TATİL Mİ ÜÇ AY,YOKSA OKUL SEZONU MU 9 AY ?

Öğretmenler 3 ay değil sadece iki ay tatil yapıyor.

TATİL Mİ ÜÇ AY,YOKSA OKUL SEZONU MU 9 AY ?
TATİL Mİ ÜÇ AY,YOKSA OKUL SEZONU MU 9 AY ?Öğretmenler 3 ay değil sadece iki ay tatil yapıyor.Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, öğretmenlerin 3 ay tatil yaptıklarını,bunun çok uzun bir süre olduğunu ve değiştirileceğini ifade ederek öğretmen camiasında ciddi rahatsızlığa ve tepkilere neden olmuştu.Öyle ki öğretmenler her yıl haziran ayının ikinci,eylül ayının da ilk yarısında “seminer dönemi” adı altında okullarında bulunduklarını ve yaz tatilinin net olarak temmuz ve ağustos aylarında toplam 2 ay olduğunu neredeyse toplumun her kesiminin bilmesine rağmen , milli eğitim bakanının bilmiyor olmasını,yahut vazifeden saymamasını büyük bir haksızlık olarak kabul etmişlerdi.Kaldı ki, ilköğretim okullarında çalışanlar dışında,ortaöğretim kurumlarında durum daha da farklı olup,hem yaz tatili başında , hem de sonunda çeşitli sınav ve komisyon görevleri nedeniyle bu süre 2 aydan da kısadır.Hal böyle iken,camianın en üst düzey yöneticisinin yanlış bilgilendirmesi sonucu ortaya çıkan bu rahatsızlık,Türk Eğitim Sen’i harekete geçirmişti. 1 Mart 2012 tarihli yazısı ile MEB.İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünden konuyla ilgili bilgi edinme talebinde bulunan Türk Eğitim Sen’e cevaben kurumun 30 Mart 2012 tarihli yazısında,öğretmenlerin yaz tatilinin 1 aya indirileceğiyle ilgili bakanlığın bir çalışmasının olmadığı belirtilmiştir. Türk Eğitim Sen’in bu çabası ve konuyla ilgili bakanlık cevabı camiada memnuniyetle karşılanmıştır.Fakat eğitim camiasının en büyük rahatsızlığı ve asıl bilinmesini istediği gerçek ise daha farklıdır.Öyle ki camianın asıl sıkıntısı “2 ay” ya da bakana göre “3 ay” her ne ise; yaz tatilinin kısalması değil,toplumda öğretmenin itibarını zedeleyen,yanlış bilinç oluşturan bu ve benzeri açıklamalardır.Mimarı olduğumuz toplumun kutsal öğretmenlik mesleğine bakışı “oh,yarım gün ders,3 ay tatil,bayramda tatil,karne tatili,kebap gibi iş valla…” şeklinde olmamalı, hele hele bu algının kaynağı milli eğitim bakanı hiç olmamalıdır.İşte asıl rahatsızlık buradadır.Yoksa hiçbir öğretmen,biraz daha kısa tatilin derdinde değildir.Zaten tatilde ek iş yapıp borçlarını ödeyeceksen,yıl içinde yapmaya kalkıştığında okula gidemediğin her gün için neredeyse günlük kazancından daha fazla ek ders kesintisine uğrayacağını bildiğin için çocuğunun,eşinin sağlık sorunlarıyla ilgileneceksen,ağzında 6 aydır gezdirdiğin çürük dişine dolgu yaptırmak için 2 yıl önce “nasılsa o zamana kadar dişim çürür” diye aldığın randevuyla devlet hastanesinde sıra bekleyeceksen ne önemi var ki bir ay eksik bir ay fazla…Tatile gidip eğlenebilen ,dinlenebilen , gezen,öğrenen,kültürel ve kişisel gelişimi için bir şeyler yapabilen öğretmenler de var elbet ama, yüzde kaçı kim bilir, ya da binde…Üstelik bu yaz tatilini tartışma konusu haline getiren milli eğitim bakanı da dahil hiç kimsenin düşünmediği bir bakış açım da var konuya bir öğretmen olarak,nasıl mı, anlatayım;Hiç düşündünüz mü,acaba yaz tatilinin “3 ay” olması,öğretmenlere öyle layık görüldüğü için alınmış bir karar mı?Toplumda öğretmenlik mesleğiyle ilgili oluşturulan sakat algıyı iyice beslesin diye mi yoksa? Hiç sanmam.Bence olaya bilimsel ,sosyolojik ve ekonomik açıdan bakmakta fayda var.Bilimsel ve sosyolojik olandan başlarsak,emin olunuz ki, tartışmanın konusu değişir,hatta tartışmaya bile gerek kalmaz aslında.Konumuz tatilin 3 ay olması değil,eğitim öğretimin 9 ay olmasıdır aslında..