AKP'NİN EĞİTİM VAATLERİ ŞAŞIRTMADI

Başbakan Erdoğan seçim beyannamesini duyurmadan önce yaptığı bir konuşmada “yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” dedi. AKP’nin seçim beyannamesinde “Güçlü Toplum” başlığı altında yer alan eğitime dair vaatler eğitimdeki dönüşümün süreceğini söylüyor.

AKP'NİN EĞİTİM VAATLERİ ŞAŞIRTMADI

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, iki gün önce partisinin seçim beyannamesini basına duyurdu. Toplam 155 sayfadan ve 5 bölümden oluşan beyannamenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, Güçlü Toplum. Güçlü Toplum başlığı altında eğitim konusunda geride kalan 8.5 yıllık AKP iktidarı dönemindeki icraatlar sıralandıktan sonra, önümüzdeki dönem için hedefler anlatılıyor. Ancak geride kalan dönemdeki icraatlar ve son dönemde sınavlarda yaşanan skandallar, önümüzdeki dönem konusunda endişelere neden oluyor.

Hedef ne kadar gerçek
Felsefe derslerine karşı olan, öğrencilerin piyasacı bir mantıkla yetişmesini öngören bir müfredatı savunan, zorunlu din derslerinde geri adım atmayan, kadın konusunda ayrımcı bir dili benimseyen, düşünen ve eleştiren insanlara her fırsatta baskı uygulayan AKP’nin, eğitimde neyi hedeflediği şöyle anlatıldı:

Hedefimiz; temel becerilere sahip, eleştirel ve yaratıcı düşünebilen, paylaşım ve iletişime açık, sanat ve estetik duyguları güçlü, evrensel bir kavrayış ve düşünüş yeteneğine sahip, yeni fikirlere açık, faklılığı zenginlik olarak gören, çalışmayı ve üretmeyi erdem olarak benimsemiş bireyler yetiştirmektir.

AKP’nin bilinen tüm özellikleri ile çelişen bu iddianın AKP’nin seçim beyannamesinde yer alması şaşırttı.

Bunlar başarı
AKP’nin iktidara geldiği günden beri eğitim alanında yaptığı işlerin “başarı” olarak sunulduğu beyannamede, eğitim müfredatının değiştirilmesinin ezberci eğitimin önüne geçtiği iddia edildi. Ancak öğrencileri piyasacı bir mantıkla yetiştiren, dini konuların içine emdirilmiş olduğu müfredat konusunda bir çok eleştiri var. AKP’nin eğitim konusunda hedeflediğini ileri sürdüğü “eleştirel ve yaratıcı düşünebilen” bireyler yetiştirmeye uygun olmadığı bilinen müfredat, öğrencilere yüklenen projeler nedeniyle aileleri de mali olarak zorluyor.

Yeni sınıflar açılması, okullara bilgisayar altyapısı kurulması, akıllı sınıflar açılması gibi konularla övünen AKP’nin bu sınıfların pek çoğunda öğretmen olmamasından bahsetmemesi ise dikkat çekti. Yüz binlerce öğretmenin atamayı beklediği ülkemizde on binlerce öğretmen açığı olduğu biliniyor. Ancak buna rağmen AKP’nin seçim beyannamesinde şu ifadelere yer verildi:

Eğitime öncelik vermek demek, öğretmenlerimize de öncelik vermektir. Nitekim halen okullarımızda görev yapan her 2 öğretmenden 1’i iktidarımız döneminde atandı.

Öğretmenlerin işsiz olduğunu ve görev yapan öğretmenlerin de önemli bir bölümünün çok düşük ücretlerle “ücretli öğretmenlik” yaptığını bilinmesine rağmen, AKP’nin seçim beyannamesinde, "Öğretmenlerimizin eğitimdeki kritik rolleri maşlarında gerek TL gerekse dolar bazında 2002-2011 arasında yaklaşık %300’den fazla sağladık" iddiası ortaya atıldı.

Bunların yanı sıra, geçtiğimiz dönemde, harç ücreti için çalışırken inşaattan düşen öğrencilere, üniversite harçlarına yapılmaya çalışılan astronomik zamlara rağmen, yoksul ailelerin çocuklarının eğitime ulaşmasının kolaylaştırıldığı iddia edildi.

2002’de AKP’nin iktidara geldiği dönemde 76 üniversite olduğuna dikkat çekilen beyannamede bugün 165 üniversite oluğu belirtildi.Ancak bu üniversitelerin tabeladan ibaret olduğu, pekçoğunun yeterli öğretim üyesi ve altyapı olmadan öğrenci kabul ettiği bilinen bir gerçek.

AKP’nin saymadıkları
AKP’nin seçim beyannamesinde yer almayan bazı gelişmeler, son 8.5 yıllık dönemde eğitimde yaşanan dönüşümün hiç de olumlu yönde olmadığını ortaya koyuyor.

KPSS ve YGS’de yaşanan kopya ve şifre skandalları, kalkacağı iddia edilen orta öğretime geçiş sınavının sayısının arttırılması, eğitimde yaşanan gericileşme, imam öğretmenler ve ithal öğretmenler gibi gelişmeler, eğitimcilerin ve velilerin tepkisini çekmişti.

AKP’nin vaatleri
AKP’nin önümüzdeki dönem için vaat ettiği düzenlemeler arasında yer alan bazı maddeler, eğitimde piyasacı mantığın daha da egemen olacağına işaret ediyor. “Cumhuriyetimizin 100 yılında insan kalitesi ve toplumsal bütünlüğü ile dünyada model olarak gösterilen bir Türkiye hedefliyoruz” denilen beyannamede, buna yönelik bir eğitim planlandığı belirtildi.

Beyannamede, girişimci üniversite modelinin geliştirileceği yazılırken YÖK’ün de yeniden düzenleneceği belirtiliyor. “YÖK, üniversiteler arasında denetleme yapan ve belli alanlarda akredite yapan bir kurum haline gelecek” denilen beyannamede “denetleme” ile neyin ifade edildiği tam açıklanmıyor.

Bugün yasal olarak sadece vakıf üniversiteleri ve devlet üniversiteleri kurulabilirken, özel üniversitelerin açılabilmesine olanak sağlayacak yasal düzenlemelerin vaat edildiği beyannamede, yükseköğretim kalite değerlendirmesi için “Yükseköğretim Kalite Ajansı” kurulmasının planlandığı da belirtildi.


 

Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2011, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmet bayrak
ahmet bayrak - 10 yıl Önce

sayın başbakan üniversite açacağına önce üniversiteleri açarken istihtam politikasını yapsın işsiz öğretmen arkadaşlarıma iş versin sonra istediğin yere üniversite yaparsın bu ülkenin işssz üniversite mezunlarına ihtiyacı yok. ayrıca kpss gibi ne olduğu belli olmayan bir sınavın insanların kazanma gayret ve çabası ile hiçbir iş yapmadan sadece sınava çalışmak suretiyle hayatkların baoşa harcanması nasıl bir anlayış nasıl bir yönetim nasıl bir yaşamaktır nereye doğru gidiyoruz ben işsizim öğretmenim benim gibiler 2 veya üç sene sonra milyon olacak hepinize saygı ve selamlarla

ERDAL YILMAZ
ERDAL YILMAZ - 10 yıl Önce

Ücretli öğretmenlik ile sekiz yılı bitirdiler.Ücretli öğretmenlere kadro vermeliler.Öğretmenler bu sürede sömrüldü ve yaş sınırına takıldı.Kısacası akp eğitim almalı.

SIRADAKİ HABER