Özür Grubu Raporumuzu MEB'na Sunduk

AES Öğretmenlerin Özür Grubu Mağduriyeti Raporu, 26.10.2011 Tarihinde tarafımızdan bakanlığa sunulmuş olup giriş kısmı aşağıdadır

Özür Grubu Raporumuzu MEB'na Sunduk
14 Eylül 2011 Tarihinde yayınlanan KHK ile özür grubu yer değişikliğinde hak kaybına uğrayacakları anlaşılan öğretmenlerin durumunu açıklayan, kendi kalemlerinden çıkmış mektuplarla desteklenen 43 sayfalık AES Öğretmenlerin Özür Grubu Mağduriyeti Raporu,  26.10.2011 Tarihinde tarafımızdan bakanlığa sunulmuş olup giriş kısmı aşağıdadır.Anadolu Eğitim Sendikası Basın Sekreterliği

Sayı:
Tarih: 26.10.2011
Konu: Öğretmenlerin Sağlık, Eş ve Eğitim Özür Grubu Tayinleri
İlgi     :  14 Eylül 2011 tarihli ve 28054 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 652 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
 
 
T.C.
Milli Eğitim Bakanı
Sayın Ömer DİNÇER;
14 Eylül 2011 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun içeriğinde Öğretmenlerimizin özür gruplarından yer değiştirmeleri takvim açısından sınırlanmıştır.
Sağlık, eş ve eğitim özründen yer değiştirmek üzere Şubat 2012 Dönemini bekleyen öğretmenlerimiz önemli oranda Ağustos 2011 yer değişikliğini birkaç günden kaçıran, iki yıla yakın süredir mağdur olanlardan müteşekkildir. Bakanlığımızın yeni Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğini hazırlamakta olduğu süreç içerisinde ekli raporumuzda detaylandırılan mağduriyeti temel insan hakları ve Anayasamızın güvencesi altında olan amil hükümleri çerçevesinde değerlendirmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.
 
Cansel GÜVEN
Anadolu Eğitim Sendikası Adına
Genel Başkan
 


 
 
AES
 
ÖĞRETMENLERİN
ÖZÜR GRUBU MAĞDURİYETİ RAPORU
-Ekim 2011-
 
 
 
 
 
 
 
DURUM:
14 Eylül 2011 Tarihinden yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kalkan Milli Eğitim Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği adaylığı kalkan öğretmenlerin sağlık, eğitim ve eş durumu özürlerine bağlı olarak yarıyıl ve yaz tatillerinde yer değiştirebilmeleri olanaklıydı.

14 Eylül 2011 tarihli ve 28054 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 652 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ‘de şu hükme yer verilmiştir: (37/3) “Öğretmenlerin Bakanlıkça belirlenen hizmet bölge veya alanlarında en az üç eğitim öğretim yılı görev yapması esastır. Bunların yer değiştirme suretiyle atamaları her yıl yapılan atama plan ve programları çerçevesinde eğitim öğretim faaliyetlerini etkilemeyecek şekilde sonuçlandırılır. Bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer değiştirmeler ise yaz tatillerinde yapılır.”

MEB Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin yürürlükteki esasları uyarınca eş durumu özründen yılda iki defa, sağlık durumu özründen ise süre sınırlamasına bağlı kalmaksızın yararlanabilen öğretmenlerin, yapılan değişiklik sonrası mağdur edileceği tartışmasız bir gerçektir. En hayati konularda özre sahip eğitimcileri “dayatma usulü çalıştırmak” her şeyden önce eğitim felsefesine aykırıdır.

Sağlık Özrü:

Evrensel hukuk içinde ve kendi anayasamızda da tanımını bulan en kutsal hak kuşkusuz yaşam hakkıdır. Öğretmenin kendisinin ya da bakmakla yükümlü olduğu 1. derece yakınlarının yaşamlarını sürdürmesi alacakları tedavi ve bakıma bağlı olduğunda değil bir yıl, bir gün bile beklenmemesi gerekir. Hayata dair endişesi olan bir öğretmeni sınıfında verimli çalıştırabilmek mümkün değildir. Sağlığı ve işi arasında tercih yapmaya zorlanan çoğu öğretmen ücretsiz izin veya istifa noktasında bir karar almakta, çok daha zor durumlara düşmektedir. 14 Eylül KHK si ile hükümsüz kalan MEB Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde takvime bağlı olmadan her an yapılabilen sağlık özrünün yeni yönetmelikte de aynı şekilde korunması gerekmektedir.

