İŞTE BİZİM HİKAYEMİZ!

Maliye Bakanlığı tarafından uygun görülen Ek Ödeme oranlarının MEB ‘na yazıldığını çeşitli internet sitelerinden resmi olmamakla birlikte öğrendik.

İŞTE BİZİM HİKAYEMİZ!
Açıklanan rakamların Türkiye gerçeği ile hiç  alakası olmadan masa başında, çok alana çok,az alana daha da az mantığı ile hazırlandığını temaşa ettik.Düşünün Anadolu’nun küçük ilçeleri, küçük illeri  ve bu il ve ilçelerde çalışan Şube Müdürü ve İlçe Milli Eğitim müdürleri, müdür yardımcıları zaten çeşitli ek gelirlerden (MTSK, Merkezi Sistem sınavları etütler vs.) neredeyse hiç faydalanamamaktadırlar.  Ama nedense bakanlık ödemenin daha fazlasını küçük şehirlere değil ,büyük şehirlere (Ankara, İzmir İstanbul ve büyükşehirler) layık görmüş.Bu durum bizler için gerçekten çok incitici ve onur kırıcı bir hale gelmiştir. Kendimize, onurumuza yakışır bir yol haritası belirlemek ve ileride çeşitli kazanımlar elde etmek için bir strateji belirleme ihtiyacı her zamankinden daha elzem olmuştur.Maliye bakanlığının her türlü iş ve işlemini MEB ‘nın gerçekleştirme  görevlisi ve harcama yetkilisinin üzerine atan ,lakin bunun karşısında pişkince bir tavırla ek ödemede görevin önem sorumluluk ve yoğunluğunu görmezden gelen anlayışı kınıyoruz.Açıklanan ek ödeme oranları son derece onur kırıcı olup tarafımızda görevin şevk ve heyecanı içinde yapılma duygusunda ciddi zedelenme meydana getirmiştir. Bundan sonrası artık sözün bittiği yer olmalı ….

Sözü fazla uzatmadan; durumumuzu en güzel şekilde izah ve ifade eden şu hikayeyi anlatmadan geçemeyeceğim.

Orta kademeden bir bürokrat görevli olarak Şehir'den Kasaba'ya doğru gidiyormuş.
Yolda bir köyde, sulak ama bataklık bir yerde mola vermiş,  Nasıl olmuşsa ayağı kayıp bataklığa düşmüş.
"İmdat" diye bağırmış.
"Boğuluyorum. Kurtarın beni!"
O civardan geçen bir köylü, sesini duyup yaklaşmış.
Bürokrat, "Bataklığa düştüm.
Kurtar beni!"
Köylü, "Geçmiş olsun" demiş
Ama kurtarmak için hiç gayret göstermiyor.
Hani nerdeyse dönüp gidecek.
Bürokrat paniklemiş ister istemez,
"Lütfen" diye yalvarmış.
"Bir dal uzat. Kurtar beni!"
Köylü, "Olmaz" demiş.
"Sen şu anda Hazine toprakları üzerindesin.
Hazine malından bir şey almak suçtur!"
"Sen, dalga mı geçiyorsun" diye bağırmış
Ağzına dolan çamurlarla bürokrat
"Ölüyorum. Kurtar beni!"
Köylü hiç istifini bozmadan cevap vermiş.
"Ben Hazine'den mal alıp suçlu duruma düşemem.
Fakat, seni böyle bırakacak değilim.
Gidip muhtara haber vereceğim.
O kaymakama,kaymakam da valiyi arar mutlaka.
Malmüdürüne talimat verilir.
Şayet, Hazine arazisi değilse,İtfaiyeye talimat verir ve seni kurtarırlar..."

"Yahu" demiş bürokrat,
"Bunlar oluncaya kadar ben ölürüm."
Köylü gülmüş.
"Ben ölmezsin demiyorum ki" demiş.
"Ölsen de, en azından mevzuata uygun  olarak ölürsün!"....Ek ödeme ile ilgili açıklanan bu mevzuat bizim için ancak cenaze duası olabilir…

Ne dersiniz bizim durumumuz ne olacak şimdi ??

Tüm yönetici kardeşlerime selam ve saygılar…Gün doğmadan neler doğar bilinmez. Her şeyde ve ŞERde elbet bir hayır vardır. Bakalım yine de hayırlısı…

 

 

Orhan TOPAL

Gümüşhane / Torul

 İlçe Milli Eğitim Müdürü 



 

Güncelleme Tarihi: 14 Ekim 2011, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
serkan kara
serkan kara - 10 yıl Önce

sayın müdür ben sizin görev yaptığınız ilçede 1 sene asker öğretmen olarak görev yaptığımda ne kadar despot birisi olduğunuzu hakkalyakin müşahede ettim. 1 kâğıt parçası için 10 saat geliş 10 saatte gidiş olmak üzere 20 saat otobüs üzerinde giderken senin savunduğun KANUNDAKİ MADDE yani MEVZUAT bugün sana bir hayli dokunmuş ki bu yazıyı yazmışsın ben de son sözüm olarak derim ki masumların o gün aldın ahını bugün inşaallah aheste aheste sizlerden de çıkacak eee ALLAH'ın tokadı böyle olur MEN DAKKA DUKKA İmam Hatip Mezunusunuz bu sözümü iyi anlarsınız...

SIRADAKİ HABER