BİR ANNE AYNI ZAMANDA ÖĞRETMENİN DUYGULARI "BEN ANNEYİM"

Sabah saat 07.00 idi uyandığımda. 09.00’da dersim başlıyordu. Bu gün yoğun bir gündü benim için. Altı saat ders, iki ders saati kurs ve artı nöbet. Yani bu gün sabah 8.30 dan akşam 5.00 a kadar okulda olacaktım.

BİR ANNE AYNI ZAMANDA ÖĞRETMENİN DUYGULARI "BEN ANNEYİM"
Oğlumu uyandırdım önce. 11 yaşında benim oğlum. 5. sınıfa gidiyor. Her sabah birlikte okula gidiyoruz. Büyüğünü  -üniversite sınavına hazırlandığı için dershaneye gidiyor.- kaldırıyorum. Fakat  her gün fırlayıp kalkan   küçük oğlum mızırdandı, kalkmakta zorlandı biraz. Gitmek istemediğini,midesi bulandığını söyledi. Baktım, ateşi de vardı. Halsizdi. “Olmaz” dedim.”İyileşip gitmek zorundasın, ÇÜNKÜ SENİ BIRAKABİLECEĞİM KİMSE YOK!” 

Burası İstanbul… Anadolu kasabası değil ki komşuya emanet edeyim.  Ona bakan teyzesi, ablam, üç ay önce Hakk’ın rahmetine kavuştu. Kime bırakabilirim? Mecburuz, okula gideceğiz. Kahvaltısını yarım yamalak yaptırdıktan sonra okula gittik. İçim sızlaya sızlaya sınıfına bıraktım. Gönlüm, yüreğim, her şeyim onunlaydı.Ama ben onu bırakıp ,görevime gitmek zorundaydım.

Oysa çocuktu beni oğlum henüz. Hastaydı,dinlenmeye ihtiyacı vardı. Sıcacık yatağında yatıp uyumak istiyordu.Ama onun annesi çalışıyordu.Keyif yapamaz, istediği zaman hastalanamazdı. Hastalığını bile annesinin işine göre ayarlamak zorundaydı.
Zordur çalışan anne olmak.Hem herkesin işine koşar, herşeyi mükemmel yapmaya çalışırsın , hem de anneliğini en iyi şekilde yapmaya çalışırsın. Yapar ,eder,koşarsın  sürekli ama  yorulmazsın ANNESİNDİR ÇÜNKÜ…

Çocuğunun  tırnağı incinse annenin yüreği kanar.  Evlada “bir” olan anneye “bin” olur, kabarır. Bütün meşguliyetlerin arasında gözünün içine bakarsın, gecenin en derin  uykusundan uyanıp nefesini dinlersin. Sıcaklığında can bulur, yediği lokmalarla mesut olursun. ANNESİNDİR ÇÜNKÜ...  Çalışır,eve gelir,evini derler-toplar, yemeğini yapar,yedirir ,içirirsin.Ayaklarını uzatabildiğin tek zaman onların uyudukları zamandır.Ama şikayet etmezsin.ANNESİNDİR ÇÜNKÜ…

Ev hanımlarını  dinliyorum bazen, ev işlerinin ne kadar yorucu, bitip tükenmez olduğunu, çok yorulduklarını dile getirir, şikayet ederler. Bütün gün evdedirler, kahvaltı, ev temizliği, bulaşıklar, çamaşırlar, yemek hazırlamalar derken ne kadar “helak” olduklarını anlatırlar. Bu kadar saçlarını süpürge ederken, çocuklarına ne kadar emek, ilgi ve sevgi gösterdiklerini övünç/şikayet arası ifade ederler. Mutlaka hakları vardır. Vardır da peki benim gibi çalışan anneler  ne yapsın? Onların yaptıkları işlerin tamamını, hatta daha fazlasını çalışan anneler de yapmak zorundadır.8 saat işten sonra onların gün boyu yaptıklarını ve anneliğini yapar ama yine de üstesinden en iyi şekilde gelmeye çalışırsın. Yakınmazsın. ANNESİNDİR ÇÜNKÜ…

 Çalışan bir anne, bir öğretmen  olarak mutsuz muyum? Asla… İyi ki anneyim. İyi ki çocuklarım var. Onlar olmadan yaşamanın ne anlamı kalır ki? Yeter ki onlar mutlu olsun, dünyanın en zor işlerine katlanırım. Bir gülüşlerine  -elimde olsa- dünyayı  bağışlarım. Onlar, evlatlarım; benim hayat kaynağım. Dünyaya geldiklerinden beri hayatım, yaşam amacım onlar. Aldığım her nefeste varlar ve olacaklar.

Bunun için öğretmenliği bıkmadan yapıyorum. Annelerin göz bebekleri çocuklarına bir şeyler verebilmek beni mutlu ediyor. Sırf bu yüzden mesleğime saygıyla bağlıyım. Her bir öğrencimin, annelerinin ciğerinden bir parça olduğunu ve bana emanet edildiklerini  biliyorum.  ANNEYİM ÇÜNKÜ…
Bütün annelerin Anneler Günü’nü kutluyorum.     
        

                                                                                                                          

Gönül  KELEŞ
                                                                                                               

Çalışan anne /Öğretmen)                                          
Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2012, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
mine
mine - 10 yıl Önce

çalışan bir annenin duyguları ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi,tebrikler...

Necdet Can
Necdet Can - 10 yıl Önce

Çok güzel bir yazı olmuş. Gönülden kutluyorum.

Güner DÖRTKÖŞEOĞLU
Güner DÖRTKÖŞEOĞLU - 10 yıl Önce

Kısa kesmişsiniz Hocanım anlatmayı.Günün devamı da olmalıydı..Önce okulda bir kanapede ateşler içinde yatırmak...sonra baktınız iş ciddi doktora götürmek..en sonunda vicdanen huzursuz olsanız da dersim boş geçecek diye alıp onu eve götürmek...Hazır evdeyken hem çocuğa bakıp hem de eksik işleri tamamlamak..Bu arada akşam eşiniz ve oğlunuz gelecek yemek hazırlamak...Ve tüm bunlardan şikayet etmemek de size düşen.Çünkü ÖĞRETMENSİNİZ öğrencilerinizi de seviyorsunuz.(GÜZEL YAZI.TEBRİKLER.ÇOK DOĞAL VE GERÇEK ÇÜNKÜ)

Enver DEMİR
Enver DEMİR - 10 yıl Önce

Hocam çok güzel bir yazı olmuş.Elinize yüreğinize sağlık.Gerçek yaşamdan bir kesit olması,yazıyı daha bir anlamlı kılmış...

elif öğretmen
elif öğretmen - 10 yıl Önce

sayın hocam çok etkili güzel bir yazı,kendimi görür gibi oldum.elinize sağlık...

mediha
mediha - 10 yıl Önce

hocam yüreğinize,kaleminize sağlık.kendimi gördüm yazınızda.

SIRADAKİ HABER