SIFIR ÇEKENLERİN ORANI ARTMAYA DEVAM EDİYOR.

Eğitim Bir Sen Denizli Şubesi Ahmet Sert “ Sınavlarda sıfır çekenlerin oranı artmaya devam ediyor” dedi.

SIFIR ÇEKENLERİN ORANI ARTMAYA DEVAM EDİYOR.
 

2012 YGS sınavına 1.895.479 aday başvuru yapmış ve 1.837.344 adayın sınavı geçerli sayılmıştır. Bir önceki yıla oranla YGS’ ye başvuran aday sayısında %12,02’lik bir artış söz konusu iken 2010 yılına göre ise %25,32’lik bir artış görülmektedir. Bu artış oranlarına göre gelecek yıl 2 milyonun üzerinde adayın YGS sınavına gireceğini söyleyebiliriz. Puanları 0,5’ten küçük olduğu için puanı hesaplanmayan, diğer bir ifadeyle sıfır çekenlerin sayısı bu yıl 50.805 olarak karşımıza çıkmaktadır. Geçen yıla oranla sıfır çekenlerin sayısı %32,76 artmış bulunmaktadır. 2010 yılına göre artış oranı ise %259’dur. Bu artış oranları düşündürücüdür. Buradan şunu söyleyebiliriz; sınava giren adayların %2,77’sinin puanı hesaplanmamış yani sıfır çekmiş bulunmaktadır. YGS’ ye giren adayların Türkçe, Matematik ve Fen testlerinde yaptıkları ortalama netler, bir önceki yıla göre düşmüştür. Sosyal testi ortalama neti ise aynı kalmıştır. 35 ve üzeri soruya doğru cevap verenler bir önceki yıla göre incelendiğinde; Türkçede yarı yarıya düşüş gözlenirken, Sosyal Bilimlerde neredeyse yüzde yüz artış görünmektedir. Matematik ve Fen Bilimlerinde ise sırasıyla %17 ve %24 artış olmuştur. Tüm puanlara göre en başarılı iller incelendiğinde ise, son iki yılda ilk 10’a giremeyen Burdur bu yıl en başarılı il olarak karşımıza çıkmaktadır. Geçen yıl 5. sırada olan Ankara bu yıl 2. Sırada yer almaktadır. Yine son iki yılda ilk 10’a giremeyen Karabük’te bu yıl 3. sırada yer alıyor. Aydın ili geçen yıl olduğu gibi 5. sırada bulunmaktadır. Kayseri’de düşüş gözleniyor. 2010’da 2. 2011’de ise 3. olan Kayseri bu yıl 5. sırada yer almaktadır. 2010’da 8. sırada yer alan ve 2011’de 2. sıraya yükselen Kırşehir bu yıl, 6. Sırada gözükmektedir. En büyük sürprizi ise Yalova yapmış gözükmektedir. 2010 ve 2011’de birinci olan Yalova bu yıl 9. sıralara gerilemiş durumda bulunuyor. En az başarılı olan illere baktığımızda; bu yıl 79. Van, 80. Şırnak ve 81. Hakkâri illeri yer almaktadır. 2010 ve 2011’de son üç sırada Şırnak, Ardahan ve Hakkâri yer alırken bu yıl Ardahan bu sıralamadan çıkmış ve yerine Van ili girmiş gözükmektedir. Bu seneki soruların sıfırcıların artışında etkisi var; ancak asıl sebep sistemdeki sıkıntılardır. 50-60 kişilik sınıflar, öğretmen açığı, ücretli öğretmen uygulaması, öğretmen bulunamayan yüzlerce dersliğin var olması, birleştirilmiş sınıflar, ikili eğitim gibi sebepleri üst üste koyduğumuz zaman sıfır çekenlerin neden bu kadar çok olduğunu anlamış oluruz. Birinci olan öğrencilerimize baktığımız zaman hepsinin 20-25 kişilik mevcuda sahip fen lisesi ve Anadolu liselerinden çıktığını görüyoruz. 50 kişilik sınıflarda öğrencileri sadece zapturapt altına almış olursunuz, sağlıklı bir eğitim veremezsiniz. Öğretmenlerimiz çok büyük fedakârlıklar göstererek, her türlü zorlukları aşarak bir şeyler yapmaya çalışmaktadır; ancak neticede her şeyin bir sınırı ve ölçüsü var. Önümüzdeki yıl 4+4+4 ile beraber sistem bizi daha da tedbir almaya zorlamaktadır. Bu sonuçlar gösteriyor ki mevcut yapıyla başarılı olmamız, sıfırcıların sayısını aşağıya çekmemiz söz konusu değil öyleyse biran önce okullarımızı gerçekten eğitim veren, öğretim yapan kurumlar haline dönüştürmemiz gerekmektedir. Sistemin, öğrencilerin soruları yapamaması üzerine odaklanan bir sistem değil de öğrencilerin soruları yapmasına odaklanmış bir sınav sistem olması gerekmektedir. Yapamadıklarını ölçmek yerine yaptıklarını ölçmek anlayışını öne çıkarırsak daha sağlıklı veri elde edilecektir. Doğru bir veri oluşturmak istiyorsak diğer derslere de fırsat verebilecek, onların da çözülmesine imkân sağlanabilecek bir zamanı onlara vermemiz gerekmektedir. Gereksiz yere testlerin bu kadar çok zaman alacak şekilde oluşturulması, diğer testlere az bir süre içerisinde yanıt verilmesi zorunluluğunu doğurmaktadır. Dolayısıyla öğrenciler, hem sosyal, hem fen hem de matematik testlerine zaman ayıramadıkları için, soruların kaç tanesini tam olarak doğru olarak yapabildiklerini anlamamız ve doğru veri ortaya koyabilmemiz de mümkün olmamaktadır. Öğrencilerimiz, sürenin yetmemesi nedeniyle bildiği soruları bile cevaplayamamaktadır. ‘Bildiğim halde yetiştiremedim’ diyen çok sayıda öğrencimiz bulunmaktadır.
Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2012, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
osman
osman - 10 yıl Önce

Kimse kendini kandırmasın.Okullara disiplin,kalite öğretmene ve öğrenciye kontrol denetim getirilmezse bu değişmez.Zamanı kullanamamış şu olmuş,bu olmuş boş laflar.657 değişecek öğretmen sözleşmeli olacak,öğrenci kurallara uyacak.Bu Avrupa da öyle.Psikozu bozulmuş,bilmem şu olmuş falan.Olan gence oluyor.Veli zaten öğretmenin amiri konumunda.Gelin öğretmenden verim alın görelim.

SIRADAKİ HABER