Akşener'den HÜDAPAR'ın suç duyurusuna yanıt: Benim için şeref madalyasıdır

İYİ Genel Başkanı Meral Akşener, HÜDAPAR'ın kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağı açıklamasıyla ilgili, "Benim için şeref madalyasıdır" dedi. Akşener ayrıca, Kılıçdaroğlu ve Ümit Özdağ arasındaki görüşmelerle ilgili de "Özdağ'ın sığınmacılar konusunda, Anayasa'nın değiştirilemez 4 maddesi konusunda, 66. madde konusunda Millet İttifakı bileşenlerin bir itirazı yok. Uzlaşacaklarına eminim" açıklaması yaptı.

Akşener'den HÜDAPAR'ın suç duyurusuna yanıt: Benim için şeref madalyasıdır

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri kapsamında çalışmalarına ve ev ziyaretlerine ve temaslarına devam ediyor. 

Bu kapsamda, İstanbul Çekmeköy'de emekçilerle bir araya geleceği toplantı öncesi açıklamalarda bulunan Akşener, 14 Mayıs'ta yapılan 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde AKP sıralarından Meclis'e giren HÜDAPAR'ın kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla ilgili soruyu yanıtladı. Akşener, "Benim için şeref madalyasıdır" dedi.

Akşenerden HÜDAPARın suç duyurusuna yanıt: Benim için şeref madalyasıdır

Akşener'den HÜDAPAR'ın suç duyurusuna yanıt: Benim için şeref madalyasıdır

Akşener ayrıca, ikinci tur görüşmeleri kapsamında Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasındaki mutabakat metniyle ilgili kendisine henüz metnin gelmediğini belirtti. 

"ÖZDAĞ İLE KILIÇDAROĞLU'NUN UZLAŞACAKLARINA EMİNİM"

İki lider arasında uzlaşma sağlanacağını düşündüğünü belirten Akşener, "Her ikisi o mutabakat metni üzerinde fikirlerini muhtemelen birleştirdikten sonra diğer genel başkanlara da iletilecektir. Dolayısıyla benim bir bilgim yok, geldiği zaman fikrimi söylerim. Özdağ'ın sığınmacılar konusunda, Anayasa'nın değiştirilemez 4 maddesi konusunda, 66. madde konusunda Millet İttifakı bileşenlerin bir itirazı yok. Zaten bizim parlamenter sisteme geçiş konusundaki mutabakat metnimizde de böyle bir durum yok. Uzlaşacaklarına eminim" dedi. 

ERDOĞAN'IN MONTAJ VİDEO İTİRAFI

Akşener, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın montaj video itirafı ile ilgili de şunları kaydetti:

"Bir Cumhurbaşkanı'na yakışmayacak bir tutum bu. Ha montaj, şu montaj, bu montaj... Bu gerçekten, bu ülkenin hala seçilmiş Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, çok acı, gerçekten çok ayıp. Her birimizin ona oy versin vermesin, bizim can güvenliğimizden, emniyetimizden sorumlu bir kişinin, yani bir başka vatandaşın, bir siyasetçi olabilir ama neticede bir vatandaş Sayın Kılıçdarğlu ve ben ve diğer arkadaşlar... Bizleri PKK'lıkla suçlamak, aklınıza gelebilecek her türlü çirkinlikle suçlamak, sonra da ne var canım bunda montaj olur, şu olur, bu olur demek... Ben buna uygun kelime bulamıyorum, sadece çok üzüldüğümü, acı bulduğumu, bir cumhurbaşkanının böyle bir duruma düşmesinin gerçekten ayıp olduğuna inanıyorum."

Erdoğan, dün TRT’de katıldığı canlı yayında, mitinglerde izlettiği sahte videolar için “Kılıçdaroğlu'nun, Kandil'dekilerle video çekimleri var. Bunları yayınladılar. ‘Haydi, haydi, haydi'. Anladınız mı? Kandil'dekilerle bu şekilde ama montaj, ama şu, ama bu… Video çekimlerini yaptılar. PKK'lılar videolarla bunlara destek verdi” demişti.

"GENÇ BAĞIMLILIK ARTMIŞ"

Akşener'in ev ziyaretlerine ilişkin açıklamaları ise şöyle:

"Ben biliyorsunuz uzunca bir zamandır esnaf ziyaretleri yaptım. Onun yanına 2 yıla yakın süredir yoksul ailelere ev ziyaretleri yapıyorum. Sonra da bugün burada ziyaret edeceğim gibi, emekçilerle toplantılar yapıyorum. Bunları öncelikle onları dinlemek amaçlıydı, bugün ise Sayın Kılıçdaroğlu'na oy istemek amaçlı, ikinci turda referanduma dönen bu seçimi kazanmak için yapılan çalışmalar. Bugün gezdiğimiz evlerde gördüklerimin yaşattığı dehşet, bu seçimin mutlaka alınması gerektiğini söylüyor bize. Genç bağımlılık artmış. Dün gezdiğim evlerde ortaokul ve liselere giren, silah, içki, hap ve şiddetten bahsetmişti çocuklar. Bugün gezdiğim sokaklardaki evlerde, hem eğitimdeki bozukluk, yani devlet okullarındaki meseleler... Parası olan çocuğunu okutabildiği bir Türkiye ama buna karşı bağımlılığın arttığı, dar sokaklarda çok daha fazla uyuşturucunun satıldığı, bağımlılığa alıştırıldıktan sonra satıcıya çevrildikleri bir İstanbul ara sokakları gördüm. Bütün bunların neticesinde kaynamayan tencerelerin yanında şiddet gören kadınlar, 15'i doldurduktan sonra obezleşen çocuklar, ortaokul liseye gidip üniversiteyi hiç aklından geçirmeyen tamirhanede bir taraftan okuyup bir taraftan çalışan çocuklar, bodrumdan bozma evlerin 2 bin 500 liraya oturmayı harika diyen aileler...  Onlara 6 binin üstünde kira isteyen ev sahipleri ile karşı karşıyayız. Nolursunuz Meral Hanım şu kira meselesini halledin diyen insanlar... Yardımlar kesilmiş. Çocuklarına, eşlerine iş isteyen kadınlar, nerede olursa olsun iş olsun diyen kadınlar gösteriyor ki bize bu ucube sistem Türkiye'yi uçurumun eşiğine getirmiş. Bu seçimi kazanmak durumundayız. Ben o evlerden, o kadınlardan, o gençlerden Sayın Kılıçdaroğlu'na oy istemek üzere dolaştım, dolaşmaya devam ediyorum. Aynı şekilde şimdi emekçi kadınlar ve emekçilerle bir görüşmem olacak. Benzer konuları konuşacağız."

Bir Gün Gazetesi 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER