Danıştay'da başkan değişti, karar değişti

Danıştay, ALES sonbahar dönemi kılavuzundaki türbanla sınava girilmesine olanak sağlayan düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasına YÖK'ün yaptığı itirazı kabul etti. YÖK ve türban lehine alınan kararın, Danıştay'ın başına Erdoğan'a yakınlığı ile bilinen Karakullukçu'nun getirilmesinden sonra alınması dikkat çekti.

Danıştay'da başkan değişti, karar değişti

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2010 Akademik Personel ve Lisans Üstü Eğitim Giriş Sınavı (ALES) sonbahar dönemi kılavuzundaki türbanla sınava girilmesine olanak sağlayan düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasına YÖK'ün yaptığı itirazı kabul etti.

Kurul, oy çokluğuyla aldığı kararda, dosyanın esasına girmeden davacının ehliyeti olup olmadığı konusunu inceledi. Kurul, davacı Eğitim-İş'in dava açma ehliyeti bulunmadığı kararına vardı.

Danıştay'ın türban lehine verdiği karar, Danıştay Başkanlığına Hüseyin Hüsnü Karakullukçu'nun getirilmesinden sonra alındı. Karakullukçu, görevi devraldıktan sonra yaptığı açıklamada hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağını belirterek, "Yasak masak yok. Burda herşey bitti. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Her şey çok güzel olacak. Çünkü bundan sonra ben ve arkadaşlarımızın hata yapmaya hakkımız yok. Yanlışı da düzeltmeye vaktimiz yok. Bunları takip edin" demişti.

Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş) 2010 ALES sonbahar dönemi kılavuzundaki “başvuru merkezinde yapılacak başvurular” alt başlıklı A bendi ile “postayla başvurular” alt başlıklı C bendinin ve “sınava girerken adayın yayında bulundurması gereken belgeler” ana başlığı altında yer alan “bir fotoğraf” başlıklı C bendinin “başı açık ve başı açık olarak sınava girilmemesi halinde sınavın geçersiz sayılacağı” şeklindeki ibarelerin yer almaması nedeniyle eksik düzenleme yapıldığı gerekçesiyle iptali ve yürütmesini durdurması istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.

Danıştay 8. Dairesi, kılavuzdaki söz konusu düzenlemelerin yürütmesini oy birliğiyle durdurmuştu. Daire'nin kararında, ilk olarak davacı sendikanın dava açma ehliyeti bulunup bulunmadığı irdelenmiş ve “Genel kamu yararı bulunduğu açık olan dava konusu uyuşmazlıkta davacı Sendikanın kuruluş amacı ile uyuşmazlık konusu kılavuz hükümlerinin laiklik ilkesini zedelediği ve yargı kararlarına aykırılık taşıdığı iddiaları birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu kararlar ile menfaat ilgisinin bulunduğunun kabulü zorunlu olup, davalı idarelerin davacı Sendikanın dava açma ehliyeti bulunmadığı yolundaki iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi” denilerek, davacının dava açma ehliyeti bulunduğu kabul edilmişti.

Dairenin kararında ayrıca, kılavuzda başı açık fotoğraf çektirme ve sınava başı açık girilmesini zorunlu kılan düzenlemelere yer verilmemesi nedeniyle, başvuruda bulunan erkek-kadın adayların fiziksel olarak teşhislerinde güçlük oluşacağı ve sınav güvenliği açısından olumsuz sonuçlar doğabileceğine işaret edilmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Danıştay 8. Dairesi'nin kararına itiraz etmişti. YÖK itirazda, Danıştay'ın, dava açabilmek için, dava konusu yapılan idari işlemlerden dolayı davayı açanın dolaylı veya dolaysız kişisel bir menfaatinin ihlal edilmesini aradığı, hatta Danıştay'ın, dernek ve sendikalarda olduğu gibi, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarına da üyeleri adına dava açma yetkisini tanımadığı kaydedilmişti.

YÖK'ün itirazını görüşen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, itirazı oy çokluğuyla kabul etti.

Kurul, dosyanın esasına girmeden yaptığı incelemede, davacı Eğitim-İş'in dava açma ehliyeti bulunmadığı kararına vardı.



 

Güncelleme Tarihi: 14 Temmuz 2011, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER