HAYALLER VE GERÇEKLER

( Flaş haber…. Milli Eğitim Bakanı Dinçer’in “hayalim” dediği projeyle okullar hafta sonu da açık kalacak.)

HAYALLER VE GERÇEKLER
Her hükümet değişikliğinde,  Milli Eğitim Bakanı değişir ve her yeni Bakan da hayalleriyle gelir. Hayallerini uygulamaya çalışır bakanlıkta. Bir Ülkenin geleceği olan çocuklarımız, gençlerimiz  de, o hayaller nedeniyle, birkaç yılda bir, yeni sistemle eğitim görmeye çalışır ve deneme tahtasına dönerler. Bir Bakanın kredili sistem hayali onunla birlikte tarih olur, diğerinin müfredat değişikliği hayali bir neslin eğitimini alt üst eder.
         Hayaller değişse de, hayalleri uygulama isteği hiç değişmez.  Üstelik hayal bu ya, çoğu zaman hiçbir dayanağı, altyapısı da yoktur. Ama, Bakan hayal etmiştir bir kere… Denenmelidir.         Bu yüzden, toplum olarak bir çok şeyi deneme- yanılma yöntemiyle öğreniriz . Çünkü; eğitimimiz bile deneme yanılma üzerinedir.
         Çiçeği burnunda Milli Eğitim Bakanımız, Sn.Ömer DİNÇER in de hayalleri var. Okullarda kayıt parası alınmasın diye hayal ediyor mesela.  Ya da, okullar hafta sonu da açık olsun. Veli çocuğu ile okulda vakit geçirsin, spor yapsın, internete girsin istiyor.
         Bakan hayalini ilk önce Müsteşarına falan açıyor olsa gerek, düşünsenize arada şöyle diyalogların geçtiğini;
         -Sayın Müsteşar; dün gece hayal ettim de, bence artık okullarda kayıt parası zinhar alınmasın.
        -Kesinlikle, Sayın Bakanım! Ne güzel hayal etmişsiniz, hem zaten ne yapıyorlar hiç anlamıyorum, o kadar da bütçe gönderiyoruz. Kadrolu temizlik personeli, güvenlik elemanı yolluyoruz. İsteyene ek bütçeler çıkarıyoruz. Okulun her türlü isteğini, bakımını, onarımını karşılıyoruz. Bir de üstüne sen kalk veliden para al.
      - Hadi ya, bu kadar iyi durumda mı okullarımız ?  Bak şimdi ne diyeceğim; sen anlatırken hayal ettim de, madem bizim okullar bu kadar iyi durumda. O zaman hafta sonu da açık kalsın bu okullar, vatandaş da gidip spor yapsın, eğlensin vakit geçirsin. Sen bu okullara gönderdiğin bütçeye çay- çorba parası da ekle, millet hafta sonu öğlen yemeklerini de okulda yesin.
      -Vallahi çok haklısınız Sayın Bakanım. Ne de güzel hayal ediyorsunuz. Hem zaten dünya kadar maaş veriyoruz bu adamlara,  neden  haftada sadece 5 gün  çalışsınlar efendim, 7 gün çalışsınlar. Ekmek elden su gölden yaşayıp gidiyorlar zaten.
Ne dersiniz, böyle mi doğuyor acaba ?  Bakanların  “Milli” Eğitimimiz üzerine hayalleri.
 
       Peki ya, bizim hayallerimiz? Biz de hayallerimizi açıklayalım o zaman!  Biz de hayallerimizi gazete manşetleri, son dakika haberleriyle anlatalım…
      Flaş…Flaş…Flaş… Aldığı maaşla geçinemeyen Milli Eğitim Bakanı, Ek iş olarak, haftada bir gün konutunun karşısındaki okulda derse girmek için, kendi bakanlığına müracaat etti. Konuya ilişkin açıklama yapan Bakan “ ne yapayım ek ders ücretleri o kadar yüksek ki beni de cezp etti ”  dedi.
      Flaş..Flaş…  Ülkemizde öğretmenlerimize verilen maaş, Avrupa Birliği Ülkelerini solladı.  Genel bütçeden, eğitim için ayrılan payda dünya birincisi olan Türkiye, bu yeni başarıyla eğitime verdiği önemi bir kez daha ispatlamış oldu.
      Sayın Seyirciler; bültenimize bir yanlış anlaşılma haberiyle başlıyoruz.  Taksim meydanında yürüyen yaklaşık 10 kadar öğretmenin eylem yaptığı sanıldı.  Öğretmenlerin yürüme eylemi yaptığını düşünen vatandaş da onların arkasından yürüyerek eyleme destek vermek isteyince, kalabalığın sayısı birden onbinleri  buldu. Karışıklığı ise kalabalığın en önünde yürüyen öğretmenler açıklığa kavuşturdu. Arkalarından yürüyen onbinlere seslenen öğretmenlerden biri,  “Değerli yurttaşlar, biz eylem yapmıyoruz, okuldan çıktık, hep beraber alışveriş için buraya geldik. Biz niye eylem yapalım ki ?  Üniversiteden mezun olur olmaz kadrolu olarak görev yerlerimize atanıyoruz. İnsanca yaşayacak kadar ücret alıyoruz. Toplumun en saygın kesimiyiz. Başbakanımız bile, aklına bir şey takılınca bunu bir de öğretmenlerimize soralım diyor. Eski öğretmen yeni milletvekilleri istifa edip, bir bir öğretmenliğe geri dönüyor. Böyle bir ortamda eylem mi yapılır ” diyerek vatandaşı sakinleştirdi. Kalabalık grup, öğretmenlerin açıklamasının ardından olaysız bir şekilde dağıldı.
Hayallerimizi  biraz dayanaksız mı buldunuz ? Ne yapalım, hoca- cemaat fıkraları ile büyüdük.
 
                                                                                               Enver DEMİR
                                                                   Türk Eğitim – Sen İstanbul 9 Nolu Şb.Bşk.
Güncelleme Tarihi: 15 Eylül 2011, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
oğuzhan
oğuzhan - 10 yıl Önce

Hayaller ve gerçekler yarışır. Hayaller hep önden gider; ama her zaman gerçekler kazanır.

AHMET
AHMET - 10 yıl Önce

AĞZINA SAĞLIK,KALEMİNE KUVVET BAŞKANIM,HİSLERİMİZE TERCÜMAN OLMUŞSUNUZ.

ertuğrul
ertuğrul - 10 yıl Önce

ben şahsen üslup ve tarz olarak değişik bir eleştiri biçimi görüyorum.şahsen beğendim.

nevzat özdemir
nevzat özdemir - 10 yıl Önce

milli eğitim bakanlığının tabi millisi kaldıysa en büyük sorunlarından biri kesinlikle her bakanın kendine has uygulamalarda bulunması gibi geliyor bana.bizim bir eğitim politikamız yok mudur acaba hepsini bağlayan...dış politikamız gibi mesela...

SIRADAKİ HABER