Eş Durumu Özrü:

Anayasamızın 41. Maddesi kapsamında güvence altında olan aile bütünlüğü yalnızca öğretmenleri değil, eşlerini, çocuklarını hatta kendi ebeveynlerini de ilgilendirmektedir. Yurdun her karış toprağını kutsal sayarak ilk atamayla göreve başlayan bir öğretmenin, 1 yılı aşmayacak bir fedakarlık yapması, ailesinden uzakta çalışması kabul edilebilen ve öngörülen bir durumdur. Karşı çıktığımız husus; süreç içinde kural değiştirerek bu ayrılık süresini 2 hatta 3 yıla çıkarılmasıdır. Olağan takvimde bile eş durumu tayini ilçe değil il emrine yapıldığından bazı öğretmenler eşlerinden yüzlerce km. uzağa atanabilmekte, ayrılık fiili olarak sürmektedir. İlk atamayı Temmuz-Ağustos döneminde yapan MEB, göreve başlatma sürecini 1 Eylül sonrasına ertelediğinden yer değişikliğine esas tarihi “31 Ağustos” olarak belirlediğinde 1 günle bile mağduriyet yaşanmaktadır. Bu şekilde yer değiştirme başvurusunda bulunması engellenmiş olan öğretmenler Şubat 2012 dönemine kadar sabretmeyi göze almışlarken ilgili KHK ile başvuru umutları 6 ay daha ötelenmiş olacaktır.

Bölgesel koşullar dikkate alındığında güvenlik, sağlık ve eğitim koşulları açısından yanlarında çocukları ve eşleri olmaksızın doğuya giden özellikle kadın öğretmenler istifa baskısı altında kalmışlardır. Ailesinden yüzlerce km. uzakta çalışan bir öğretmenin çocuğuyla bayramlar ve yarıyıl tatili dışında görüşebilmesi mümkün olamamakta bunalıma girmektedir. Eşler kadar annenin yokluğunda çocuk bakmak zorunda kalan büyükanneler de süreci sancıyla yaşamakta, en büyük sıkıntıyı bu ayrılığı terk edilmek olarak algılayan çocuklar çekmektedir. Anne veya babasıyla yalnızca telefon veya web kamerasıyla iletişim kuran bebeklerin, çocukların olduğunu bilmek son derece acıklıdır. Birçok öğretmen uzakta çalışmakla ilgili suçluluk ve çaresizlik hissettiğini paylaşmaktadır. Bu olumsuz duygular içerisinde gözü yaşlı, gözü yolda bir öğretmenden mesleki verim beklemek hayalciliktir.

Eğitim Özrü:

Ülkemiz insanının eğitim seviyesini arttırmak için atılan adımlar ulusal ve uluslararası hedefler açısından takdir edilmektedir. Eğitimin en önemli unsuru olan öğretmenin de kendini akademik açıdan güncellemesi, eğitimini sürdürmesi için bakanlığımız tarafından özendirici adımlar atılmaktadır. Daha çok öğretmenimizin lisansüstü eğitim yapması özlenen bir durumken bu eğitimi halen çalıştığı ilde yapma olanağı bulunmayan öğretmenlerin özre bağlı yer değiştirmeleri 14 Eylül Tarihli KHK ile sınırlandırılmıştır. Öğretmenler bu değişiklik yüzünden ALES puanlarının güncelliği yitirilmeden üniversitelerin bahar yarıyıl içinde başlayacak yüksek lisans ve doktora programlarına başlayamayacaklardır. Bu mağduriyet milli eğitimin eğitim kalitesi, öğretmen yeterliliklerine ilişkin hedefleri ile çelişmektedir.

Üniversitelerimiz ile MEB arasında kurulacak eşgüdüm ve işbirliği ile daha çok öğretmenin lisansüstü eğitim alabilmesi, hatta daha kolay ve daha ekonomik koşullarda kendini geliştirmesi mümkündür. Bu diyalog kurulduğunda eğitim özrünü senede bir kere ve Ağustos dönemiyle sınırlamanın akılcı olmadığı da görülecektir.

SONUÇ:

Anılan değişiklikle özür grubu tayinlerine vicdan ve akıl ölçütleri çerçevesinde düşünüldüğünde kabul edilemeyecek haksız bir kısıtlama göze çarpmaktadır. Halen görevde olan öğretmenlerin bakanlıkça göreve başlatıldığı tarihler göz önüne alındığında birkaç günden yarım dönem mağdur olanların özre bağlı yer değişiklikleri iki yılı aşkın sürelere uzayacaktır. Yarıyıl itibari ile yer değiştirmenin eğitim-öğretimi aksatması 70 binden fazla ücretli öğretmen çalıştıran bir kurum için inandırıcı değildir. Eş ve eğitim özrüne bağlı yer değişikliklerin yine şubat ve Ağustos olmak üzere yılda iki defa yapılması, sağlık özrünün ise hiçbir takvimle kısıtlanmaması, oluştuğu anda yer değişikliğine izin verilmesi hayati önemdedir. Konuyla ilgi hassasiyetinizin devamını ve sorunun çözümüne dair katkılarınızı görme umuduyla arz ederiz.
 
Özür Grubu Mağduru Öğretmenler Adına
Anadolu Eğitim Sendikası 
 






Güncelleme Tarihi: 27 Ekim 2011, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
ŞAHİN KARTAL
ŞAHİN KARTAL - 11 yıl Önce

BİR AN ÖNCE ÖZÜR GRUBU TAYİNLERİ TEKRAR ŞUBAT AYINA ALINMALI YOKSA GERÇEKTEN MAĞRDUR OLACAĞIZ ...

SIRADAKİ HABER