BAŞBAKAN ÖĞRETMENLERDEN ÖZÜR DİLER Mİ ?

Eğitim sendikaları, öğretmenler az çalışıp çok maaş alıyorlar şeklindeki sözleri nedeniyle Başbakan Erdoğan’dan özür bekliyor.

BAŞBAKAN ÖĞRETMENLERDEN ÖZÜR DİLER Mİ ?


ABBAS GÜÇLÜ  MİLLİYET'TEKİ KÖŞESİNDE YAZDI

BAŞBAKAN ÖĞRETMENLERDEN ÖZÜR DİLER Mİ ?
 
Eğitim sendikaları, öğretmenler az çalışıp çok maaş alıyorlar şeklindeki sözleri nedeniyle Başbakan Erdoğan’dan özür bekliyor.
Peki, böyle bir özür gerçekleşir mi? Evet demek zor. Yeni bir fırça daha yemesinler yeter diyenler çoğunlukta.
Oysa Başbakan Erdoğan’ı yakından tanıyanlara göre, Başbakan’ın en son kıracağı kişilerin başında öğretmenler geliyor. Yani, onun öğretmenleri hedef alması ve onlara kızması mümkün değil.
Peki, son sözleri neyin nesi?
Yine yakın çevresine göre, onlar ayaküstü söylenmiş sözler. Ve en kısa zamanda onların gönlünü alacaktır.
Peki, bu maaş şeklinde mi olur? İşte bu mümkün değil, çünkü hem bütçede bunun karşılığı yok hem de daha yüksek bir maaş artışı söz konusu olduğunda diğer kesimlerden çok tepki gelir. Yani öğretmenler, maddi açıdan artı bir beklenti içerisine girmesinler.
Peki, üniversite hocalarının maaşında bir iyileşme olur mu? Örneğin önceki yıllarda yapılan düzenleme ile profesörlerin maaşlarında bir miktar düzenleme olmuştu, diğerlerine ne zaman sıra gelecek?..
Bu konuda, “Hocaların Maaşı” diye 70’e yakın yazı yazdık. Görünen o ki daha uzun süre yazmaya devam edeceğiz. Çünkü bu konuda da sıcak sinyaller gelmiyor...
Hocalara yönelik ne zaman bir zam söz konusu olsa, hemen sayılarına bakılıyor ve bu da göz korkuttuğu için vazgeçiliyor. Çünkü diğer meslek mensupları binlerle ifade edilirken, öğretmenler yüz binlerle ifade ediliyor ve en ufak bir zam bile bütçede derin yaralar açıyor.
Hak etmiyorlar mı? Fazlasıyla hak ediyorlar. Ama hâlâ ne devlet ne de vatandaşlar olarak, birinci önceliğimizin eğitim ve öğretmenler olduğu noktasına gelemedik. Bu olmadıkça da, öğretmenlerin hak ettikleri maaşı almaları mümkün değil!.

Öğretmenler neden özel?
Her meslek özel ama öğretmenler çok daha özel. Çünkü onlar, en değer verdiğimiz çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğinin mimarları, rol modelleri ve en önemlisi de, orası uzak, burası kötü demeden yurdun dört bir yanında en zor koşullarda görev yapıyorlar.
Başkaları da yok mu? Elbette var. Ama onların yeri bir başka. Ne olur artık bunu sorgulamayalım, başkalarıyla kıyaslamayalım.
Dünya ülkelerine bir göz atın, ülkelerin kalkınmışlığı ile öğretmene verilen değer arasında çok net bir paralellik var.
Bir ülkede eğitime, bilime, öğretmene ne kadar değer veriliyorsa, o ülke o kadar ileride, tam tersi durumlarda ise o kadar geridedir.
Şimdi bu çerçeveden baktığımızda, öğretmenlerimize çok daha iyi koşullar sağlamayacağız da ne yapacağız.
Okumayan öğretmen nasıl okuyan öğrenciler yetiştirecek?
Güzel giyinemeyen öğretmenler, nasıl estetik değerlere önem veren rol model olacak?
Bilimsel yayınlar alamayan, konferanslara gidemeyen, diziler dışında eğlencesi olmayan öğretmenler nasıl farklı açılımlar getirecek?
En önemlisi de kendisine saygı duyulmayan, kendisine tolerans gösterilmeyen ve sürekli aşağılanan öğretmenler, nasıl saygılı, toleranslı, özgüveni yüksek gençler kazandıracaklar?..
Eğri oturup, doğru konuşalım, onlarsız 100. yıl hayalleri kuramayız, onlarsız bu ülkenin çıtasını yükseltemeyiz. Bu yüzden, yetiştirilme sistemlerinden, toplum içerisindeki konumlarına ve maaşlarına kadar her şeyi sil baştan yeniden ele almalıyız...

Yerel destek şart
Eğitim sistemi yeniden dizayn edilirken, belki de çok radikal kararlar alınabilir. Örneğin, okulların yapımı, bakımı ve öğretmenlere lojman mecburiyeti hatta maaşlarına destek konusunda yerel yönetimlere yönelik yaptırımlar getirilebilir.
Bu kadar zor mu? Belki bazıları için zor ama yapıkları harcamalara bakıldığında pek çoğu için zor olmasa gerek.
Kaldı ki, eğer halka hizmetse, bundan daha iyi hizmet olabilir mi? Keşke her belediye başkanı, en iyi okulların, en iyi eğitimin ve en iyi öğretmenlerin kendi il ve ilçesinde olması için kesenin ağzını sonuna kadar açsa ve bu yönde yasal düzenlemeler yapılsa...
Eğitim ve yerel yönetimler dendiğinde bazıları hep ayağa fırlıyor oysa bizim sözünü ettiğimiz müfredat ve yönetim değil, sadece fiziki ve ekonomik destek. Akademik ve idari düzenlemeler yine MEB’in kontrolü altında kalabilir. Örneğin bir ilçe, ben öğretmenlere hem lojman hem de ayda 500 ya da bin liralık bir destek sağlıyorum dese fena mı olur? Hangi öğretmen böyle bir desteği havada kapmaz ki?..
Özetin özeti: Öğretmenlere kızma yerine ne olur onları ve yaptıkları işi anlamaya çalışalım!..

Güncelleme Tarihi: 27 Mayıs 2012, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
hakan a
hakan a - 10 yıl Önce

Bu yazı ancak gelişmiş, modern ülkelerde algılanabilir ve de taktir edilebilir!!! Gelişmekte olan ülkelerde maalesef 50 sene sonra belki.

kaya bey
kaya bey - 10 yıl Önce

ÖĞRETMENLERİN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ HİZMETLİDEN DAHA AZ MAAŞ ALYOR.1800 CİVARINDA BU RAKAM 2100 E KADAR ÇIKIYOR DİYORLAR İYİDE HERKES 30 YILLIK ÖĞRETMEN DEĞİLKİ, HERKESİN UZMAN ÖĞRETMENLİK ÜNVANI YOK Kİ (130TL GRTİRİSİ VAR) EKDERS ÜCRETİNE YAPILACAK ZAM ÇOK BİRŞEY İFADE ETMİYOR. ÇÜNKÜ HERKESİN GİRECEĞİ EK DERS YOK KARDEŞİM 15 SAAT DERSİ ZOR BULANLAR VAR.

neden?
neden? - 10 yıl Önce

Sayin basbakanimiz belkide oyle demek istemedi belkide gonul alacaktir ama toplum hafizasina bu sozler kazinmis ve ogretmenler gelecegin mimari insan muhendisi ogretmenler bu sozlerle iyice dibe cokmustur.. peki ama neden milli egt bakanimiz bi aciklama yapmaz aslinda temel amac baska diye neden diyemez... sayin dincer mutlaka aciklama yapmali hukumetin ogretmenlere karsi takindigi tavri aciklamali ... merak icindeyiz neden bi anda ogretmenler hedef tahtasi haline donusturuldu?

SIRADAKİ HABER