TÜRK EĞİTİM SEN'DEN ÖMER DİNÇER'E AĞIR SÖZLER !

Milli Eğitim Bakanlığı şaşkın ördek misali ne yapacağını şaşırmış durumda.

 TÜRK EĞİTİM SEN'DEN ÖMER DİNÇER'E AĞIR SÖZLER !


TÜRK EĞİTİM SEN'DEN Bakan dinçer'e ağır sözler.

Milli Eğitim Bakanlığı şaşkın ördek misali ne yapacağını şaşırmış durumda. 4+4+4 eğitim sistemine geçişle ilgili kanun yasalaştı ancak, MEB bu işin içinden nasıl çıkacağına karar veremedi.

Bu sebeple MEB Öğretmenlerin atama ve yer değiştirme yönetmeliğini yayınlayamadı. Bunun en önemli sebebi, okulların norm kadrolarında yeni sistemde meydana gelecek değişikliklerin öngörülememesidir. 25 Mayıs tarihinde, mevcut yönetmelik gereği sürecin başlaması gerekirken, MEB yöneticileri başı iki eli arasında ne yapacaklarını bilemez durumdadır. MEB hiçbir devirde bu kadar kötü yönetilmemiştir.

Eğitim çalışanlarını kazanmak yerine, onlarla restleşmeyi seçen Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’le, Türk milli eğitimi nereye sürüklenmektedir, diye sormadan edemiyoruz. Bir yandan Ömer Dinçer’in acemilikleri, diğer yandan oluşturulan yeni MEB bürokrasisinin toyluğu işleri içinden çıkılmaz hale getirmiş durumdadır.

Bugüne kadar ne öğretmen ne de diğer eğitim çalışanlarıbakımından tek bir olumlu örnek görülmemiştir. Sürekli gerginlik yaratan açıklamalar, sürekli, öğretmenlerle ilgili yanlış bilgiler, bu yanlışbilgilendirmeye Sayın Başbakan’ın da katılması ve doğrudan doğruya öğretmenlik mesleğini aşağılayıcı tutumu, artık bardağı taşırmış görünmektedir.

Öğretmen ve eğitim çalışanları bir yandan en üst makam tarafından aşağılanırken, diğer yandan özlük hakları geriye doğru gitmektedir.İl emri uygulaması kaldırılmış, öğrenim özrü neredeyse ortadan kaldırılmış, eşve sağlık özrüne dayalı yer değiştirmeler kısıtlanmıştır.

Öğretmenlerin maaşları son elli yılın en düşük seviyesine gerilemiştir. Bütün bunlar olurken, Milli Eğitim Bakanı olayı bir film seyreder gibi seyretmekte, hiç üzerine alınmamaktadır. 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, öğretmenler Eşit İşe Eşit Ücret kanununda yok sayılmış,akademisyenler hiç göz önüne alınmamıştır.

Bu durum karşısında 3 hafta boyunca eylem yapan Türk Eğitim Sen’in eylemlerini küçümseyenler, bu iş eylemle olmaz, biz bu işi Toplu Sözleşme masasında çözeriz, bu iş bizim namusumuzdur, diyerek alanlara çıkıp protesto etme gereği bile duymamışlar, ancak son noktada, ortada, ne ek ödeme ne de adam gibi bir maaş zammı bulunmaktadır. Öğretmenler aylarca oyalanmış, sonuç, hem bu sözde sendika hem de bunlara güvenerek üye olan öğretmenler yönünden hüsran olmuştur.

Son elli yılın en iyi toplu sözleşmesini yapacağız nidalarıile,aylardır, işyerlerinde tozu dumana katanların bugün esamesi okunmamaktadır. Yaşadıkları şaşkınlık öylesine bir hal almıştır ki, dün dost dedikleri, kendişube yöneticilerini il milli eğitim müdürü, ilçe milli eğitim müdürü olarak atarken, en iyi adam olan Ömer Dinçer bugün en büyük düşmanları olarak anılmaktadır. Başbakana’a söz söyleyemeyenler, Ömer Dinçer’i günah keçisi olarak ilan etmektedir. Ömer Dinçer’e tepki göstererek yaşadıkları erimeyi azaltmaya, günü kurtarmaya çalışmaktadırlar.

Ömer Dinçer, öğretmenlerin haklarını daha ilk günden gasp ederken neredeydiniz? Adamlarınızın il, ilçe müdürü olarak atanmasıkarşılığında mı, bugüne kadar sustunuz? Öğretmene ek ödeme verilmediğinde, Türk Eğitim Sen, Ömer Dinçer ne işe yarıyorsun, bu durumdan Bakan da sorumludur,, diye açıklamalar yaparken neredeydiniz? Türk Eğitim Sen üç hafta boyunca ülke genelinde eylemler yapaken neredeydiniz? Özür grubu tayinleri için, Türk Eğitim Sen iki defa eylem yaparken neredeydiniz?(üçüncü eylem 30 haziran 2012 de yapılacaktır). Ataması yapılmayan 350 bin öğretmeni, biz gündeme getirmek için eylem yaparken neredeydiniz?

Ömer Dinçer’i bir kere daha uyarıyoruz, kendinize gelin, Milli Eğitim Bakanı olduğunuzu artık hatırlayınız. Öğretmenleri ve yöneticileri korkutarak bir yere varamaz sınız? Onların özlük haklarını budayarak başarılıolamazsınız. Öğretmenleri değersizleştirerek, itibarını düşürerek, siz de batarsınız? Son on yılın en çok tartışılan ve en çabuk yıpranan Milli Eğitim Bakanı olma ünvanını, siz kazandınız? Bu ünvanı nasıl kazandığınızı bir düşünün, hangi hataları yaptığınızı bir gözden geçirin. Dün yanınızda görünen yandaş sendikaların bile, size saldırarak prim yapmaya çalıştığı bu günlere nasıl geldik, yandaşlarınız dahi sizi savunamaz hale geldi, bunları da görünüz ve hatalarınızı düzeltmeye, eğitim çalışanlarını yeniden kazanmaya çalışınız.

Güncelleme Tarihi: 04 Haziran 2012, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
ihsan
ihsan - 10 yıl Önce

öğretmenin hakkını namus meselesi yapanların namuslarını gördük kaç kuruşluk olduğunu

SIRADAKİ HABER