Özel Çocukların Öğretmenleri Mağdur Ediliyor

Hürriyetçi Eğitim Sen, özel eğitim öğretmenlerinin mağdur edildiklerini belirten bir açıklama yaptı.

Özel Çocukların Öğretmenleri Mağdur Ediliyor

Hürriyetçi Eğitim Sen, eğitimdeki önemli sorunlardan birisi olan özel öğretim öğretmenlerinin mağduriyetlerini dile getiren bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

        “Özel eğitim gerektiren öğrencilerimizin kıymetli öğretmenleri, 7 Temmuz 2018 tarihinde yürürlükten kaldırılan yönetmelikle birlikte özel eğitim öğretmenlerini vasıfsız bir duruma sürüklenmiş, öğretmen kimliklerinden ve yaptıkları işten uzaklaştırılıp öğretmenlikleri unutturulup, kendilerine bakıcı sıfatı yüklenilmeye çalışılmıştır.

        Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 31.07.2018 tarihli ve Tereddüt edilen hususlar konulu (10096465-100-E.13982713 sayılı) yazısında öğlen aralarının en az 40 en çok 90 dk. olacak şekilde okul yönetimince düzenlenir maddesiyle öğretmenlerin mağduriyetleri oluşmaktadır.

        Özel çocukların özel öğretmenleri olmalı ve hakları korunmalıdır. Zira mesleklerini severek, çoğu zaman da kendilerinden ödün vererek yerine getirmektedirler. Bu çocuklarımız zihinsel, fiziksel, sosyal sıkıntıları olan çocuklardır ve bilinmektedir ki dikkat süresi 20 dk. olan bir öğrenciyi 40 dk üstelik 6 ders saati içerisinde kontrol altında tutmak ve bu süre içerisinde özbakım becerilerini de yerine getirtmeye çalışmak bir hayli güçtür. Özel çocuklarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayan öğretmenlerimiz öğlen araları da çocuklarımızın başında onların güvenliğini, beslenme ihtiyaçlarını, tuvalet ihtiyaçlarını karşılamalarına yardım etmekte aynı zaman da kriz ve öfke nöbetlerini de idare etmeye çalışmaktadır. Sınıfta bulunan diğer öğrencilerin de etkilenmemeleri için çaba sarf etmektedir. Görülmektedir ki bir özel eğitim öğretmeni hem vicdani hem de ahlaki sorumluluklarını fedakarlık göstererek yerine getirmeye çalışmaktadır. Fakat son dönemlerde yaşanan yönetmelik değişikliği ile özel çocukların özel öğretmenleri mağdur edilmektedir. Özel eğitim bir meslek olarak hiçbir yönetmelikle ve mevzuatla çerçevesi çizilecek bir iş değildir. Yaptığımız işlere çerçeve çizenler, her işi yapabileceğimizi düşünenler, biz özel eğitim öğretmenlerinin haklarına sınırlı çerçeveler çizmekte geri durmamaktadırlar.

     Özel eğitim gerektiren özel çocuklarımızın öğretmenlerinin insani değerleri hiçe sayılmakta ve öğretmenlik mesleği dışında birçok yük öğretmenlerimizin sırtına yüklenmektedir. Özel olarak kabul edilen çocukları normal gelişim gösteren çocuklarla aynı tutmayıp farklı oldukları kabul edildiği halde niçin normal gelişim gösteren çocuklarla aynı ders saatleri uygulanmaktadır? Öğretmelik adı altında dayatılan bu sistem fedakar binlerce öğretmene karşı bakış açılarını da değiştirmektedir. Özel eğitim öğretmenleri üstüne düşeni fazlasıyla yerine getirmektedir, öyleyse öğretmenlerin hakları korunmalı ve mağduriyetleri giderilmelidir. Özel eğitim öğretmeninin bir bakım hizmeti veren kişi sıfatı artık değiştirilmelidir. Unutulmamalıdır ki bu çocuklar özel eğitim öğretmenleri tarafından okul-aile ve toplum desteğiyle hayata kazandırılabilir.

Bu minvalde:

  1. Özel eğitim uygulama okulları çalışılan öğrenci ve veli profili açısından daha zorlayıcı ve yıpratıcı kurumlardır. Bu okullarda görev yapan özel eğitim öğretmenleri(ve diğer öğretmenler) için mali haklarda artış, çalışma yılı-emeklilik yaşı gibi konularda pozitif ayrımcılık sağlanmalıdır. Yıpranma payı mutlaka dikkate alınmalıdır.

  1. Ülkemizdeki özel eğitim uygulama okulları içinde birbirine benzeyen, standart özelliklere sahip(fiziki anlamda) bina hemen hemen yoktur. Özel gereksinimli çocuklara eğitim verirken, sadece çocuklar değil, öğretmenler de düşünülmeli, başka okula tayin/atanma söz konusu olduğunda “uyum-alışma” sürecinin “fizik/mekan/materyal/işleyiş”inde aynılık sağlanarak öğretmenlerin işi kolaylaştırılmalıdır. Ayrıca, birçok il ve ilçede özel eğitim uygulama okullarından bazılarının üç kademenin de bir arada olduğu görülmektedir. Bu her açıdan sakıncalı ve düzeltilmesi gereken bir durumdur. 7-10 yaş grubu için birinci kademe(ilkokul), 11-14 yaş grubu için ikinci kademe(ortaokul), 15 ve daha üst yaş grubu(27 yaşa kadar yasal sınırı mevcuttur) için üçüncü kademenin aynı bahçe ve/veya aynı binada olması özel eğitim öğretmenlerinin çalışma ortam ve şartlarının da ötesinde özel gereksinimli çocukların eğitimi açısından sakıncalıdır.

  1. Özel eğitim öğretmenlerinin aldıkları eğitimde tıbbi bilgi veya sağlık konuları, uzmanlıkları yoktur. Dolayısıyla, bu okullar ve öğretmenlere destek için fizyoterapist, ergoterapist, okul hemşiresi, dil-konuşma terapisti vb. uzman desteği olmalıdır. Bu alanlar uzmanlık konusudur, hizmet içi eğitim gibi yöntemlerle geçiştirilmemelidir.

  1. Grup eğitimi esasına göre çalışan özel eğitim öğretmenlerinin sınıflarında başta davranış problemi olmak üzere, farklı nedenlerle “bireysel eğitim” alması gereken öğrenciler olabilir, olacaktır. Bu durumlar için özel eğitim okullarda bireysel eğitim verecek öğretmen kadroları olmalıdır. Bu kadrolar toplam öğrenci sayısının belli bir yüzdesi esas alınarak düzenlenebilir.

  1. Özel eğitim öğretmenleri ve okulları, öğrenci ve veli profilinin çok farklı olmasından dolayı, diğer okullara göre çok daha değişik bir eğitim içeriğine ve işleyişine sahiptir. MEB çalışma ve etkinlik takviminde yer alan ve bütün okullardan (ilk-orta-lise) yapmaları beklenen kimi faaliyetler pratik faydası ve uygulanabilirliği düşük düzeyde olan faaliyetlerdir. Bu işlerin aldığı vakit ve emek kaybı, öğretmenlerin asıl işlerine harcayacakları zaman ve enerjiyi alabilmektedir.

  1. Yukarıda özel eğitim öğretmenleri için ifade edilen bazı durumlar, özel eğitim uygulama okullarında ve özel eğitim alanında çalışan diğer branş öğretmenleri için de geçerlidir. Bu nedenle, bu yönde bir çalışmada özel eğitim öğretmenleriyle birlikte çalışan diğer öğretmenler de dikkate alınmalıdır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER