin gerçeği yansıtmadığı da iddia edildi


 

Güncelleme Tarihi: 09 Aralık 2012, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
osman
osman - 7 yıl Önce

ne yapsınlar hükümet valisi olunca düşünce tarzı da değişiyor tabiiki,kader inancı öne geçiyor.Rabbim,bizi bu yönetimden inşaallah kurtarır,asayişi sağlayan,güzelliği sağlayan bir hükümet getirsin.Bizi Avrupa külahları görmeyi istemeyi zorlamasınlar.Fatih gelse bugün bunlardan hesabını fena sorardı.

SIRADAKİ HABER