SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ŞİDDETİ ÖNLEMEK İÇİN YAPILANLAR

1- Sağlık Bakanlığınca 2005 yılında yayımlanan ve 2007, 2009 ve 2011 yıllarında güncellenen Sağlıkta Kalite Standartları rehberleri ile hasta ve çalışan güvenliğinin sağlanması, kamuda yılda iki kez, özel ve üniversite sağlık merkezlerinde her yıl düzenli olarak değerlendirmeler yapmak suretiyle, kurumların çalışan güvenliğine yönelik aldığı tedbirlerin uygulanmasını izlemek amaçlanmıştır.

2- Hasta hekim iletişimini kuvvetlendirmek amacıyla 2009 yılından itibaren 14 Mart Tıp Bayramı içerisinde “Sevgi En İyi İlaçtır” kampanyası düzenlenmekte ve hazırlanan spot filmler ve gazete ilanları ile toplumsal farkındalığı arttırmak amaçlanmaktadır.

3- Sağlık Bakanlığının çalışan güvenliğine yönelik çalışmaları içerisinde öncelikli olarak mevzuat çalışmaları yer almaktadır. Bu çalışmalardan ilki 16.10.2009 tarihinde yürürlüğe girerek Resmî Gazete’de yayımlanan Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulanması Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ dir.

Bu Tebliğ’de;

Sağlık hizmetinin verildiği kritik alanlara giriş çıkışların kontrollü olarak sağlanması,

Yeterli sayıda güvenlik görevlisi bulundurulması,

Ortak kullanım alanlarında kamera sistemi ile izlemenin yapılması ve gerekli önlemlerin alınması düzenlenmiştir

4- Hasta ve Çalışan Güvenliği Sempozyumları başlığı altında 2010 yılından itibaren illerde çeşitli toplantılar düzenlenmiş ve bu toplantılarda çalışan güvenliği ve Beyaz Kod uygulamaları anlatılmış, toplamda 6000 sağlık personeline eğitim verilmiştir.

5- Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik 06.04.2011 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Bu Yönetmelik ile sağlık kurumlarında;

Çalışan güvenliği programlarının hazırlanması,

Çalışanlara yönelik sağlık taramaların yapılması,

Engelli çalışanlara yönelik düzenlemelerin yapılması,

Çalışanların kişisel koruyucu önlemleri almalarının sağlanması,

Çalışanlara yönelik fiziksel saldırıların önlenmesine yönelik düzenleme yapılması hususlarında gerekli düzenlemelerin yapılması ve tedbirlerin alınması istenilmiştir.

6- Hastane Hizmet Kalite Standartları 2011 Rehberi içerisinde her hastanede bir Çalışan Güvenliği Komitesi kurulması; Çalışan Güvenliği Komitesinde tıbbi, idari ve hemşirelik hizmetleri yöneticilerinden birer temsilci, kalite yönetim direktörü, bir hekim, enfeksiyon hemşiresi, güvenlik amiri, psikiyatrist veya psikolog veya sosyal hizmet uzmanı ve diğer meslek gruplarından (laboratuvar teknisyeni, anestezi teknisyeni, radyoloji teknisyeni) bir temsilci yer alması ilkesi getirilmiştir.

7- Sağlık Bakanlığı ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin katılımı ile 2011 yılında “Emeğe Saygı Şiddete Sıfır Tolerans Sempozyumu” gerçekleştirilmiş ve basın mensupları, iletişim uzmanları, idareciler ve sağlık çalışanlarının katılımıyla ulusal düzeyde “Şiddete Sıfır Tolerans” kampanyası başlatılmıştır.

8- “Paydaş Toplantıları” adı altında 14-18 Mayıs 2012 tarihleri arasında birçok sivil toplum örgütü ile toplantılar gerçekleştirilmiş; çalışanlara yönelik şiddet konusunda mevcut durum ve alınacak tedbirler istişare edilmiştir.

9- Resmî Gazete’de 28.04.2012 tarihinde yayımlanan Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarda görev yapan personele, sağlık hizmeti sunumu sırasında veya bu görevlerinden dolayı personele karşı kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiilin gerçekleştirilmiş olması halinde verilecek hukuki yardımın mahiyetini düzenlemektedir.

10- Hasta ve Çalışan Güvenliği Sempozyumlarında da dile getirildiği üzere sağlık çalışanlarının ve hastane güvenlik personelinin eğitimleri gerçekleştirilmiştir.

11- Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ imzası ile 14.05.2012 tarihinde 81 ilde bulunan tüm kamu, üniversite, özel sağlık kurum ve kuruluşlarına gönderilen Çalışan Güvenliğinin Sağlanması Genelgesi ile çalışan güvenliğine ilişkin düzenlemeler ve düzenlemelerin takibi hatırlatılmıştır.

12- İçişleri Bakanlığınca 26.04.2012 tarihinde yayımlanan Sağlık Çalışanlarına Karşı İşlenen Suçların Soruşturulması genelgesi ile yerine getirdikleri kamu görevi nedeniyle sağlık çalışanlarına karşı;

-Yaralama (TCK Madde 86-87),

-Tehdit (TCK Madde 106),

-Hakaret (TCK Madde 125),

Fiillerinin işlenmesi halinde, mağdur kişinin şikâyeti aranmaksızın, sağlık kurumlarında görevli olan hastane polisleri ve kolluk kuvvetlerince doğrudan işlem tesis edilmesi, ilgili Cumhuriyet savcılığına bilgi verilmesi, gerekli soruşturmanın başlatılması görevi verilmiştir

13- Sağlık Bakanlığı 19.12.2012 tarihinde Sağlık personeline yönelik şiddeti önlemeyi amaçlayan Çalışan Güvenliği Genelgesi ile hastane düzeyinde Beyaz Kod uygulaması başlatılmıştır. Beyaz Kod uygulaması; sağlık çalışanlarının şiddete maruz kalmaları riskine karşı oluşturulan erken uyarı sistemidir. Beyaz Kod bildirimi şiddet olayının bildirilmesi ve “Beyaz Kod çağrısı (1111)” verilmesini takiben olaya müdahale edilmesi ve olayla ilgili tutanak ve formların düzenlenmesi süreçlerini kapsar acil durum yönetim aracı olan uygulaması başlatılmıştır.

Şiddete maruz kalan sağlık personelinin dâhili telefondan 1111’i kodlaması ve dâhili numarayı girerek Beyaz Kod çağrısı yapmasıyla güvenlik görevlilerinin olay yerine intikal ederek mağdur ve olaya şahit olan personelin olaya ilişkin tutanakları imzalanarak,  hukuki prosedür başlatılmaktadır. İllerde hukuki süreçleri birebir takip etmek üzere avukatların sorumluluğunda 81 İl Sağlık Müdürlüğünde Beyaz Kod İl Koordinatörlükleri, Bakanlık Merkezde ise şiddet olaylarını takip etmek ve süreçleri koordine etmek amacıyla Bakanlık Beyaz Kod Birimi kurulmuştur. Bakanlık Beyaz Kod Birimi 24 saat hizmet veren “113” numaralı telefon hattı ve “www.beyazkod.saglik.gov.tr” internet adresi ile koordinasyonu sağlamaktadır.

Sağlık Bakanlığındaki Beyaz Kod Birimi 7 gün 24 saat hizmet vermektedir.  Birimde psikolog, sosyal hizmet uzmanları ile hukukçular görev almaktadır.

14- Siyasi Partiler tarafından; Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarının nedenlerinin araştırılması, çözüm yollarının bulunması ve şiddeti önleyici politikaların oluşturulması amacıyla önergeler verilmiştir.

15- Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan meclis araştırması komisyonu kurulmuştur.

16- Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan meclis araştırması komisyonu raporu yayınlanmıştır.

17- Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet suçları tutuklama nedeni varsayılan suçlar arasına alınması için kanun düzenlenmiştir.

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa Ek 12. madde eklenmiş bu madde ile sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100. maddesinin 3. fıkrası kapsamında tutuklama nedeni varsayılan suçlardan olduğu düzenlenmiş, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel de, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi sayılmıştır.

İşte o madde;

“3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu

Ek Madde 12 – (Ek: 2.1.2014-6514/47 md.)

Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tutuklama nedeni varsayılan suçlardandır.

Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır.”

Fakat Ceza Muhakemesi Kanununun 100. maddesi uyarınca, tutuklama tedbiri hâkimin takdirinde olup, kasten yaralama suçları dışında bırakılsa da, üst sınırı iki yılı geçmeyen yaralama suçlarında tutuklamaya karar verilememektedir. Öte yandan bu düzenleme sağlıkta şiddetin gelinen noktada toplum açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna ve kesinlikle sona erdirilmesi gerektiğine ilişkin toplumsal bilincin oluşmasına ve dolayısıyla sağlıkta şiddetin azaltılmasına bir katkı sağlayamamıştır.

YORUM EKLE