İLKSAN SEÇİMLERİ VE GERÇEKLER

Türk Eğitim Sen İstanbul 9 Nolu Şube Başkanı Enver Demir İlksan seçimleri ve gerçeğini yazdı.

İLKSAN SEÇİMLERİ VE GERÇEKLER

28 Nisan’da yapılacak olan İlksan delege seçimleri, sendikalar arasındaki yetki mücadelesini geride bırakan bir yarışa dönüştü. Eğitim sendikaları, İlksan Genel Merkez Yönetimi’ni belirleyecek olan il delegelerini seçecek ilçe delegelerinin çoğunluğunu kendi üyeleri ve destekledikleri adaylar arasından seçtirme yarışı içindeler. Bu anlamda seçimleri kazanmaya yönelik her türlü taktik uygulanıyor. Her sendika, ilçe çapında tanınan, sevilen, İlksan üyesi olan öğretmenleri seçim günü toparlayabilecek ve onları sandığa taşıyabilecek ilçe delege adayları belirledi. Sendikalarca belirlenen ya da desteklenen adaylar 13 Nisan’a kadar ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurularını yaparak -tabiri caizse- alana indiler. Adaylar, bireysel olarak ve sendikalarının da desteğiyle 28 Nisan’a kadar delege seçilebilmek için İlksan üyelerini ikna etmeye çalışacaklar. 28 Nisan’da seçilecek olan ilçe delegeleri arasından haziran ayında il delegesi seçilecek ve illerden seçilen delegeler de İlksan Genel Merkez Yönetimi’ni oluşturacaklar. 1996 yılından bu yana, yani 16 yıldır İlksan Yönetimi Türk Eğitim-Sen üyelerinin seçtiği delegelerden oluşuyor. 16 yıl aralıksız olarak İlksan kurumu aynı camianın seçtiği yönetimlere bırakılmıştır ve bunu iyi irdelemek gerekir. Bu 16 yıllık inanç ve güvenin kaynağı nedir? 16 yıldır İlksan’ı Türk Eğitim-Sen’in yönetmesi olayına düz bir mantıkla bakacak olsak bile şunları düşünmek gerekir: Türk Eğitim-Sen 16 yıldır eğitim iş kolunda en fazla üyeye sahip sendika değil. 16 yıldır kesintisiz yetkili olmuş sendika değil. Bu 16 yılın içinde, 2006 yılına kadar, Eğitim-Sen en fazla üye sayısıyla yetkiyi almıştır. 2006-2011 yılları arasında sayısal olarak Türk Eğitim-Sen’in üstünlüğü ve yetkisi var. 2011 yılında ise yetkiyi alan sendika Eğitim Bir-Sen. Yani ilksan seçimleri sendikaların üye sayısına paralel bir sonuç çıkarmamış, ancak; İlksan üyeleri, İlksan yönetimini her seferinde Türk Eğitim-Sen’in desteklediği delegelere vermişlerdir. Bu da gösteriyor ki Türk Eğitim-Sen üyelerinin seçtiği delegelerden oluşan yönetimler 16 yıldır İlksan’da iyi işler yapmışlar. Bu konuda bir yazı yazmaya kara verdiğimde önce İlksan Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Yılmaz’ı arayarak kendisine şunu sordum: Sayın Başkan, sizce İlksan üyelerinin 16 yıldır İlksan’ın yönetimini aynı camianın mensuplarına vermesinin sebebi nedir? Bu soruma Tuncer Bey şöyle cevap verdi: Başkanım, ben size hemen bir bilanço gönderiyorum. Onu dikkatlice incelediğinizde bu sorunu cevabını net bir şekilde anlayacaksınız. Bilançoyu aldım ve inceledim, çok dikkat çekici birkaç rakamı sizlerle paylaşıyorum.

BİLANÇO          1995             31.12.2011                ARTIŞ
                                                       (TL )                            ( TL )
Kasa                   68.95                    922.26                    1.237
Bankalar            152.493       139.941.375              91.668
 Devreden KDV   2.850        2.007.432                  70.325
İştirakler             417.803    10.007.125                   2.295 
Arazi ve Arsalar 415.179       341.321                 - 17.79
Binalar                    18.647          21.205.640            113.615
Tesis ve Makine   106.05                106.05               0.00
 
GELİR FAZLASI
1995                         2011                                                 Artış                           
384.185.53               78.487.804.16                                  20329.66

evet söylenildiği gibi, ” Güneş balçıkla sıvanmaz “ hesap ortada. 1996 yılında 3 milyon TL borçla devralınan kurum bugün 500 milyon lirayı aşan mal varlığına ulaşmıştır. O zamanlar,1-1,5 yılda ve ancak bir buçuk maaş karşılığı emekli ikramiyesi veren İLKSAN, bugün 13 bin ila 20 bin lira arasında ikramiyeyi iki gün içersinde üyesine ödeyebilen bir kuruluş olmuştur. Çok ciddi bir denetleme sürecine tabi olan kurumda, tek bir kuruş bile yolsuzluk bulunabilse,atılacak çamurları siz düşünün. Bütün bunların dışında, her İlksan üyesinin bildiği gibi, İlksan yıllar içinde üyelere kredi sağlamada (ikraz) bankalardan düşük faizlerle üyelerine yardımcı olurken; emekli yardımı, evlenme yardımı, doğal afet yardımı, ölüm yardımı, şehit yardımı, maluliyet yardımı gibi sosyal yardımlardan da geri kalmamaktadır. Sendikalar arasında seçim malzemesi olarak kullanılan sandığın tasfiye edilmesi hakkında da yapmış olduğum araştırma sonucunu paylaşmak istiyorum.

İLKSAN TASFİYE EDİLİRSE DOĞACAK OLAN KAR-ZARAR DURUMU AŞAĞIDAKİ GİBİ OLACAKTIR.
15.04.2012 TARİHİ İTİBARİYLE DERECE/KADEMESİ 1/4 OLAN,KIDEM YILINA GÖRE FARAZİ EMEKLİ YARDIM TUTARLARI VE BİRİKMİŞLERİNİN % 50 FAZLASI  İLE HESAPLANMIŞ TUTARLARI
KIDEM YILI  TOPLAM AİDAT   EMEKLİ YARDIMI      BİRİKMİŞ AİDATIN
                                                      % 50 FAZLASI    
     25              2.682.00               13.331.00                       4.023.00
     28              2.756.00                   13.913.53                        4.134.00
    30               2.805.00                   14.301.00                        4.207.50

Durum net olarak ortadadır. 16 yıldır İlksan üyelerinin neden Türk Eğitim-Sen’i yönetime getirdikleri ve orada tuttuklarının net karşılıkları bu tablolarda ortaya çıkıyor. Bütün bu gelişmeler ışığında, sendikalar arası rekabetin galibi kim olur diye araştırıldığında görünecektir ki bu konuda en ciddi çalışmayı Türk Eğitim-Sen yürütüyor. Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un talimatıyla bütün ilçelerde kaç delege çıkartılacak ise o kadar aday çıkardılar. Türk Eğitim-Sen adayları ve sendika yöneticileri yoğun bir çalışma temposu içindeler ve seçimleri açık ara almaya kilitlenmişler. Eğitim-Sen, biz bu yarışta her zaman varız diyor. Onlar da çıkarabildikleri ilçelerde çok aday çıkararak avantaj sağlamayı hedefliyorlar. Eğitim Bir-Sen ise her zaman olduğu gibi işin uzağında gözüküyor. Genel merkez yöneticilerinin çeşitli toplantılarda ki konuşmaları olmasa, sanki böyle bir yarışta hiç yoklar. Muhtemelen okul idarecilerinden ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinden son dakika desteği peşindeler. Öyle görünüyor ki seçim yine Türk Eğitim-Sen ile Eğitim-Sen arasında geçecektir. Çünkü bu iki sendika teşkilatlarına daha sahip ve onları eylem ve etkinliklere getirme, sendikal faaliyetler içinde bulundurmakta daha mahirler.
Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2012, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
esin
esin - 10 yıl Önce

ben de aynen katılıyorum,türk eğitim sen in yönetimde olması güven verici...

yeşim
yeşim - 10 yıl Önce

ilksan seçimlerine türk eğitim sen yine damgasını vurdu.

SIRADAKİ HABER