MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NDA ÖĞRETMENLERDEN SESSİZ DEVRİM

Milli Eğitim Bakanlığı bir milyon personeli ile bütün köylere kadar eğitim hizmeti götüren Türkiye’nin en büyük ve stratejik anlamda en önemli kurumudur. Bakanlık’ta merkezde alınan bir kararın anında bir milyon personele kısa sürede ve doğru bir şekilde iletilmesi gerekir. Bununla birlikte bir milyona yakın öğretmene yönelik hizmet içi eğitimler yapılması, öğretmenlerin çağdaş uygulamalardan ve gelişmelerden haberdar edilmesi gerekir. Haberdar etmenin yanı sıra öğretmenler aracılığıyla yeni uygulamaların okullarda yaygınlaşması sağlanmalıdır. Bu dediklerimizi yapmak hiç kolay bir iş değildir. Düşünsenize bir milyon öğretmen sayısı ile Türkiye’deki 59 ilin nüfusundan büyük bir bakanlık. Türkiye’de geniş coğrafyaya yayılmış, il, ilçe ve köylere kadar her koşulda öğretmen ve öğrencilerine hizmet götürmeye çalışan bir bakanlık. Bu kadar büyük bir bakanlığı merkezden yönetmek kolay olmadığı gibi, bir takım değişimleri yapmak ve yaygınlaştırmak da hiç kolay değildir.

Milli eğitim politikaları nasıl olmalı diye sorulduğunda her eğitim fakültesi akademisyeni uzun uzun ideal uygulamaları anlatır, çözüm önerilerini sıralar ve harika bir tablo çizer. Pekala sayın hocam hadi gelin buyrun siz icraata başlayın denildiğinde, karşısındaki bürokrasi, insan ve personel niteliği, coğrafi koşullar, kültürel özellikler, toplumun yapısı, fiziki imkanlar, ulaşım vb. birsürü farklı şart ile, gerçekler ile yüzleşilmektedir. İdeallerin kitapta durduğu gibi kolay uygulanabilir olmadığı yaşayarak öğrenilir ve karşılaştığı zorluklar ile başetme konusunda çaresizlik duyguları yaşanır. Bu nedenle ideallerinden vazgeçerek günü kurtarma eğilimine girilir. Oysa idealleri gerçekleştirmek için gereken bir süreç ve izlenmesi gereken adımlar vardır. Süreçte adım adım bütün değişkenleri düşünerek işlem yapmak ve sistemi hep rahatlatarak uygulama yapmak gerekir. Sistemin verimli çalışmasının önünü açacak işlemler yaptıkça her adımda biraz daha rahatlayan sistem bir sonraki adım için daha da hazır hale gelecektir.

Öğretmenlik, bilgi, beceri ve deneyim işidir. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü bunun bilincinde olarak son yıllarda yaptığı hizmet içi eğitimler ile Türk Eğitim Sistemi’nin ihtiyaç duyduğu öğretmen kalitesine kavuşması için sistemli ve verimli çalışmalar yürütmektedir. Önceden öğretmenler için hizmet içi eğitim çalışmaları verim elde etmekten uzak, öğretmenlerin sadece dinleyici oldukları, katılma mecburiyetleri nedeniyle genellikle kağıt üzerindeki bir yasağı savdıkları, katıldıklarını belgelemek için imza atıp çıktıkları çalışmalar haline gelmişti. Bu eğitimlerin sonunda öğretmenler eğitim verenleri beğenmiyor, beğenseler bile kendi sorunlarını çözmekten uzak görüyordu. Bu nedenle eğitimi düzenleyenleri ve eğitim verenleri suçluyordu. Eğitimciler ise öğretmenlerin ilgisizliğinden ve sürece katılmamasından dem vuruyordu. Aslında aynı durum okullarda, sınıflarda öğrenci ile öğretmen arasında da devam etmektedir. Yönetici, öğretmen, öğrenci herkes bu ezberden ve tek düzelikten şikayetçi olmasına rağmen rolünü oynamaya devam etmektedir. Bu anlayışı eminim ki iyi niyetli bütün bakanlar, yöneticiler ve öğretmenler yıkmak ve yerine çağdaş bir anlayışı yerleştirmek istemiştir. Hepsi bu durumun değişmesi için çok kafa yormuştur. Ama bu değişime nereden ve nasıl başlanacağını hiçbiri bulamamıştır? Çünkü eğitim açık bir sistem ve iktisatın ceteris paribus gözlüğü ile bir değişim yapmanın mümkün olmadığı bir sistem. İşte tam bu noktada 2016 yılında benim de akademisyen olarak katıldığım, Kapsayıcı Eğitim (inclusive education) çalışmaları Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü (ÖYGM) Sayın Semih Aktekin, Unicef’te eğitim uzmanı Mehmet Buldu öncülüğünde başlamıştı. Türkiye’nin farklı üniversitelerinde görevli akademisyenler büyük bir heyecan, azim ve inançla çalışmalara katılıyordu. İlk çalışmaya katıldığımda anladım ki eğitim sisteminde bir anlayışı değiştirmek, öğretmeni mesleki anlamda güçlendirmek için yola çıkılmıştı. Eğitim sistemiyle ilgili bütün şikayetlerimizi giderebilecek bir anlayışın gelişimi ve Türkiye’ye yerleşmesi için büyük bir heyecan ile ben de çalışmalara katıldım. Kısa sürede çok verimli çalışan akademik ekip, güçlü bir öğretmen kimliği ile eğitimde hiçbir ayrımcılığın olmadığı, öğrencilerin bireysel ve sosyal gelişim ihtiyaçlarının akademik ihtiyaçları kadar önemsendiği, öğrenme ihtiyaçları ve gelişim özelliklerinin dikkate alındığı bir sistemi adım adım inşa ediyordu. Bu çalışmalarda yansılar (slayt) üzerinden devam eden eğitimler yerine, yetişkin eğitimi (androgoji) anlayışıyla, katılımcıların yaparak yaşayarak öğrendikleri bir eğitim gerçekleştiriliyordu. Öğretmenlerin okul ve sınıf ortamında karşılaştıkları zorulukları aşmaları için işbirlikçi öğrenme yoluyla beceri kazanmaları sağlanıyor, öğretmenler ve akademisyenler birlikte öğreniyor, birlikte eğleniyor, birlikte gelişip, birlikte değişiyordu.

Biraz incelediğimde gördüm ki, Sayın Aktekin göreve geldiği günden beri öğretmenlere yönelik hizmet için eğitim çalışmalarında aynı anlayışı yerleştirmek için vargücüyle çalışmaktadır. Bu anlayışla 2017 yılının sonunda yine MEB ÖYGM Semih Aktekin, Mehmet Buldu ve bir grup akademisyen öncülüğünde kapsayıcı eğitim anlayışının Türkiye’de daha da gelişmesi ve yerleşmesi için ikinci bir adım atıldı. Türkiye’de öğretmen yetiştirme ve hizmet içi eğitimlerde kullanılmak üzere on farklı kapsayıcı eğitim modülü geliştirildi ve sekiz ilde bu modüllerin pilot uygulamaları tamamlandı. Pilot uygulamaların ardından 2018 Ağustos ve Eylül aylarında yapılacak eğitici eğitimleri için MEB veri tabanı açılarak başvuru alınmaya başlandı. Hiçbir reklamı yapılmayan, sadece pilot uygulamalara katılan öğretmenler tarafından meslektaşlarıyla yaptıkları deneyim paylaşımı ve katılmaları yönündeki tavsiyeleri ile bu eğitim için çok kısa sürede “ON BİNLERCE”öğretmen başvuru yaptı.

İşte bu başvurular öğretmenlerimizden gelen çok ciddi bir mesajı bize veriyordu. Bu mesaj doğru anlaşılırsa Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmenlerin bu yaklaşımı SESSİZ DEVRİM’dir. Genelde kaçılan, angarya ve zorunluluk olarak görülen, Akdeniz’de veya Ege’de ise tatil fırsatı olarak değerlendirilen hizmet için eğitimlere inat yapılan bu yüksek başvuru öğretmenlerimizden gelen ciddi bir mesaj olarak okunmalı ve bundan sonraki süreçte öğretmen eğitimlerinde milat olarak değerlendirilmelidir. Bu sessiz devrim ile öğretmenlerimiz, kimseyi kırmadan, üzmeden, ötekileştirmeden, dışlamadan; herkesin koşulsuz kabul gördüğü, mutlu olduğu, sevildiği, kabul edildiği, kapsandığı bir toplum olmamız için daha fazla gayret göstermeye gönüllüdür. Aslında öğretmenlerimiz bu kadar yüksek düzeydeki başvuru ile diyor ki;

  • Eğer siz bizim için ciddi ve katkı sunan bir eğitim düzenlerseniz, biz evimizi, sevdiklerimizi ve tatilimizi bırakır geliriz.
  • Eğitim sisteminin değişimi, gelişimi ile ülkemiz insanının güzel günler görmesi için sorumluluk alırız.
  • Biz bu ülkenin geçmişinden ders çıkartıp güzel bir geleceği el birliği ile inşa ederiz.

Yeter ki bize güvenin, bize değer verin, bize destek verin.

Teşekkürler Sayın Aktekin,

Teşekkürler yürekli öğretmenlerim…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Cezmi kırkar
Cezmi kırkar - 2 yıl Önce

Sayın Hasan EŞİCİ Hocam; Bende bu bahsettiğiniz pilot uygulamada görevli idim. Sizin aracılığınızla MEB in hizmetiçi eğitime katılan öğretmenlerine , teşvik edici olması hesabıyla ödülendirme yapması , mesela öğretmenin her katıldığı hizmetiçi eğitim için ek hizmet puanı vermesinin çok faydalı olacağı kanaatindeyim. Saygılarımla

Ali Rıza Gündemir
Ali Rıza Gündemir - 2 yıl Önce

Çok güzel anlatmışsınız Hasan hocam.Ayrıca Gaziantep teki seminerler çok verimli geçti.İnşAllah açılan bu kursların devamını ve sahadaki uygulamalarını sabırsızlıkla bekliyorum.Teşekkürler size ve ekibinize...

Gerçek
Gerçek - 2 yıl Önce

Hocam o katıldığınız eğitimlerden ders ücreti olarak ne aydınız? O eğitimlere katılan hocaların yeterlilikleri neydi? Eğitim verdiğiniz öğretmenlerde nitel değişimler oldu mu? Bu izlendimi? Yapılar büyük orandaki harcamalar daha rasyonel kullanılamaz mıydı? Kimler çağrıldı. Yeni bakanımızla beraber değişecek bürokratların yerlerini sağlamlaştıracak yazılar yazmayalım lütfen. Size yakışmıyor.

Münire Altunok
Münire Altunok - 2 yıl Önce

Hizmetiçi eğitimlerin gerekliliğine yürekten inanıyorum. Ayrıca öğretmenlikte emekliliğe teşvik, yer değiştirme, kendini hızla geliştirme gerçekleştirilmeli. Öğretmen her gittiği okulda yeni seyler yapma, başarısını kanıtlama çabası içine giriyor. Oysa yıllarca ayni okulda kalan bir öğretmen monotonlaşıyor. Bazı okullarda yük bazı öğretmenlerin üzerinde kalıyor. Masa başı memurlar 65 yaşı bekleyebilir ancak öğretmen bu kadar çalışırsa genç beyinlerin üreteceği projelerden mahrum oluruz. Çalışma ve gelişmelere katkı sağlayan herkese sonsuz teşekkürler. Saygılarımla

Sayın Hocam saygılar sunuyorum.Kapsayıcı ve farklılaştırılmış Egitim İlk Egitim uygulayıcı öğretmenlerinden biriyim.Yazdıklarınıza katılıyorum ve izninizle aşağıdaki bilgileri nacizane fikrim olarak eklemek istiyorum .
Sayın Hocam saygılar sunuyorum.Kapsayıcı ve farklılaştırılmış Egitim İlk Egitim uygulayıcı öğretmenlerinden biriyim.Yazdıklarınıza katılıyorum ve izninizle aşağıdaki bilgileri nacizane fikrim olarak eklemek istiyorum . - 2 yıl Önce

FIRSATLAR AKADEMİSİ MESLEK LİSESİ , ŞEHİRLER PROJESİ LİSESİ .Bu tip okullarda ; etkinlikler olabildiğince içinde bulundukları toplumla iç içe yürütülmeye çalışılır. Akademik faaliyetin yanı sıra öğrenciler boş arsalarda tarım yaparlar, ve mahsulü zaruret içindeki insanlarla paylaşırlar , evsizler için yiyecek ve giyecek yardımı faaliyetlerini yürütürler, mahkumları ziyaret ederler, huzurevlerindeki yaşlıların hikayelerini kaydederler, yakınlardaki ilköğretim öğrencilerinin derslerine yardımcı olurlar, oyunlar yazıp oynarlar, herkese açık sanat sergileri düzenlerler, mahallelerde temizlik ve geri dönüşüm programları başlatırlar, seçmen kayıt çalışmalarını yürütürler ve risk altındaki çocukların eğitim imkanlarına erişebilmesi için çalışmalar yaparlar. Yetişkinler de , birikimlerini paylaşmak öğrencilere danışmanlık vermek ve onlara yetişkinliğe geçiş süreçlerinde rehberlik etmek üzere okullara davet edilirler.Alternatif Eğitim.

Habibe SAH
Habibe SAH - 2 yıl Önce

İlaveten verdigim egitimlerde aldığım izlenimler sonucu eklemek isterim ki ; düzenlenecek olan Egitimlerin adı Kapsayıcı ve farklılaştırılmış Egitim vb.olmalıdır.Çünkü Yabancı uyruklu veya Suriyeli kelimeleri antipati olusturmaktadır.Nacizane fikrim saygılar sunarım.

Öğretmen
Öğretmen - 2 yıl Önce

Tatilimi filan bırakmam kusura bakma

Mustafa Okur MEB Müşaviri
Mustafa Okur MEB Müşaviri - 2 yıl Önce

Öğretmenler için hizmetiçi kurslarının eğitici bir program olduğunu düşünüyorum ve mutlaka her öğretmenin katılması sağlanmalıdır.