MEB’E ÖĞRETMEN BAKAN BAHSİ

Türkiye yeni bir yönetim sistemini ilk defa deneyimleyecektir. Bu yönetim sisteminde en önemli kurum hiç kuşkusuz dün olduğu gibi bugün de Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Bir milyon öğretmeni, 20 milyonun üzerinde öğrencisi ve 40 milyonun üzerinde velisi olan bir sistemdir Milli Eğitim Sistemi. Bununla birlikte yüz binlerce okulu ve eğitim kurumu ile binlerce özel öğretim kurumunun bağlı olduğu bir sistemdir. Böyle bir sistemi yönetmek için herhangi bir üniversitenin bir programından mezun olmak koşulunu sağlamak yeterli görülmemelidir. Ben de eğitim fakültesi mezunu olarak öğretmen bakan istiyorum ama nasıl bir öğretmen bakan? Bakanın öğretmen olması sahip olması gereken niteliklerden sadece birisidir. Bunun yanında hangi özelliklere sahip olmalıdır? Bunu tartışmak doğru karar vermeyi kolaylaştıracaktır. Öncelikle sistemik bakış açısına sahip, sistem işletme konusunda bilgili ve deneyimli olması önemlidir. Bilimsel tutum ve anlayışa sahip, araştırma geliştirme (AR-GE) konusunda çalışma yapabilecek olması, eğitim sisteminin bir bütün olarak gelişimini kolaylaştıracaktır. Proje deneyimi olan, eğitim sistemi içindeki çalışmaların küçük, orta ve büyük ölçekli projelendirilmesi için alt yapı kurabilen bir bakan, bütün birimlerin proje anlayışı ile çalışmasını, yapılan çalışmaların şeffaflığını ve hesap verilebilirliğini kolaylaştırmakla birlikte sistemin bir bütün olarak gelişimini sağlayabilecektir. Eğitimde ekonomi yönetimi konusunda bilgi sahibi olması, çok yüksek bütçelerle yapılan çalışmaların doğru ve öncelikli yatırımlara dönüştürülmesine zemin hazırlayacaktır. İnsan kaynakları yönetimi konusunda motivasyon, personel ihtiyaçları, çalışan performansı, iletişim, iş doyumu vb. konularda bilgi ve deneyim sahibi olması, çok düşünüp az konuşması, kırıcı olmaktan uzak, takım çalışması ve grup dinamikleri konusunda son derece yetkin olması önemlidir. Özellikle insan kaynakları konusunda öğretmenlerin bütün sorunlarına duyarlı, mesleki gelişimlerini sağlamak için her okulda öğretmen atölyesi kurabilecek ve bunun gibi kalıcı ve ciddi çalışmalar yapabilecek olması, eğitim kalitesinin arttırılmasını sağlayacaktır. Teknoloji konusunda yetkin, bilişim ve endüstrideki gelişimleri takip edebilen, eğitim 4.0 uygulamalarını, toplum 5.0 uygulamalarını inşa edebilecek olması, dünya ile rekabet gücümüzü arttıracaktır. Türklerin sadece Türkiye’de yaşamadığının farkında olup Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya, Avrupa ve Ortadoğu’daki soydaşlarımızın varlığını eğitim programlarına işleyecek bilinçte olması gerekir. İslam dininin sadece birkaç cemaat veya tarikatın inhisarına bırakılamayacağını bilen, ilk peygamber Hz. Adem’den (as) son peygamber Hz Muhammed’e (sav) bütün peygamberlerin, müjdecisi oldukları ilahi mesajları önemseyen, dinî ilim ve uygulamaların bireylerin veya küçük grupların anlayışlarına göre değil, kitaba göre olmasını sağlayacak bir donanımda olması elzemdir. İslam’ın doğru algılanıp yaşanması için çalışmalar yaparak insanların merdiven altı dinî ihtiyaçlarını giderecek kişi ve kurumların pençesine düşmesini engelleyebilecek bir eğitim ve öğretim anlayışını benimsemesi önemlidir. Öğretmen, öğrenci ve veli üzerindeki sınav ve akademik başarı baskısını kaldırarak, akademik başarıdan daha değerli olan yaşam becerileri konusunda başarılı bireyler yetiştirmeyi hedefleyecek bir bakan olması, eğitime ilişkin beklentilerin yönünü değiştirebilecektir. Mutluluk konusunda hem kültürümüze ait eserleri (Kutadgu Bilig gibi) hem de dünyaca ünlü eserleri (akış, pozitif piskoloji, bilinçli farkındalık gibi) iyi bilen, bu bilgileri eğitim sistemine uygun uygulamalara dönüştürebilecek olması, insanın nihai amacına yönelik yönünü görmesini sağlayacaktır. Psikolojik ihtiyaçlar ve ruh sağlığı konusunda bilgili, dezavantajlı gruplarla çalışma ve eğitim sistemindeki dezavantajlı çocuklar ile ilgili kalıcı çözümler üretebilir; kapsayıcı eğitim, biçimlendirici değerlendirme gibi konularda araştırma ve uygulama deneyimine sahip; dünyayı tanıyan, çağdaş eğitim yaklaşımlarını bilen ve bu yaklaşımları olduğu gibi değil, Türk kültürü ve toplum yapısına uyarlayarak alabilecek derecede birikimli olması, Türkiye’nin kalkınmasında lokomotif güç olacak insani gelişimi sağlayacaktır. Özellikle 12 yıllık zorunlu eğitimde öğrencilerin bir değil en az iki yabancı dil (bir doğu bir batı dili) kazanmalarını sağlayabilecek uygulamaları hayata geçirmesi çok önemlidir. İmam-hatip okulları açarak veya her yere cami yaparak (ki iki kurumumuz da son derece değerli ve siyaset dışı kurumlardır) toplumun dinî gelişiminin sağlanmadığını, ahlakının düzelmediğini bilmesi, bu konuda hem Cumhurbaşkanı’nı hem de astlarını sahip olduğu tarih, eğitim, din, sosyoloji ve sosyal psikoloji altyapısıyla bilgilendirmeli ve yeni bir vizyon çizilmesi noktasında ikna etmelidir. İşi ehline vermeyi amaç edinip eğitim sistemi içerisinde öğretmen olarak çalışan ancak alanı itibarıyla devlete eğitimini aldığı alanda hizmet vermek isteyen öğretmenlerin milli eğitimin farklı birimlerinde veya farklı bakanlıklarda görev almasının önünü açarak öğretmenlerin alanında eğitim almış kişilerden olmasını sağlayabilmelidir. En önemlisi bunların dışında ciddi bir eğitim şurası toplayarak, gerekirse aylarca hazırlık yaparak gelecek için kısa, orta ve uzun vadeli planlama yapılması gerekmektedir. Eğitim politikası, devletin en önemli politikası haline getirilmelidir. Eğitim sisteminin başında olmanın bunlar ile sınırlı olmadığı muhakkaktır. Bunların dışında sayılabilecek onlarca madde bulunabilir. Ancak MEB bürokrasisine hakim olarak ciddi çalışmalar yapmak öğretmenin kalbinde yer almaktan geçer. Ne olursa olsun “MEBeöğretmenbakan” olsun. Ülkemizin ve geleceğimizin teminatı olan gençlerin yetişmesi için yüksek niteliklere sahip, şahsiyet sahibi, bilgili, deneyimli, liyakat ve feraset sahibi bir bakan olsun. Ülkemiz için doğru bakanın seçimi konusunda umutlarımızı arttıracak, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin sadece Türkiye için değil, Türk-İslam medeniyet havzasında bulunan bütün ülke ve insanlar için yeni bir başlangıç olduğu bilinci bizlerde oluşacaktır. Saygı ile.

Hasan Kalyoncu Üniversitesi

Eğitim Fakültesi/PDR Anabilim Dalı

Dr. Öğretim Görevlisi

Hasan Eşici

@hasanesici

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hayri Öztürk
Hayri Öztürk - 2 yıl Önce

Güzel tespitler...
Elinize, yüreğinize sağlık sevgili hocam.

Efendi Bsrutcu
Efendi Bsrutcu - 2 yıl Önce

Değerli kardeşim Hasan Hoca,Bu güzel tesbit,teşhis ve tavsiye ve temennilerinizden dolayı sizi can'ı gönülden kutluyorum.

Rasih Ünal
Rasih Ünal - 2 yıl Önce

Dilinize, yüreğinize, gönlünüze sağlık hocam. Düşuncelerimize tercüman oldunuz.

Ayşe Korkmaz.
Ayşe Korkmaz. - 2 yıl Önce

Eline ve kalemine sağlık

KHALDOUN  AL AWAD
KHALDOUN AL AWAD - 2 yıl Önce

MaşşAllah .... çok gozal