İlk ve orta öğretim çağı olan 6-18 yaş aralığı ( ki ; küçücük bir toplumsal birim olan aileden,bir anda binlerce kişilik daha geniş toplumlara geçiş, insan ilişkileri,toplumsal kurallar,ergenlik, ruhsal ve bedensel gelişim derken insan hayatının en mühim dönemidir aslında.Ve bu yaş grubundaki bir öğrenciyi “eğitim ve öğretim” maksadıyla her gün 6 saat 40-60 kişilik bir dersliğe tıkabileceğiniz,üstüne üstlük ilgisini üzerinizde tutabileceğiniz ve ona bir şeyler verebileceğiniz ideal süredir aslında 9 ay.Hatta emin olun fazla bile sayılabilir. Bu durumda 12-9=3 gerçeğine göre geri kalan 3 aylık süre de yaz tatili adını alır ( ki hatırlatmakta fayda görüyorum, bu süre öğrenci için geçerlidir.) Sonuç olarak , bu süreç 11 ay boyunca sağlıklı bir şekilde yürütülebilecek olsaydı,emin olun bugün öğretmenler zaten yılda 1 ay tatil yapıyor olacaklardı ve bu gereksiz tartışma da olmayacaktı.(Ya da bakan bu süreyi 15 güne indirmenin hesabını mı yapıyor olacaktı yoksa? )Ekonomi uzmanı olmamakla beraber , öğretmen maaşıyla 14 yıldır yaşamayı başarmış biri olarak kafi düzeyde ekonomist de sayılırım, şimdi hiç düşünülmeyen bir başka boyutuna daha bakalım yaz tatilinin.Mevcut halde Türkiye’de çalışma hayatı okulların açık ve kapalı olduğu dönemlerin belirlediği çok hassas dengeler üzerine kurgulanmıştır aslında.Çalışanlar yılda bir kere de olsa tatile gitmenin,dinlenmenin,yahut memleketine gidip yerin üstünde veya altındaki büyüklerini ziyaret etmenin hesabındadır en azından.İşverenler ise bütün çalışanlarını aynı anda izine gönderip noel tatili gibi bir aylığına şalteri indirmek yerine, izinleri belli bir zaman aralığına yayarak faaliyetlerine kesintisiz olarak devam etmenin hesabındadırlar haklı olarak.Şimdi bir an sesli düşünelim,sırf öğretmenler daha fazla çalışsın diye 11 ay yapalım okul sezonunu…Ülke bitkisel hayata girer tabiri caizse.Bütün işverenler aynı anda çalışanlarını izne çıkardılar,insanlar çocukları tatildeyken kullanacak haliyle iznini.Üretim başta olmak üzere her nevi ekonomik faaliyet durdu bir aylığına.Herkes tatilde…Memlekete giderken bineceğimiz otobüsün şöförü de dahil..Çalışma hayatını düzenleyen kanunları hiçe sayıp izin vermesek mi yoksa hepsine birden?Ya da kanunu değiştirelim senelik izinleri 7 güne indirelim, bir aylık yaz tatilinde dönüşümlü kullansınlar.Sırf öğretmenler 1 ay fazla çalışsın diye.Türk Milleti fedakardır,yapar bunu da nasılsa.Tutarsa devam,tutmazsa zaten eski usul 3 aya döneriz,hem insanların algısı da değişir öğretmenin tatiliyle ilgili.Ya da hiç kurcalamayalım en iyisi.Bardağa her tarafından bakmayı öğrenelim biraz.Her milli eğitim bakanı gibi ilk işimiz öğretmene sataşmak olmasın,öğretmenin itibarını zedelemek olmasın.Eski bakanlardan Hüseyin Çelik’in o meşhur/menfur sözleri halen silinmedi hafızalarımızdan, “Öğretmen haftada iki gün çalışıyor, bu yüzden özellikle bayan öğretmenler evlenmek isteyen her erkeğin RÜYALARINI SÜSLER”…Rüyalarını süsler derken sayın bakan?O günlerde cesaret edip de size “hakaret davası” açacak bayan öğretmen bulamadık,ikna edemedik çok utanmalarına ve sinirlenmelerine rağmen…Evet, öğretmenlere itibar kazandırmaktan bahseden sayın başbakan yardımcımızı da “anarak” şöyle noktalayalım yazımızı,Öğretmenin yeteri kadar itibarı var zaten, kurcalamadığınız sürece…
Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2012, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
mlkylmz
mlkylmz - 10 yıl Önce

tatil!öğretmen tatil yapabilse keşke ama nerdeee.Neden?Çünkü tatil yapabilecek maddi gücü yok.Tatiller sadece iş adamları ve milletvekillerine hitap ediyor.Onlar gönüllerince tatil yapabiliyorlar.Öğretmenler sizin de dediğiniz gibi ancak gitmesi ve görmesi gereken aile ve akrabalarını görmeye gidebiliyorlar.Aslında çocuklar için az bile bu tatiller.Fransa'da her 6 haftada bir 15 gün tatil yapıyor çocuklar.Onlar çocukta bizimkiler değil mi?Dinleniyor yavrular ve çok daha güzel öğreniyorlar sonra.Hayırlısı olsun ülkem ve milletim için...

sam dean winchester
sam dean winchester - 10 yıl Önce

milli egitim bakanı son of a bitch

SIRADAKİ HABER