BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI BİR UTANÇ VESİKASIDIR

MEMUR-SEN ANKARA İL BAŞKANI VE EĞİTİM-BİR-SEN 1 NOLU ŞUBE BAŞKANI MUSTAFA KIR’IN ‘BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI BİR UTANÇ VESİKASIDIR’ KONULU YAZILI BASIN AÇIKLAMASIDIR.09.12.2012

BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI BİR UTANÇ VESİKASIDIR

            AYRIMCILIĞIN ADRESİ DEVLETTİR
           
            1948 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ‘Evrensel İnsan Hakları Beyannamesinin kabul edildiği 10 Aralık günü bütün dünya’da ‘İnsan Hakları Günü’ olarak kutlanmaktadır.  İnsan hakkı yönetenlerin yönetilenlere bir lütfu değil, insan olmanın bir gereğidir. Ancak her insan doğuştan özgür eşit ve onurlu bir yaşama hakkına sahip olmasına rağmen dünyanın değişik yerlerinde insanların can ve mal güvenliği, din ve vicdan özgürlüğü, düşünce ve ifade hürriyeti ile seçilme hakları alenen çiğnenmektedir.
             Evrensel hukuk metinleri yok sayılarak, Suriye’de Filistin’de, Myanmar’da, Afganistan’da Yemen’de, Bangladeş’te Irak’ta Doğu Türkistan’da ve dünyanın daha birçok yerinde savaş işgal gibi sebeplerle insanların yaşama hakları ellerinden alınırken, ülkemizde ise en büyük haksızlık Müslüman kadınlara uygulanan başörtüsü yasağı ile boy göstermektedir.
 
            ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK AYIBI BAŞÖRTÜSÜ YASAĞIDIR 
 
            Başörtüsü yasağı, sadece kadın-erkek eşitliğini değil, aynı zamanda kadının-kadına karşı eşitliğini de ortadan kaldıran çağımızın en büyük ayıbıdır. Erkekler ve başını açan kadınlar öğrenimlerini rahatça yapabilirken, kamu kurumlarında çalışabilirken, milletvekili seçilebilirken başını örten kadınların TBMM’ye girememesi, milletvekili seçilememesi kamuda görev alamaması ayırımcılığın bizzat devlet eliyle yapıldığının açık göstergesidir.
 
           TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN YASAKLAYICISI DEĞİL GÜVENCESİ DEVLET OLMALIDIR
 
Başörtüsünün Allah’ın emri olduğu hususu devletin bir kurumu olan DİB Din İşleri Yüksek Kurulunun fetvaları ile sabit iken, İslam dininin bir emri olan başörtüsünü yasaklamak kadınlarımızı ve kızlarımızı eğitim-öğretim çalışma ve sosyal güvence haklarından mahrum bırakmak inanma ve ibadet etme hakkına karşı da yapılan saldırıdır.
 
Bin dört yüz yıllık İslam tarihinde her asırda yüz milyonlarca insanların sosyal hayatında en kudsî ve hakikî ve hakikatlı bir ilahi emir olan ve sayısız tefsir, fıkıh kitaplarında ittifakla Allahın emri olan tesettürü kaldıran ya da engelleyenler, adları ve konumları ne olursa olsun bunun hesabını millete de veremezler Allaha da.  
 
Başörtüsü bahane edilerek kişinin eğitim öğretim, seçilme, çalışma ve sosyal güvence haklarının ellerinden alınması evrensel hukukun çiğnenmesi anlamına geldiği gibi yasal dayanağı olmadığı halde başörtüsünün suç sayılması da yasal ve anayasal suçtur.
 
DEVLET ELİYLE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI KADINA ZORBALIK VE ŞİDDET DEĞİLDE NEDİR?
 
            Devlet kocasından, yakınlarından şiddet gören kadını yasalarla ve güvenlik tedbirleri ile korumaya çalışırken, hukuki dayanaktan yoksun başörtüsü yasağı sebebiyle başörtülü kadınların milletvekili seçilmesinin kamu hizmetinde görev almasının öğrenim görmesinin yasaklaması şiddetin devlet eliyle yapıldığını gösteren bir utanç vesikasıdır. Kadınların imani ve insani değerlerini görmezden gelerek üretilen bu yasak açık bir hukuk skandalı olduğu kadar aynı zamanda insanlık ayıbıdır.    
            Toplumsal hayatın hiçbir aşamasında sorun olarak görünmeyen başörtüsünün, oligarşik darbeci bir azınlığın dayatması ile kamu kurumlarında yasaklanmasının altında yatan garabeti anlamak mümkündür.  Ancak halkın kahir ekseriyeti ile seçilen ve 10 yılı aşkın süreden beri ülkeyi yöneten bir iktidarın hukuki dayanaktan yoksun başörtüsü yasağını sürdürmesinin mantalitesini anlamak mümkün değildir.   
 
            YASAKÇILAR KADAR BU YASAĞIN DEVAMINA GÖZ YUMANLARDA SUÇLUDUR
 
             Dün başını örtmek isteyen kadınlarımızı devlet kurumlarından tecrit etmek suretiyle suç işleyenler kadar bu gün bu yasağın devamına göz yumanlar da aynı suçun ortağıdır.
             
         DİN VE VİCDAN HÜRRİYETİNİN OLMADIĞI BİR ÜLKEDE DEMOKRASİDEN SÖZ EDİLEMEZ
           
İnsanlık onuru ancak temel hak ve hürriyetlerinin korunması ile sağlanabilir. Başörtüsü yasağı inanma ve inandığı gibi yaşama hürriyetinin önüne konulan bir engel olduğu gibi, bir demokrasi ve insanlık ayıbıdır. İnsanlık adına bir utanç vesikasıdır. Ülkemiz bu utanç vesikasından derhal kurtarılmalıdır.
Güncelleme Tarihi: 09 Aralık 2012, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
misafir
misafir - 6 yıl Önce

sonuna kadar katılıyorum sayın başkan. ağzınıza sağlık. bunlara demokrasi dersi verdiniz. aslında aldıkları diplomaları iptal edip demokrasi dersi almalarınının sağlanıp sonra diploma verilmesi lazım bunlara.

SIRADAKİ HABER